MİDDELBURG – Hollanda Diyanet Vakfı’na bağlı Yıldırım Beyazıt Camii’nin 14 Aralık gecesi İslam karşıtı ve ırkçı bir saldırıya uğraması, Hollanda’daki Müslüman toplumun güvenliğine ilişkin ciddi endişeleri bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Hollanda Diyanet Vakfı, yaşanan olaya sert tepki göstererek, camilere yönelik saldırıların artık “münferit olay” olarak geçiştirilemeyeceğini, ortada açık bir şekilde yapısal ve sistematik bir İslam düşmanlığı bulunduğunu vurguladı.
Vakıf tarafından yapılan açıklamada, cami binasında Müslümanları doğrudan hedef alan nefret içerikli ve ayrımcı ifadelerin tespit edildiği belirtilirken, bu saldırının Hollanda genelinde camilere yönelik art arda yaşanan olayların bir devamı olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, “Müslümanların ibadethaneleri giderek daha fazla hedef alınırken, alınmayan önlemler saldırganları cesaretlendirmektedir” ifadeleri yer aldı.
“Kınama mesajları sorunu çözmüyor”
Hollanda Diyanet Vakfı, olayla ilgili derhal polise suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın yakından takip edildiğini açıkladı. Ancak vakıf yetkilileri, bugüne kadar yapılan açıklamaların ve temennilerin sahada karşılık bulmadığını belirterek, güvenlik zafiyetine açıkça işaret etti.
Hollanda Diyanet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Sözcüsü İsmail Mercimek, sert ifadeler kullandığı açıklamasında şunları söyledi:
“Camiler sistematik şekilde hedef alınıyor. Buna rağmen yetkililer hâlâ olayı ‘üzücü bir hadise’ olarak nitelendirmekle yetiniyor. Bu kabul edilemez. Müslümanların ibadet özgürlüğü tehdit altındadır. Sadece kınama mesajları değil, caydırıcı ve somut güvenlik önlemleri istiyoruz.”
Yetkililere açık uyarı: Sorumluluktan kaçamazsınız
Hollanda Diyanet Vakfı, yerel ve merkezi yönetimlere doğrudan çağrıda bulunarak, artan İslam karşıtı saldırılar karşısında gösterilen ilgisizliğin ve sessizliğin yeni saldırılara zemin hazırladığını vurguladı. Açıklamada, camilerin güvenliğinin sağlanmasının bir “lütuf” değil, anayasal bir sorumluluk olduğu hatırlatıldı.
Vakıf ayrıca, nefret suçlarının yeterince ciddiye alınmamasının yalnızca Müslümanları değil, Hollanda’daki toplumsal barışı da tehdit ettiğini ifade etti.
Topluma çağrı: Nefrete karşı suskun kalmayın
Hollanda Diyanet Vakfı, sivil toplum kuruluşları, insan hakları örgütleri ve kamuoyuna da çağrıda bulunarak, İslam karşıtlığına ve ayrımcılığa karşı net bir tavır alınması gerektiğini belirtti. Açıklamada, “Hedef Müslümanlar olduğunda sessiz kalan bir toplum, yarın başka gruplara yönelen nefretten de sorumludur” denildi.
Vakıf, Middelburg’daki saldırının takipçisi olacağını, camilerin güvenliği ve inanç özgürlüğünün korunması için hukuki ve toplumsal mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini duyurdu.
Yaşanan son saldırı, Hollanda’da Müslümanların kendilerini ne kadar güvende hissettikleri sorusunu bir kez daha gündeme taşırken, yetkililerin bundan sonra atacağı adımların yakından izleneceği mesajı net bir şekilde verildi.
Nhaber.nl





