Genel Sekreter Özgür Bursalı, AfD’nin Saksonya-Anhalt zaferini kutlayarak Almanya’daki 3,5 milyondan fazla Türk vatandaşını aşırı sağcı partiye yönlendirdi; “aşırı sağcı” eleştirilerini ise “ABD propagandası” olarak nitelendirdi. Çağrı, AfD’nin “tersine göç” politikası ve geçmişteki Türk karşıtı açıklamaları nedeniyle diaspora içinde tartışma yaratmaya aday
Hollanda/Almanya, 13 Eylül 2026 — Türkiye’de Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı, Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan seçimleri açık farkla kazanan Almanya için Alternatif (AfD) partisine yazılı bir tebrik mesajı yayımladı. Açıklamada dikkat çeken nokta, Bursalı’nın Almanya’da yaşayan Türk vatandaşlarına doğrudan seslenerek onları AfD ve Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) saflarında “aktif siyasete” davet etmesi oldu.
“ATLANTİK SİSTEMİ ÇÖKTÜ” İDDİASI
Bursalı açıklamasında, Avrupa’da “Atlantik sisteminin” çöktüğünü, NATO karşıtı ve Asya ile iş birliğine açık milliyetçi hareketlerin kıta genelinde yükselişte olduğunu öne sürdü. AfD heyetinin yakın zamanda Kuzey Kıbrıs’a yaptığı ziyareti hatırlatan Bursalı, partinin Türkiye ve Avrasya ekseniyle temas arayışında olduğunu savundu. Almanya’daki AfD ve BSW ile Fransa’daki Ulusal Birlik gibi hareketlerin “yükselen Asya çağıyla” uyumlu hareket ettiğini ileri sürdü.
“AŞIRI SAĞCI” ELEŞTİRİSİNE SERT YANIT
Batı medyasında AfD için kullanılan “aşırı sağcı ve ırkçı” nitelemesini “Amerikan propagandası” olarak tanımlayan Bursalı, Türk hükümetine ve basınına da eleştiri yöneltti. Türk medyası ve hükümet çevrelerinin AfD’yi “ırkçı ve tehdit unsuru” gibi sunmasının hatalı bir yaklaşım olduğunu ileri sürdü ve Ankara’ya, yükselen bu partilerle “diplomatik ve stratejik kanalların” vakit kaybetmeden geliştirilmesi çağrısında bulundu.
GURBETÇİLERE DOĞRUDAN ÇAĞRI
Açıklamanın en dikkat çekici bölümünde Bursalı, Almanya’da ikamet eden 3,5 milyonu aşkın Türk vatandaşına seslenerek siyasi tercihlerini “yeniden gözden geçirmelerini” istedi. Geleneksel merkez partilerin tıkandığını iddia eden Bursalı, AfD ve BSW’nin “emekçi haklarını” ve “halkların kardeşliğini” temsil ettiğini savunarak Türk toplumunun bu partiler saflarında aktif rol almasının, gelecekteki iktidar mekanizmalarında söz sahibi olmalarını sağlayacağını belirtti.
AfD’NİN “TERSİNE GÖÇ” PROGRAMI NE ÖNGÖRÜYOR?
Çağrı, AfD’nin göç politikasının içeriği düşünüldüğünde tartışmaya oldukça açık. Parti, seçim programlarında sıkça “remigration” (tersine göç) kavramını kullanıyor ve bunu resmî söylemde öncelikle oturum hakkı bulunmayan yabancıların sınır dışı edilmesi olarak tanımlıyor. AfD kendi açıklamalarında, Alman vatandaşlığına sahip göçmen kökenli kişilerin vatandaşlıkları nedeniyle sınır dışı edilmesini savunmadığını vurguluyor. Ancak partinin göçü azaltma, vatandaşlığa geçişi zorlaştırma, çifte vatandaşlığı sınırlama ve Müslüman göçmenlere yönelik daha sert kurallar öngören genel hattı, uzmanlara göre Türk toplumunun tamamını dolaylı biçimde etkileyebilecek nitelikte. Saksonya-Anhalt’ta iktidara gelmesi halinde ilk 100 gün içinde uygulanacak adımları önceden açıklayan AfD, bu planın parçası olarak “tersine göç” uygulamasını hayata geçireceğini ilan etmişti.
PARTİ İÇİNDEN TÜRK KARŞITI ÇIKIŞLAR
AfD’nin bazı üst düzey isimlerinin geçmişte doğrudan Türk toplumunu hedef alan açıklamaları da hafızalarda. Partinin Thüringen eyalet lideri Björn Höcke, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında Almanya’ya göçün derhal durdurulması gerektiğini savunmuş, ülkede uzun yıllardır yaşayan Türklerin kültürel açıdan uyumlu olmadığını ileri sürerek “Burada yaşayan Türklerin sayısı önemli ölçüde azaltılmalı” ifadesini kullanmıştı. Höcke’nin “ülkenize geri dönün” çağrısı Almanya’da geniş tepki toplamıştı. Daha önce de partinin Saksonya-Anhalt’taki eski bölgesel lideri André Poggenburg, Türkler ve çifte vatandaşlığa sahip göçmenler hakkındaki ırkçı yorumları nedeniyle 2018’de görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı.
TÜRK TOPLUMUNDA “SIRADA KİM VAR?” ENDİŞESİ
Saksonya-Anhalt’ta yüzde 43,8 oy alarak birinci parti çıkan AfD’nin zaferi, bölgedeki göçmen kökenli toplulukları tedirgin etti. Uzmanlar, partinin “tersine göç” söyleminin yalnızca yeni gelen sığınmacılar üzerinden okunmaması gerektiğini, göçmen kökenli Alman vatandaşlarının da kendilerini hedef alınmış hissettiğini belirtiyor. Magdeburg Entegrasyon Konseyi’nin aktardığı bir araştırmaya göre, bölgedeki göçmen kökenli nüfusun yüzde 80’e varan bir kısmı bölgeden ayrılmayı düşünüyor. Almanya’daki göçmen dernekleri de aşırı sağın göçmen ve mülteci politikalarının diğer partilerce taklit edilmesinin çözüm olmadığını vurgulayarak, ekonomik ve sosyal sorunların da AfD’nin yükselişinde payı olduğuna dikkat çekiyor.
Bu tabloda Vatan Partisi’nin Almanya’daki Türklere yönelik AfD çağrısı, hem Türkiye’deki siyasi çevrelerde hem de Avrupa’daki Türk diasporası içinde tartışmaların büyüyerek devam etmesine yol açabilir.
Nhaber.nl
