DEN HAAG – Hollanda’da dini kurallara uygun hayvan kesimini (helal ve koşer kesim) yeniden gündeme taşıyan yasa girişimi tartışmalara yol açtı. Partij voor de Dieren (PvdD) tarafından sunulan 36 769 sayılı yasa teklifi, hayvan kesimlerinde önceden bayıltmayı genel kural haline getirmeyi ve mevcut dini kesim istisnasını kaldırmayı öngörüyor.
Hollanda’da 24 kuruluşun katılımıyla faaliyet gösteren Comité Bescherming Religieuze Vrijheden en Dierenwelzijn (CBRVD), konuya ilişkin yayımladığı basın açıklamasında, hayvan refahı ile din ve vicdan özgürlüğünün karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini vurguladı.
“Hayvan refahını destekliyoruz, ancak din özgürlüğü de korunmalı”
CBRVD, hayvanların nakliye ve kesim öncesi süreçlerde mümkün olduğunca iyi koşullarda tutulmasını ve gereksiz acı çekmelerinin önlenmesini desteklediğini belirtti. Ancak hayvan refahının korunması ile dini özgürlüklerin sınırlandırılmasının aynı şey olmadığının altını çizdi.
Komiteye göre Hollanda’da 2012 yılından bu yana devlet, kesimhaneler ve dini topluluklar arasında ritüel kesime ilişkin bir denetim ve iş birliği sistemi uygulanıyor. Bu sistem kapsamında eğitim, hayvan refahı protokolleri, denetimler ve kontrol mekanizmaları bulunuyor.
2021 yılında gerçekleştirilen bağımsız değerlendirmede ise mevcut anlaşmanın etkin ve verimli çalıştığı, hayvan refahını geliştirmeye yönelik kuralların uygulamada büyük ölçüde yerine getirildiği ve 2014 yılındaki başlangıç ölçümüne kıyasla iyileşme sağlandığı sonucuna varıldığı hatırlatıldı.
Din özgürlüğü anayasal ve uluslararası güvence altında
CBRVD, ritüel kesim tartışmasının yalnızca hayvan haklarıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda Hollanda’da yaşayan Müslüman ve Yahudi toplumlarının din ve vicdan özgürlüğünü doğrudan ilgilendirdiğini belirtti.
Açıklamada, Hollanda Anayasası’nın 6. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesi ve Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın 10. maddesinin din özgürlüğünü güvence altına aldığına dikkat çekildi.
Komite, dini özgürlüklere getirilecek ciddi kısıtlamaların yalnızca yasal bir düzenlemeye dayandırılmasının yeterli olmayacağını savunuyor. Böyle bir müdahalenin gerekli, uygun ve orantılı olduğunun da ikna edici biçimde ortaya konulması gerektiğini belirtiyor.
Ayrıca daha az müdahaleci çözüm yollarının değerlendirilmesinin önemine işaret ediliyor.
CBRVD’den yasak yerine diyalog çağrısı
CBRVD, mevcut denetim sisteminin eksikliklerinin bulunabileceğini ve geliştirilmesi gerektiğini kabul ediyor. Ancak çözümün doğrudan genel bir yasak getirilmesi olmaması gerektiğini savunuyor.
Komite; devlet kurumlarını, siyasi partileri, hukukçuları, bilim insanlarını, hayvan refahı uzmanlarını ve dini toplulukları açık ve yapıcı bir diyalog sürecine davet ediyor.
Hollanda’daki Müslüman ve Yahudi toplumlarını yakından ilgilendiren ritüel kesim tartışmasında, önümüzdeki dönemde siyasi ve hukuki gelişmelerin belirleyici olması bekleniyor.




