Rotterdam’da onlarca dostunun katıldığı programda, DSDF kurucusu eğitimci Demircan’ın 40 yıllık mücadelesi anıldı

Demokratik Sosyal Dernekler Federasyonu (DSDF) tarafından merhum Mustafa Demircan anısına düzenlenen veda programı, bugün saat 13.00’te Rotterdam’da başlamış ve duygusal anlarla sona ermiştir. Speeltuin De Klimroos’ta gerçekleştirilen etkinliğe DSDF yönetimi, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve eğitim camiasının önde gelen şahsiyetleri katılım sağlamıştır. DSDF, 1983 yılındaki kuruluşundan bu yana Hollanda’daki Türk toplumunun örgütlenmesi, hukuki hakları, sosyal entegrasyonu ve eğitim konularında önemli bir rol üstlenmiştir. Kurucuları Mustafa Demircan, Musa Öztürk, Erkan Turan ve Bekir Cebeci’nin yanı sıra, Zeki Baran, Ertuğrul Gültekin, Ömer İlik, Muzaffer Yanık, Ergun Kula, Serdar Çiçek ve Nevzat Cingöz gibi isimler de federasyonun gelişimine değerli katkılarda bulunmuştur. Eski Genel Başkan Zeki Baran, görevini Nevzat Cingöz’e devretmiştir. Etkinliğe dışarıdan misafir olarak katılan Muhlis Ayboğan ile DTİK temsilcileri Tarık Saki ve Ahmet Azdural da anma programına teşrif etmişlerdir.Demircan ailesi ve Hollanda Türk toplumunun davetli üyeleri katılım sağlamıştır.

“O, Her Ekranda İz Bırakmış Bir İnsan Idi“
Program, DSDF Kurucusu Muzaffer Yanık’ın sunumuyla başlamıştır. Yanık, yapılan konuşmasında Mustafa Demircan’ın yalnızca görevlerini yerine getiren bir yönetici değil, aynı zamanda tasavvufi bir anlayışla yaşamını şekillendirmiş bir mücadele insanı olduğunu belirtmiştir.
“Sevgili Mustafa, bu federasyonun başkanlığını yaptı. Dokunduğu her ekranda iz bırakan bir kişiydi” diyen Yanık, Demircan’ın eğitimci kimliğine vurgu yaparak şunları söylemiştir: “Bilgisiyle yol gösteren, emeğiyle örnek olan, duruşuyla saygı uyandıran bir eğitimcidir. Onun için eğitim yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir sorumluluk, bir yaşam biçidir.”
Yanık, tasavvufi geleneğin ölüm kavramını ele alarak, Demircan’ın anısının yaşamaya devam edeceğini vurgulamıştır: “Biz de eee mutasavvufların ne düşünmüşler? Eee tasavvufta da önemli çoğu ve ilk gözüme çarpan şuydu eee bir kere ölme kavramı tasavvufta yok. Ruhun bir yapıdan başka bir yapıya aktarımı var. Dolayısıyla bu bir kayıp değil…”

Aile Mensubu, Meslektaşları ve Dostları Hatıralarını Paylaştı
Programın ilerleyen bölümünde, Demircan’ın eşi Nurigar Demircan ve oğulları Atalay ve Alpay Demircan, baba ve eşlerinin yalnızca kurumsal değil, kişisel olarak nasıl bir insan olduğunu anlatarak gözyaşları içinde duygusal anlar yaşattılar. Ailesi, Demircan’ın evinde, işinde, topluma hizmetinde gösterdiği fedakarlığı ve karakterini hatırladılar.

Müteakiben, Demircan’ın meslektaşları ve dostları eğitim camiasının pek çok temsilcisi, DSDF’nin yönetim kurulu üyeleri, ve çeşitli derneklerdeki çalışma arkadaşları kısa birer konuşma yaparak geçmişteki hatıralarını paylaştılar. Birbirinden etkileyici hikayeler, Demircan’ın özel hayatta, kurumsal çalışmada ve toplumsal mücadelede bıraktığı derin izleri ortaya koydular.
DSDF’nin 40 Yıllık Mirasının Sürdürüleceği Vurgulandı
DSDF’nin yeni genel başkanı Nevzat Cingöz, Demircan’ın ve diğer kurucuların 40 yıl boyunca inşa ettiği federasyonun mirasını taşıyacaklarını açıkça ifade etmiştir. Cingöz, gelecek dönemde eşit hak mücadelesini kurumsal düzeyde genişletmek ve genç kuşaktan yönetici yetiştirmek amacıyla hareket edeceklerini belirtmiştir.
Programda, DSDF’nin eski Genel Başkanı Zeki Baran da hazır bulunarak, Demircan’ın 40 yıla yakın çalışma ilişkisinde öğrendiği dersler ve Demircan’ın karakteri hakkında değerli sözler söylemiştir. Baran, faaliyet raporunda zaten belgelediği gibi, Demircan’ın askerlik davalarından pasaport harçlarına, aile içi şiddetle mücadelede çocuk esirgeme kurumlarının iyileştirilmesine kadar pek çok alanda Hollanda Türk toplumunun hizmetinde bulunduğunu vurgulamıştır.

“Ruhu Şad, Mekanı Cennet Olsun”
Program öğleden sonra saat 16.00 itibariyle tamamlanmış, katılımcılar Mustafa Demircan’ın anısı için sevdiği müzik dinletisi sunuldu. Elinde toprağa karışan, ruhu ahirete göçen Mustafa Demircan, Hollanda Türk toplumunun milyonlarının hayatını iyileştirmek için harcadığı ömrü için saygı, minnet ve dualarla veda edilmiştir.
Demircan’ın bıraktığı kurumlar, yetiştirdiği insanlar ve başlatılan mücadeleler, DSDF ve Hollanda’daki Türk sivil toplum örgütleri aracılığıyla yaşamaya devam edecektir. 40 yılı aşkın süre Hollanda’daki Türk toplumunun sosyal ve hukuki hakları için çalışan Demircan’ın adı, Hollanda Türk tarihi sayfalarında ebedi olarak yer bulacaktır.
Nhaber.nl-Rotterdam

































