1. Haberler
  2. Haberler
  3. “Türkiye, NATO’nun yeni stratejik merkezi mi oluyor?”

“Türkiye, NATO’nun yeni stratejik merkezi mi oluyor?”

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

Araştırmacı Gazeteci Yazar Metin Yazarel, Hollanda’nın ünlü gazetelerinden Metro’da bugün Türkiye’de gerçekleşen NATO zirvesini değerlendirdi.

Yazının Metro Gazetesin’deki orjinal halini bu linke tıklayarak  okuyabilirsiniz:

“Türkiye, NATO’nun yeni stratejik merkezi mi oluyor?”

Uluslararası siyasette ilk bakışta yalnızca askerî bir tedbir gibi görünen gelişmeler yaşanıyor. Ancak perde arkasında çok daha büyük jeopolitik çıkarlar söz konusu.

Diplomatik kaynaklara ve Hollanda Genelkurmay Başkanı’nın açıklamalarına göre, ABD’nin bazı birliklerini NATO bünyesinden çekmesinin ardından Türkiye’de iki yeni stratejik komuta merkezi kurulmasının planlandığı belirtiliyor.

İddialara göre bu komuta merkezlerinden biri İstanbul Boğazı, Karadeniz ve Ege Denizi’nden sorumlu olacak; diğeri ise Adana merkezli olarak Orta Doğu’dan sorumlu olacak. Bu plan hayata geçirilirse Türkiye, yalnızca NATO’nun doğu kanadında önemli bir rol üstlenmekle kalmayacak, aynı zamanda Avrupa ile Orta Doğu arasındaki güvenlik mimarisini şekillendiren en önemli ülkelerden biri hâline gelecek.

Türkiye’nin başarıları

Askerî uzmanların değerlendirmeleri de bu yönde. Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayisinde elde ettiği başarılar, coğrafi üstünlüğü ve operasyonel kabiliyetleri göz önüne alındığında, bu gelişmenin Türkiye’nin bölgesel bir güç olma stratejisinin doğal bir sonucu olduğu ifade ediliyor.

Daha da dikkat çekici olan ise, bu karargâhlarda Polonya ve Romanya gibi askerî ve teknolojik alanlarda Türkiye ile yakın iş birliği içinde olan ülkelerden kurmay subayların da görev yapacak olması. Bu durum, Karadeniz’in güvenliği açısından yeni bir stratejik iş birliği modelinin ortaya çıktığını gösteriyor.

Jeopolitik boşluk kabul etmez. Güç dengeleri değiştikçe ittifaklar içindeki görev dağılımı da yeniden şekillenir. Türkiye’nin son dönemde artan diplomatik ağırlığı ve askerî kapasitesi, NATO’nun da bu yeni tabloyu dikkate aldığını gösteriyor.

Stratejik rahatsızlık

Bu gelişmeleri en yakından takip edecek ülkenin doğal olarak Yunanistan olacağı belirtiliyor. Türkiye’nin aynı anda Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki etkisini artırması, Atina yönetiminde stratejik rahatsızlığa yol açabilir. Ancak uluslararası ilişkilerde belirleyici olan duygular değil; güç, kapasite ve jeopolitik gerçekliktir.

Bununla birlikte, bu bilgilerin diplomatik kaynaklara ve çeşitli kamuya açık açıklamalara dayandığı özellikle vurgulanıyor. NATO resmî kararlarını açıklayana kadar bu planların tam kapsamı netleşmeyecek.

Türkiye’deki bazı siyasi çevrelerde ise uluslararası ilişkilerin duygulara değil, ulusal çıkarlara dayandığı ifade ediliyor. Bu görüşe göre Türkiye, Avrupa’nın güvenliği için ileri savunma hattı görevini üstlenecekse, bunu ancak “kazan-kazan” ilkesi temelinde kendisine somut stratejik avantajlar sağlanması durumunda kabul etmelidir.

Bu kapsamda, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliği ve Kıbrıs’ta iki devletli çözümün uluslararası alanda tanınması gibi konular, eşdeğer karşılıklar arasında sayılıyor. Bu tür stratejik kazanımlar sağlanmadığı sürece, bu görüşe göre Türkiye yeni NATO yapılanmasına onay vermemelidir.

Çünkü devletler arasında ne ebedî dostluklar ne de ebedî düşmanlıklar vardır; kalıcı olan yalnızca ulusal çıkarlardır. Türkiye de jeopolitik ağırlığını ancak bu konumunu kendi ülkesi için kalıcı stratejik kazanımlara dönüştürebildiği ölçüde gerçek anlamda değerlendirmiş olacaktır.

 

 

“Türkiye, NATO’nun yeni stratejik merkezi mi oluyor?”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

N'haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!