Almanya’nın güneyinde bir süpermarketin eski çalışanı, sahte depozito iade fişleriyle yaklaşık 230 bin avroyu zimmetine geçirmekle suçlanıyor. Yıllarca sürdüğü öne sürülen usulsüzlük, yıllık envanter kontrolünde ortaya çıktı. 37 yaşındaki eski yönetici suçlamaların bir bölümünü kabul ederken, iddia edilen miktarın çok daha düşük olduğunu savunuyor.
Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletine bağlı Waldshut-Tiengen kentinde ortaya çıkan olay, marketlerde uygulanan boş şişe ve ambalaj depozito sisteminin nasıl istismar edilebileceğini gözler önüne serdi.
Bir süpermarketin eski çalışanı, yıllar boyunca sahte depozito iade fişleri düzenleyerek yaklaşık 230 bin avro elde etmekle suçlanıyor. Alman kamu yayıncısı SWR ve Hollanda kamu yayıncısı NOS tarafından duyurulan olay, perakende sektöründe iç denetim ve güvenlik tartışmalarını da beraberinde getirdi.
2 bin 299 sahte fiş düzenlediği iddia ediliyor
Mahkemeye yansıyan bilgilere göre 37 yaşındaki eski çalışan, toplam 2 bin 299 depozito fişi üzerinden usulsüz işlem gerçekleştirdi.
İddialara göre fişlerin büyük bölümü 90 ile 99 avro arasında değer taşıyordu. Oysa bu tutarlarda depozito iadesi alabilmek için şişelerin türüne bağlı olarak her fiş başına yaklaşık 360 ila 1.200 boş şişenin makineye teslim edilmesi gerekiyordu.
Söz konusu işlemlerin yıllarca devam ettiği ve toplam zararın yaklaşık 230 bin avroya ulaştığı ileri sürülüyor.
Stajyer olarak başladı, kasalardan sorumlu yönetici oldu
Olayın dikkat çekici yönlerinden biri de şüphelinin marketteki geçmişi.
İşe stajyer olarak başlayan 37 yaşındaki çalışan, zaman içerisinde yükselerek mağazada yönetici konumuna geldi. İddia edilen usulsüzlüklerin gerçekleştiği dönemde ise kasalardan ve depozito işlemlerinden sorumluydu.
Bu konumunun, söz konusu işlemleri gerçekleştirmesini ve uzun süre fark edilmemesini kolaylaştırdığı değerlendiriliyor.
Pahalı saatler ve yeni otomobil dikkat çekti
Eski çalışanın yaşam tarzı da işverenin dikkatini çeken unsurlardan biri oldu.
Mahkemede ifade veren eski işveren, çalışanın aldığı maaşla yaşam tarzı arasında uyumsuzluk bulunduğunu belirtti.
İddiaya göre çalışan pahalı saatler ve cep telefonları satın almış, yeni bir otomobil edinmiş ve sık sık futbol karşılaşmalarına gitmeye başlamıştı.
Bu harcamaların kaynağı sorulduğunda ise miras aldığını söylediği aktarıldı.
230 bin avro mu, 45 bin avro mu?
Davanın en önemli tartışma noktası, iddia edilen toplam para miktarı.
Eski çalışan, para aldığını kabul ediyor ancak 230 bin avroluk suçlamaya itiraz ediyor. Mahkemede en fazla 45 bin avro değerinde depozito fişini usulsüz şekilde tahsil ettiğini savunuyor.
Dosyada yer alan bazı işlemlerin kendisine ait olmadığını da ileri süren sanığın bu iddiası üzerine mahkeme, kayıtların yeniden incelenmesi amacıyla duruşmaya ara verdi.
İşveren önce kendi içinde çözmeye çalıştı
Süpermarket yönetiminin başlangıçta olayın mahkemeye taşınmasını istemediği belirtiliyor.
İşveren, eski çalışana 230 bin avroluk borcu kabul ettiğine ilişkin yazılı bir belge imzalattı ve paranın uzun yıllara yayılan taksitlerle geri ödenmesi konusunda anlaşma yaptı.
Ancak çalışan işsiz kaldıktan sonra ödemeleri durdurdu. Bunun üzerine şirket hukuki yola başvurarak şikâyette bulundu.
Sanık ise söz konusu belgeyi yöneticilerinin baskısı altında imzaladığını iddia ediyor.
Süpermarket depozito sisteminde yeni önlem aldı
Olayın ardından süpermarket, benzer bir usulsüzlüğün tekrar yaşanmaması için uygulama değişikliğine gitti.
Bundan böyle ilgili mağazadaki özel kasada elle düzenlenen depozito iade fişlerinin üst sınırı 5 avro olarak belirlendi.
Bu önlem, bütün şişe iade işlemlerine getirilen genel bir 5 avro sınırı değil; elle düzenlenen fişlere yönelik bir kontrol uygulaması.
Hollanda açısından da dikkat çekici bir olay
Almanya’daki bu olay, Hollanda’da da yakından takip edilmesi gereken bir konu.
Hollanda’da plastik şişe ve içecek kutuları için uygulanan statiegeld sistemi, milyonlarca tüketicinin günlük yaşamının bir parçası. Tüketiciler boş ambalajlarını iade ederek ödedikleri depozitoyu geri alabiliyor.
Almanya’da ortaya çıkan olay, bu tür sistemlerde yalnızca otomatik makinelerin değil, çalışanların yetkilerinin ve manuel işlem kayıtlarının da sıkı şekilde denetlenmesinin önemini ortaya koyuyor.
Önemli not: Almanya’daki davada 230 bin avroluk zarar henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla doğrulanmış değil. Sanık usulsüzlük yaptığını kabul ederken, kendisine atfedilen toplam miktara itiraz ediyor. Yargılama süreci devam ediyor.
Nhaber.nl




