25 Şubat 2026 | BrükselAvrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu (AFET), Türkiye raportörü İspanyol parlamenter Nacho Sanchez Amor tarafından kaleme alınan 2026 yılı Türkiye Raporu taslağını masaya yatırdı. AP Dışişleri Komisyonu’nda ele alınan taslak belgede, Türkiye’nin AB’den öncelikli beklentileri arasında yer alan vize muafiyetiyle ilgili önemli bir çağrıya da yer verildi.
Kritik Çağrı: “Engelleri Kaldırın”
Taslak belgede yer alan ifadeler doğrudan ve net: “AP, Türk hükümetini vize serbestisi diyaloğunun yeniden başlatılmasına mani olan kalan engelleri gidermeye çağırır.” Diğer AB kurumları gibi AP de vize serbestisinde adım atması gerekenin Türkiye olduğu görüşünde ve uzun süredir bu çizgisini koruyor.
Raporda AP’nin tutumu şu sözlerle özetleniyor: “AP, Türkiye’nin vize serbestisi için gerekli ölçütleri karşılama yönünde hiçbir ilerleme kaydetmemiş olmasından derin bir üzüntü duyduğunu belirtir; Türk makamları, açıkça bekleyen altı kriteri tüm AB üyelerine karşı ayrımcılık yapmaksızın tam olarak yerine getirir getirmez vize serbestisi sürecini en kısa sürede başlatmaya hazır olduğunu yineler.”
13 Yıllık Çıkmaz: 6 Kriter Hâlâ Beklemede
Türkiye, kendisinin de onay verdiği 72 kriterden 6’sını aradan 13 yıl geçmesine rağmen yerine getirmiş değil. Söz konusu 72 kriter, “belge güvenliği”, “göç yönetimi”, “kamu düzeni ve güvenliği”, “temel haklar” ve “düzensiz göçmenlerin geri kabulü” olmak üzere beş tematik grupta toplanıyor.Yerine getirilmeyi bekleyen 6 kriter şunlar: terörle mücadele yasasında değişiklik yapılması, AB Polis Örgütü ile operasyonel işbirliği anlaşması imzalanması, Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu’nun yolsuzlukla mücadele alanındaki önerilerinin uygulanması, kişisel verilere yönelik yasal düzenlemelerin Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi, suç bağlantılı konularda tüm AB üyeleriyle işbirliğine gidilmesi ve Türkiye üzerinden kural dışı şekilde AB ülkelerine geçiş yapan kişilerin geri alınmasına ilişkin Geri Kabul Anlaşması’nın tüm unsurlarıyla uygulanması. Bu kriterler arasında en tartışmalısı terörle mücadele yasasının değiştirilmesi meselesi. PKK liderinin silah bırakma çağrısı yapmasının bu kriterin önünü açıp açamayacağı sorusu gündeme gelirken, uzmanlar konunun hem Türkiye’nin iç siyaseti hem de AB ilişkileri açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Schengen Başvurularında Artan Sorunlar
Rapor yalnızca vize muafiyeti çıkmazını değil, Türk vatandaşlarının yaşadığı pratik güçlükleri de gündeme taşıdı. AP, Türk vatandaşlarının Schengen başvurularında “talepteki belirgin artış ve sistemin kötüye kullanılması korkusu” nedeniyle sorunlarla karşılaştığını belirterek üye devletleri bu konuya ayrılan kaynakları artırmaya çağırdı. AP, ticari faaliyetler ve Erasmus öğrenci değişim programı başta olmak üzere vize kolaylığı tedbirlerine de destek beyanında bulundu.
Katılım Süreci: Söz Yetmez, Eylem Şart
Taslak rapor yalnızca vizeyle sınırlı kalmıyor; Türkiye-AB ilişkilerinin tüm boyutlarını ele alıyor. Türkiye’nin AB ortak dış ve güvenlik politikasına uyumunun giderek düştüğü bilgisi raporda sayısal verilerle paylaşıldı: 2024 yılında yüzde 6 olan uyum oranının 2025’te yüzde 4’e gerilediği bildirildi.
Belgede, Türkiye’nin katılım sürecine ilişkin ilerlemenin sınırlı kaldığı belirtilirken, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, medya özgürlüğü ve temel haklar alanındaki eksikliklere yönelik eleştiriler de yer aldı.Türkiye’nin AB üyelik sürecinin 2018 yılından bu yana fiilen ilerlemediği de rapor taslağında kayıt altına alındı.
Öte yandan olumlu tablolar da raporun içinde yer buluyor. Türkiye, 2018’den bu yana katılım süreci durma noktasında olmasına rağmen AB için “stratejik bir ortak ve kilit bir NATO müttefiki” olarak tanımlanmaya devam ediyor. ABD dış politikasındaki olası değişimler ve küresel güvenlik tehditleri ışığında “AB-Türkiye iş birliğinin güçlendirilmesinin kilit önem taşıdığı” vurgulandı.
“Terörsüz Türkiye”ye Destek, Demokrasiye ŞartRaporun dikkat çekici maddelerinden biri, Türkiye’nin yürüttüğü “Terörsüz Türkiye” girişimine verilen açık destek oldu. Kürt sorununu ve siyasi şiddeti sona erdirmeyi amaçlayan bu çabalar raporda takdirle karşılanırken, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve tam üyelik sürecinin “hukukun üstünlüğü ve temel haklar” şartına bağlandığı görüldü. Raporun sonuç bölümünde ise “mevcut temel demokratik eksiklikler giderilmeden Türkiye’nin AB katılım sürecinin yeniden başlatılamayacağı” görüşü kaydedilerek Türk hükümetine daha “dinamik ve stratejik bir ortaklık” için demokratik reformları hızlandırma çağrısı yapıldı.
Bundan Sonraki AdımlarAFET’te görüşülen taslak raporun ilerleyen dönemde oylanması ve ardından Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nun gündemine gelmesi bekleniyor. Geçmiş yıllarda olduğu gibi, belgeye çok sayıda değişiklik önergesi sunulması ve taslağın daha eleştirel bir hâle gelmesi öngörülüyor.Vize serbestisi dosyası Türkiye için yıllardır gündemin en üst sıralarında yer alıyor. AB kurumlarının mesajı değişmiyor: Top Ankara’nın sahasında
Nhaber.nl



