Necla Koçak

Kimin ahı tuttu da başımıza Wilders kadar taş düştü!

featured

Hollanda siyasi sahnesinde büyük bir değişim yaşandı ve beklenmeyen bir sonuçla karşı karşıya kaldık. Yabancı, İslam düşmanlığı ve aşırı ırkçılığıyla tanınan bir sağ parti, 2023 genel seçimlerinde zafer kazandı.

Afbeelding van WhatsApp op 2023 11 30 om 00.43.38 b3142c11

Gecen hafta çarşamba akşamına kadar, bu olasılığı kimse düşünmemişti, ancak şimdi bir gerçek var ki başımıza Wilders kadar taş düştü.

Aradan tam bir hafta geçti, yavaş yavaş sindirmeye başlamış olsak da, perşembe sabahı, Hollanda haritası Wilders’ın partisine verilen oyların rengine boyandığını görünce şaşkına dönen yabancı kökenli ve küçük bir grup Hollandalı, kızgınlıklarının tepkisini içlerinden geçen küfürleri bastırmak zorunda kaldılar.

Ertesi sabah gördüğümüz Hollandalı komşumuz, iş arkadaşımız, okulda, alış verişte karşılaştığımız Hollandalıların ilk tepkisi; ben oyumu Wilders’e kullanmadım!. Eee siz kullanmadınız da neden mahallemin, semtimin, şehrimin, Hollanda’nın rengi Wilders? Komik bir duruş!

Peki, nasıl oldu da bu aşırı sağ parti, toplumun geniş bir kesiminden destek alarak açık ara birinci parti oldu?

Aslında o kadar da şaşırmamak gerek!

Hollanda’da gerçekleşen genel seçim sonuçları, sadece bir politik değişimin ötesinde, ülkenin temel sorunlarının da bir yansımasıdır. Yabancı, İslam düşmanlığıyla tanınan ırkçı sağ parti, bu seçimlerde zafer kazanırken, bu sonuçların ardında yatan nedenler başlıca öne çıkanları, konut sorunu, işsizlik, sağlık, eğitim ve mülteci gibi önemli sorunlar yer alıyor. Hatırlarsak, çiçeği burnunda bir önceki hükümet zaten mülteci probleminden dolayı düşmüştü. Tabii ki tek neden bu değildi.

Buyurun, bu nedenleri örnekleyelim.

Ülkede artan “konut sıkıntısı“, yetişkin çocuklarına bir odalı apartman bulamayan, 10 yıldan fazla konut için ev başvurusunda bulunan Hollandalı ailelerin, yabancı kökenlilere, mültecilere öncelik verildiği anda, yüksek sesle dile getirdikleri “Hollanda doldu” feryatları,

Ülkenin “işsizlik sorunu” ülkede yüz binlerce, yan gel yat ödeneği alan, üstüne bal kaymak (toeslag) ödeneği alan, yetmedi bir de kaçak çalışıp askeri ücretin kaç katını kazanan yabancı kökenli insanlar varken, çalıştıracak eleman bulamayan iş verenler! Büyük sıkıntı. Neresinden baksan devlet, iş verenler ve çalışan vatandaş zararda.

65 yaşında ve hala pazarlarda yağmur, kar kış demeyip tezgahının başında titreyen elleri donmuş, burunları kızarmış ekmek parası kazanan Hans amca, Rita teyze, tezgahının önünden geçen yabancı kadınların, gençlerin elleri kolları, poşet poşet son markalarla dolu, kulaklarında son model telefonlarla kendi dillerinde bağıra bağıra görüntüleri, bu kadarına da pes artık dedirtti.

Hollanda’nın “Sağlık sorunu” yıllardır Hollanda’nın gözdesi, sağlık hizmetleri, bakım hizmetleri ile övündük. Hizmette güler yüzlü sağlık çalışanları ve sağlık sigortası bulunmaz bir nimetti! Maalesef son yıllarda, yanlış politika, sistem, sorunlar, az maaş, sağlık sektöründe eleman sıkıntısı aldı başını gitti! Ülkede on binlerce yan gelip yatan halk varken, başka ülkelerden sağlık elemanı ihracat eder duruma gelen sektör isyanda!…

Eğitim sorunu” eğitim kalitesinin düştüğünü, halkın eğitim seviyesinin gerilediğini gözle görülür hale geldi. Öğretmenler, öğretmenler asıl mesleklerinden daha çok aile terapisti görevi yapmak zorunda kaldılar. Maalesef diplomasız ve vasıfsız eğitimi terk eden gençlerin çoğunluğu yabancı kökenli ailelerden oluştuğu bir gerçek.

Siz söylemeden ben yazayım! Okullar, öğretmenler “ırkçılık yapıyorlar!”

Şimdi Wilders başkan gelince bakın ırkçılık nasıl oluyormuş görün!

Eğitimde bu sorunlarla baş edebilmek için  eğitimcilerin sınırlarını çok ama çok zorladık!

Mülteci” sorunu dünyada olduğu gibi Hollanda’nın başta gelen sorunlarından. Savaş, siyasi nedenler, afet, açlık vs insanları yerinden yurdundan etmekte. Hollanda sığınmak için kanunlar ve imkanlar bakımından çok cazip olan (pembe rüyalar görülen) ülkelerin başında geliyor(du)! Artık Wilders’ın sopası bu mültecilerin tepesinde gibi görünüyor!

Başbakan olunca değişir mi, onu yaşayıp göreceğiz.

Bu konuda dünya liderlerinin en yanlış politikası bana göre bu mülteci sorunu! Sorunu milyonlarca insanı yerinden yurdundan ederek başka ülkeye bin bir zorluklarla kaçırarak değil, sorunu o ülkenin sınırları içerisinde çözmeleri gerekiyordu! Hümanist Hollandalıların bile dilinde tek cümle “Mültecinin çoğu zarar, azı karar!

Yıllardır çok kültürlülük zenginliktir, tıpkı bir orkestranın ahenkli enstrümanları gibi söylemleri çok duyduk, gördük. İşte o öyle olmadı, enstrümanların her biri kendi telinden gıy gıy gıy ses çıkaran topluluk, Hollandalı vatandaşların kulaklarını tırmaladı!

Sonuç: Hollanda demokratik oyunu kullandı ve yabancı kökenli halkım başına Wilders kadar taş düştü!

Bu noktada, bu insanların perspektifini anlamak önemli. Eleştirileri yaparken bir aynaya bakmalıyız. Kendimizde nelerin değişmesi gerektiğini düşünmeliyiz. Bu zorlu süreç, belki de bir fırsattır!.

Necla Koçak – Nhaber.nl

Kimin ahı tuttu da başımıza Wilders kadar taş düştü!

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir