Bulgaristan’da tarihi bir dönüm noktasına giriliyor. Ülke, 145 yıldır kullandığı resmi para birimi leva ile vedalaşmaya hazırlanırken, 1 Ocak 2026 itibarıyla euroya geçerek Avrupa Birliği’ne tam entegrasyon yolunda kritik bir adım atacak.
Yaklaşık 6,5 milyon nüfusa sahip Bulgaristan, bu adımla euro bölgesine katılan 21’inci ülke olacak. Brüksel’deki AB yetkilileri, Avrupa Birliği’nin en yoksul ülkeleri arasında yer alan Bulgaristan için euroya geçişin ekonomik canlanma, artan yatırımlar ve siyasi istikrar açısından önemli fırsatlar sunacağını savunuyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Bulgaristan’ın euroya geçişiyle birlikte ticaret hacminin artacağını, daha fazla yatırım çekileceğini ve vatandaşların gerçek gelirlerinde yükseliş yaşanacağını ifade ediyor. AB Ekonomi Komiseri Valdis Dombrovskis ise Rusya-Ukrayna savaşının sürdüğü, jeopolitik gerilimlerin arttığı ve küresel belirsizliğin derinleştiği bir dönemde bu kararın stratejik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Dombrovskis, “Bulgaristan gibi birçok Avrupa ülkesi günümüz dünyasında tek başına yeterli ağırlığa sahip değil. Ancak AB’nin siyasi ve ekonomik yapılarıyla tam entegrasyon sağlandığında küresel ölçekte etkili olunabilir” değerlendirmesinde bulunuyor.
Toplum ikiye bölünmüş durumda
Ancak euroya geçiş süreci Bulgaristan’da toplumsal tartışmaları da beraberinde getiriyor. Maliye Bakanlığı tarafından yapılan bir ankete göre, vatandaşların yüzde 51’i euroya geçişe olumlu bakarken, yüzde 45’i bu değişime karşı çıkıyor. Sofya merkezli Piyasa Ekonomisi Enstitüsü’nden kıdemli araştırmacı Petar Ganev, bu bölünmenin ülkedeki derin siyasi kutuplaşmanın bir yansıması olduğunu belirterek, “Bulgaristan neredeyse her konuda bölünmüş durumda. Uzun süredir devam eden siyasi istikrarsızlık, son derece gergin bir siyasi iklim yarattı” diyor.
En büyük endişe: Enflasyon ve belirsizlik
Özellikle sabit gelirli vatandaşlar, euroya geçişin hayat pahalılığını artırmasından endişe ediyor. Bulgaristan’ın kuzeybatısındaki Vidin kentinde yaşayan emekli çift Nencho ve Maya Neshev, belirsizliğin kendilerini tedirgin ettiğini söylüyor. Maya Neshev, “Emekliyim ve ne olacağını bilmiyorum. Stok mu yapmalıyım, paramı levada mı tutmalıyım, yoksa hemen euroya mı geçmeliyim? Ocak ayı boyunca neyle karşılaşacağımız belirsiz” sözleriyle kaygılarını dile getiriyor.
Siyasi krizlerin gölgesinde bir dönüşüm
Son dört yılda yedi kez parlamento seçimi yapılan Bulgaristan, yaygın yolsuzluk iddiaları ve hükümetlere duyulan güvenin azalmasıyla da gündemdeydi. Eski Başbakan Rosen Zhelyazkov’un hükümeti, haftalar süren yolsuzluk karşıtı protestoların ardından bir yıldan kısa sürede istifa etmişti.
Tüm bu siyasi ve ekonomik belirsizliklere rağmen Bulgaristan, euroya geçişle birlikte Avrupa Birliği içinde daha güçlü bir konum elde etmeyi ve uzun süredir mücadele ettiği ekonomik sorunlara kalıcı çözümler bulmayı hedefliyor. Ancak önümüzdeki süreçte, bu tarihi dönüşümün halkın günlük yaşamına nasıl yansıyacağı merak konusu olmaya devam ediyor.





