
Kur’an-ı Kerîm’in inmeye başladığı bir gece olması hasebiyle mübarek Kadir Gecesi, Ramazanın 26’ncı gününü 27’nci gününe bağlayan gecedir. Kadir Gecesi “Sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu gece” olarak kabul ediliyor. Kadir gecesi yapılan ibadetlerin başında namaz kılmak geliyor. Her şeyde olduğu gibi Kadlr Gecesi yapılan ibadetler, geziler gidilen ziyaret edilen camiler arz-ı endam ediyor, muhabbetlerin konusu oluyor… Satır başları ile:
-Şu kadar refakat namaz kıldık…
-Sahura kadar şu şu camileri gezdik, her camide şu kadar rekat namaz kıldık..
Allah kabul etsin…
Oysa benim duymak istediğim, namazdan önce “Tövbe ettik” “ Yalan konuşmamaya söz verdik Yaradana” muhabbetleridir.
Çünkü tüm kötülüklerin başı yalan!
Hani günahkarın birisi Hz. Muhammed’e (S.A.V)geliyor ve diyor ki, “ Ya ResulAllah, bende yok yok… İçki, kumar, zina, hırsızlık yalan vs vs. Ben bunlardan birden tek tek kurtulmak istiyorum, önce hangisinden başlayayım”
Hz. Muhammet ( S.A.V), “ Önce yalandan başla, bir ay yalan söylemeyi bırak gel sonra hangisini bırakacağını konuşalım”
Adam gidiyor blr ay sonra gelir,sevinçle, “ Ya ResulAllah, bu bir ayda hiç yalan söylemedim, diğer kötü huylarında kendiliğinden gitti” der…
Sözü fazla uzatmadan ve konunun uzmanlarını, popüler isimlerini çileden çıkarmadan ben bu konuyu, tahsiline, bilgisine saygı duyduğum uzmanlara ders verecek bilge nir kadına, SEVİNÇ ERGİYDİREN’e sordum..
İşte yolladığı cevap:
KADİR GECESİ
Muhyiddin İbn-i Arabî’ye göre, Kadir gecesi, Allah’ın kullarına açtığı özel bir penceredir. O pencereden bakan insan, normalde göremeyeceği şeyleri görür, normalde hissedemeyeceği şeyleri hisseder. Normalde ulaşamayacağı makamlara bir gecede kavuşabilir. Lâkin kalp gözü açık ise…
Ahmed er-Rifâî Hazretleri de, benzer bir ifâdeleyle ‘her geceyi Kadir gecesi bil’ buyurmuşlar ve yatmadan önce her gece Kadir Sûresinin altı kez okunmasını tavsiye etmişlerdir.
Hz. Muhyiddin’e göre, o gece, takvimlerde değil, kalplerde aranmalıdır; takvimde, kandilde, câmide değil. O gece bunların hiçbirinde değil, senin kalbindedir. Kalbin kapalıysa sana hiç gelmeyebilir.
Kadir kelimesinin üç anlamı vardır:
- Kadir, kıymet/ değer demektir. O gecenin değeri sabittir. Ama senin o geceden alacağın değer sabit değildir; kalbinin kapasitesi nispetindedir.
- Kadir gecesinin bir anlamı da, aynı kökten gelen ‘kader’dir. O gece o yıl içinde olacaklar belirlenir; Allah’ın takdiri yenilenir. Rızıklar, vefatlar, olaylar vb. Bir yılın kaderini dokur.
O gecede yapılan dualar, bu takdîrin içindedir. - Kadir, daralmak anlamına da gelir; Gökyüzü ile yeryüzünün mesāfesi daralır; melekler yoğunlaşır.. iner de iner… o daralmayla Allah’a açılan kapılar genişler, rahmetler, onu bekleyenlere yağar da yağar… Ancak Allah’ı anan yerlere, her yere değil. O geceyi istiğfar ile dolduranların, göz yaşı dökenlerin kalbine rahmet ve selâmet yağar…
Lâkin hazır olmayanın kapısını çalmadan geçerler…
O geceye hazırlanmak için; kalbini tara! diyor Hz. Muhyiddin. Kin, öfke, affedilmemiş yüklerle dolu kalbi o geceye giremez.
“Kadir gecesi gündüzü ile birdir. Günü nasıl geçirdinse, gecesi de öyle geçer.
O’na göre, niyeti düzeltmek en önemlisidir: günahların affedilmesini istemek eksiktir, dualarının kabul edilmesi istemek de eksiktir.
Allah’ yakın olmayı dilemek, niyetin asıl tamamlayıcıdır.
Çünkü Allah bir beklentiyle gelene beklentisini verir. Ama O’na karşılıksız/ hasbî olarak gelene O da karşılıksız verir.
O gece az yap, ama tam yap…
Çok namaz değil, ama derin namaz… kalbinle yakar…af dile, ağla…Ne kadar günahkâr olduğunu düşün, tövbe eyle…içini değiştir.
Zikret; Suphanallah, elhamdülillah, Allahüekber, lâ ilâhe illallah… Bu dört zikirle kalbini temizle… Temizlenen kalbe nûr iner…
O, her yıl gelir, ancak kalp gözü açık olan ve gündüzden ona hazırlananlar tarafından ancak ihyā edilebilir. Kalbi hazır olmayanlar olmayanlar onun farkında olmaz.
“Kaç Ramazan geçirdin, kaç Kadir gecesi yaşadın? Bin aydan hayırlı olan (seksen üç yıl) bu gecenin değeri nereden geliyor?
Ve bu değer nasıl kazanılır?
Sâdece namaz kılarak, dua ederek mi?
Hayır?
O gecenin değeri, ona getirdiğinle değer kazanır.
Boş bir kalp, boş döner, dolu bir kalp daha da dolu döner.
O gecenin meyvesi, o hâlde samîmi kalırsan, ertesi günde ve sonrasında devām eder.
O gece kalbinde açılan kapıyı sabah kapatma!

