Hollanda’da Yaşlı Ayrımcılığı Üzerine İlk Kapsamlı Araştırma Yapıldı ve Erkekler, Kadınladan Daha Önyargılı Çıktı. Experimental Gerontology dergisinde yayımlanan ve 12 yılı kapsayan geniş çaplı araştırma, Hollanda’daki örtük ve açık yaşlı ayrımcılığının (ageism) haritasını çıkardı. Sonuçlar, erkeklerin kadınlara oranla daha yüksek düzeyde “örtük yaşlı ayrımcılığı” sergilediğini ortaya koyarken, yaşın önyargılar üzerinde doğrudan bir etkisinin olmadığını gösterdi.

Leiden Üniversitesi ve Leyden Yaşlılık ve Canlılık Akademisi’nden araştırmacılar Belia Schuurman, Jolanda Lindenberg, Tineke A. Abma ve Wilco P. Achterberg tarafından yürütülen çalışma, Hollanda toplumundaki yaşlı algısına dair çarpıcı veriler sundu. “A subtle association raising bigger questions: Implicit and explicit ageism in the Dutch age IAT” (Büyük Sorular Doğuran İnce Bir Ortaklık: Hollanda Yaş Örtük Çağrışım Testinde Örtük ve Açık Yaşlı Ayrımcılığı) başlıklı makale, Elsevier tarafından yayımlanan *Experimental Gerontology* dergisinin 213. sayısında (2026) literatürdeki yerini aldı.
8 Binden Fazla Katılımcı Üzerinde 12 Yıl Süren Araştırma
Araştırma, 2006 ile 2017 yılları arasında “Project Implicit” platformu üzerinden “Hollandaca Yaş Örtük Çağrışım Testi”ni (IAT) tamamlayan 8 bin 680 katılımcının verilerini analiz ederek Hollanda için bir “baz çizgisi” oluşturdu. Bu yöntem, bireylerin bilinçli olarak beyan ettikleri görüşlerin (açık ayrımcılık) ötesinde, zihinlerinde otomatik olarak gerçekleşen bilinçdışı önyargıları (örtük ayrımcılık) ölçmeyi hedefledi.
*************************************
Yaş Önyargıları Değiştirmiyor
Toplumdaki genel kanının aksine, insanın yaşlanması yaşlılara karşı daha az önyargılı olmasını sağlamıyor. Araştırma verileri, 18 yaşındaki bir gencin de 83 yaşındaki bir yaşlı bireyin de benzer düzeyde “örtük yaşlı ayrımcılığı” skorlarına sahip olduğunu ortaya koymuştur. Yani yaşlılar da dahil olmak üzere her yaş grubu, gençliği idealize eden toplumsal önyargıları benzer şekilde içselleştirmiş durumdadır.
*************************************
Elde edilen sonuçlara göre Hollanda, örtük yaşlı ayrımcılığı skorları açısından uluslararası arenada “orta sıralarda” yer alıyor. Bu durum, Hollanda toplumunda yaşlılara yönelik önyargıların diğer Avrupa ülkeleriyle benzer seviyelerde olduğunu gösteriyor.
*************************************
Hollanda’da “Üniversiteli” Etkisi
Araştırma verileri toplanırken dikkat çeken bir diğer ayrıntı, katılımcıların profilidir. Hollanda’daki testlere katılım oranları ABD ve diğer Avrupa ülkelerine göre daha düşük kalsa da, özellikle 20’li yaşların başındaki katılımcı sayısında büyük bir yoğunlaşma görülmüştür. Araştırmacılar bu durumu, Hollanda’daki üniversite öğrencilerinin ders kapsamında veya akademik teşviklerle bu testlere daha fazla yönlendirilmiş olmasına bağlamaktadır.
*************************************
Yaşlılık Konusunda Erkeklerin Örtük Önyargıları Daha Yüksek
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri cinsiyet farkı oldu. Nhaber.nl muhabirinin makaleden derlediği bilgilere göre; Yapılan analizler, erkeklerin kadınlara kıyasla anlamlı derecede daha yüksek “örtük yaşlı ayrımcılığı” puanına sahip olduğunu ortaya koydu. Welch’s t-testi sonuçlarına göre erkeklerin ortalama D-skoru 0,566 iken, kadınlarda bu oran 0,480 seviyesinde kaldı.
Öte yandan, çalışmada yaş ile örtük ayrımcılık arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı. Yani katılımcının kendisinin genç veya yaşlı olması, zihnindeki otomatik yaşlı karşıtı önyargıların seviyesini belirgin şekilde değiştirmiyor. Bu durum, yaşlı ayrımcılığının toplumun her kesimine nüfuz eden ve erken yaşlarda içselleştirilen bir olgu olabileceğine işaret ediyor.
*************************************
Araştırmaya Göre “Sıcak Duygular” Önyargıyı Engellemiyor
Araştırmanın en şaşırtıcı yanlarından biri, katılımcıların yaşlılara yönelik hislerini “sıcak” olarak tanımlamasına rağmen testlerde önyargılı çıkmalarıdır. Katılımcılar “his termometresi”nde yaşlılara 10 üzerinden 6,49 gibi yüksek (sıcak) bir puan vermiştir. Ancak aynı kişilerin Örtük Çağrışım Testi (IAT) sonuçları, zihinlerinin otomatik olarak gençliği “iyi”, yaşlılığı ise “kötü” ile eşleştirdiğini göstermektedir. Bu durum, bilinçli sevginin bilinçdışı ayrımcılığı maskeleyebildiğini kanıtlıyor.
*************************************
Bilinçdışı Önyargılar ve Bilinçli Tutumlar Arasındaki Fark
Makalede, örtük (bilinçdışı) ve açık (beyan edilen) yaşlı ayrımcılığı arasındaki ilişki de incelendi. Katılımcıların büyük bir kısmı yaşlılara yönelik “sıcak duygular” beslediklerini beyan etse de, IAT testleri bu kişilerin zihninde gençliği “iyi”, yaşlılığı ise “kötü” ile eşleştiren otomatik bir eğilimin varlığını sürdürdüğünü gösterdi.
Araştırmacılar, örtük ve açık ayrımcılık arasındaki korelasyonun pozitif ancak “küçük ile orta” şiddette olduğunu vurgulayarak, bu iki kavramın birbiriyle ilişkili fakat birbirinden farklı yapılar olduğunu belirttiler. Yazarlar, yaşlı ayrımcılığıyla mücadele etmek için sadece beyan edilen tutumlara odaklanmanın yeterli olmadığını, bu derin ve otomatik işleyen önyargıların farkındalık ve sistemik değişimlerle ele alınması gerektiğini vurguluyorlar.
Yaşar İliksiz – nhaber.nl





