Hollanda’nın Rotterdam kentine bağlı Spangen semtinde yaşayan Mahmut, nadir görülen bir kemik hastalığı nedeniyle hayatını tamamen merdiven asansörlerine bağlı olarak sürdürüyor. Mahmut, ailesiyle birlikte tam 15 yıldır aynı portiek dairede yaşıyor. Ancak bugün, Spangen Belediyesi’nin aldığı bir kararla, kendi evinde kalması fiilen imkânsız hâle getirildi.

Binada bulunan merdiven asansörleri, yapılan teknik incelemeler sonucunda “güvenli değil” gerekçesiyle kullanım dışı bırakıldı. Buna karşın belediye, asansörlerin yenilenmesi ya da alternatif bir erişim çözümü üretmek yerine Mahmut’a “taşınması gerektiğini” bildirdi. Bu yaklaşım, engelli bireylerin temel haklarını görmezden gelen, sorunu bireyin omuzlarına yükleyen kabul edilemez bir tutum olarak değerlendiriliyor.
Geçtiğimiz hafta Enes Yiğit, Mahmut ve babası Mehmet’i ziyaret ederek yaşananları yerinde gözlemledi. Mahmut’un hikâyesi, yalnızca kişisel bir sorun değil, Hollanda’daki engelli hakları ve yerel yönetim uygulamalarının sorgulanmasını gerektiren bir örnek olarak öne çıkıyor.
Mahmut’un babası Mehmet, yaşananları şu sözlerle özetliyor:
“Devlet bize ‘çözüm’ diye evimizi terk etmemizi sunuyor. Oysa çözüm, engelli bir bireyin evinde kalmasını sağlamak olmalı. Oğlum burada güvende, burada hayatta.”
Engelli bireylerin, kendi yaşam alanlarında bağımsız ve onurlu bir şekilde yaşayabilmeleri, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları normları ve Hollanda sosyal destek mevzuatıyla açıkça güvence altına alınmış bir haktır. Belediyelerin yükümlülüğü, engelli bireyi yerinden etmek değil; mevcut yaşam alanını erişilebilir hâle getirmektir.
Uzmanlar, bir engelli bireyin uzun yıllardır yaşadığı evden zorla koparılmasının, yalnızca fiziksel değil, ağır psikolojik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Güven duygusunun, sosyal bağların ve rutin yaşamın yok sayılması, insan onuruyla bağdaşmıyor.
Mahmut ise son derece sade ama çarpıcı bir cümle kuruyor:
“Benden evimi değil, hayatımı istiyorlar.”
Bu noktada sorumluluk açıkça Spangen Belediyesi’ndedir. Belediyenin önünde iki yol bulunuyor: Ya engelli haklarını kâğıt üzerinde bırakıp Mahmut’u evinden edecek ya da hukuki ve ahlaki sorumluluğunu yerine getirerek yerinde ve insani bir çözüm üretecek.
Bu çağrı yalnızca Mahmut için değil; bugün sesi duyulmayan, yarın aynı kaderle karşılaşabilecek tüm engelli bireyler içindir. Spangen Belediyesi’nden beklenen, gecikmeden harekete geçmesi ve Mahmut’un “evinde kalma hakkını” tanımasıdır.
Hikâyesi duyulsun, adalet yerini bulsun.
Nhaber.nl


















