AMSTERDAM – Hollanda’da Türk toplumunun önemli sivil toplum kuruluşlarından biri olan Amsterdam Süleymaniye Camii ve Vakfı, kuruluşunun 30. yılını düzenlenen geniş katılımlı bir programla kutladı. Nizam-ı Âlem anlayışıyla 1995 yılında temelleri atılan vakıf, üç on yılı geride bırakmanın gururunu yaşadı.
Program, 13 Aralık Cumartesi günü akşam saatlerinde yemek ikramı ile başladı. Yatsı namazının ardından protokol konuşmaları, sinevizyon gösterimleri ve duygu yüklü hitaplarla devam etti.
“Bir Dua ile Başlayan Yolculuk, Bir Çınara Dönüştü”
Programın açılış konuşmalarında, vakfın kuruluş süreci ve bugünlere geliş hikâyesi anlatıldı. İlk yıllarda bir kiliseden camiye dönüştürülen binada, imkânsızlıklar içinde yürütülen çalışmalar hatırlatıldı. Halıların değiştirilmesinden bahçe düzenlemesine, eğitim sınıflarının açılmasından sosyal yardım faaliyetlerine kadar pek çok hizmetin, tamamen gönüllü desteklerle hayata geçirildiği vurgulandı.
Konuşmalarda, “Nice yetimin başı okşandı, nice mazlumun duasında yer alındı. Bu yol, iyiliğin ve merhametin yoludur” ifadeleri öne çıktı.
Kurucu Başkanlardan Duygusal Mesajlar
Vakfın kurucu başkanlarından Bünyamin Coşkun, yaptığı konuşmada 30 yıl önce atılan adımların bugün büyük bir külliyeye dönüştüğünü belirterek şunları söyledi:
“Bu vakıf sadece bir bina değildir. Bu vakıf, bir idealin, bir inancın ve kardeşliğin adıdır. İmkânlarımız sınırlıydı ama umudumuz büyüktü. Bugün o umutların bir çınara dönüştüğünü görmek büyük bir mutluluk.”
Merhum başkanlar ve emeği geçen tüm gönüllüler rahmetle anılırken, birlik ve beraberliğin korunması çağrısı yapıldı.
Başkonsolos Ersoy: “Kurumlar Yaşar, Emeği Geçenler Dualarla Anılır”
Türkiye Cumhuriyeti Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, konuşmasında vakfın Hollanda’daki Türk toplumu için taşıdığı öneme dikkat çekti.
Ersoy, 30 yıl boyunca verilen emeğin takdir edilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“İnsanlar fani, kurumlar kalıcıdır. Bu kurumlar geçmişle gelecek arasında bir köprüdür. Asıl mesele, bu yapıları gençler ve kadınlar başta olmak üzere gelecek nesillere taşıyabilmektir.”
Başkonsolos Ersoy, gençlerin ve kadınların cami ve vakıf faaliyetlerinin merkezinde yer almasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Hikmet Karakış: “Bu Emaneti Daha Güçlü Bir Şekilde Geleceğe Taşıyacağız”
Mevcut Vakıf Başkanı Hikmet Karakış da programda bir konuşma yaparak, 30 yıllık emeğin büyük bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Karakış konuşmasında şu mesajları verdi:
“Bu vakıf, fedakârlıkla ayakta durdu. Yönetici olmak burada bir makam değil, ağır bir emanettir. Bugüne kadar bayrağı devralan herkes onu bir adım ileriye taşıdı. Bizler de bu emaneti gençlerle birlikte daha ileriye götürmek için çalışmaya devam edeceğiz.”
Karakış, yönetimde kısmi bir yenilenmeye gidileceğini, ancak birlik ve istikrarın korunacağını da sözlerine ekledi.
Muhsin Yazıcıoğlu Vurgusu ve Birlik Mesajı
Programda, merhum Muhsin Yazıcıoğlu sık sık anıldı. Onun “önce ahlak ve maneviyat” anlayışının, vakfın temel ilkelerinden biri olduğu ifade edildi. Avrupa’daki Türk toplumunun kimliğini, dilini ve inancını koruma mücadelesinin önemine dikkat çekildi.
Avrupa Nizam-ı Âlem Federasyonu ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de konuşmalarında, Süleymaniye Camii’nin sadece bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda bir kültür ve dayanışma merkezi olduğunun altını çizdi.
“Nice 30 Yıllara” Temennisi
Program, “Birlikte 30 Yıl” temalı sinevizyon gösterimi ve dualarla sona erdi. Katılımcılar, vakfın geçmişine tanıklık eden fotoğraflarla duygu dolu anlar yaşadı.
Gece boyunca verilen ortak mesaj ise netti:
Birlik korunursa, bu çatı altında nice 30 yıllar daha mümkün.

Nhaber.nl
Haber ve Fotoğraflar:İbrahim Çitil






