Avrupa’da her yıl haziran ayı ile başlayan ve ağustos ayının sonuna kadar süren izin tatil sezonu sar gelirli aileler için deyim yerindeyse dert üç ayları.
Günden güne zorlaşan yaşam koşulları izine gidecek vatandaşları kara kara düşündürüyor.
4 kişilik bir ailenin hava yolu ile gitmesi halinde sadece uçak biletleri için ortalama 2 bin 500 Euro civarında…
İzinlerini memlekette kendi evlerinde ya da bir akraba, anne balarının yanında geçirecek olanlar için en az bir o kadar da cep harçlığı hesap edildiğinde bu rakam 5 bin Euro’ya çıkıyor.
En düşük fiyatlarla izin hazırlığı giyecek, hediye vs derken bu rakam 10 bin Euro’ya doğru evriliyor…
10 yıl öncesine kadar şöyle böyle, kemer sıkarak yılda bşr kez de olsa vatan hasretini dindiren “Gurbetçiler” son yıllarda 2-3 senede bir gittikleri takdirde kendilerini şanslı hissediyor.
Bir dokunduk bin ah işittik
NHaber merkezine gelen serzenişler üzrenine Rotterdam ve civarında küçük bir araştırma yaptık. Genel olarak elde ettiğimizii bilgilere göre dar gelirli ve ailede tek geliri olan ailelerin borçlanarak izine gittikleri, döndükten sonra da genel giderleri bile ödemekte zorluk çektikleri ortaya çıktı.
Fotoğrafımızı çekip bizi rezil rüsva mı edeceksin diyen bir yaşlı amcamız, “Sor ne soracaksan söyleyelim ” dedi ve devam etti; ” İzinleri bir akrabanın annenin babanın yanında kalarak geçirmek eskidendi, şimdi kalmak istesen de kimse istemiyor, İnsan yükü ağır evladım” diyor. Bir başkası ise ” İki arada bir derede kaldık, gitmek bir dert dönmek bir dert, bizim ancak tabutumuz gider, çok şükür cenaze sigortamız var” diye ekliyor arkadaşının sözlerine…
Üçüncü bir yaşlı amca söze karışıyor, ” Benim çevremde zor durumda olduğu için gıda bankalarına gidenler hiç de az değil, burda yardım alıp izinde hava mı atacakllar, otursunlar oturdujlaru yerde. Zamanında paranı tutmaz, çalışmaz, har vurup harman savurusan olacağı budur. Benim arkadaşlarım var hiç yaşlanmayacağız, bu devran hep böyle kalacak sanıyorlardı.” diye öz eleştiri yapmaktan geri kalmıyor.
gençler ise yaşlılardan daha farklı düşünüyor. ” Abi ne işim var Türkiye’de, orda bazı akrabalr var, paran varsa iyiler yoksa insanın yüzüne bakmıyorlar, Ben bir hafta İspanya ve Yunanistan, İtalya nersi uygunsa bütçeme göre giderim tatilime. Hem Türkiye çok pahalı ve biz AVrupadan geliyoruz diye kazıklıyorlar.” dedi.
Gurbetçi kazıklamak bir meslek olmuş
Hollanda’da yaşayan bir işadamız ise Türkiye’de yaşaddığı bir olayı anlattı. ” İç Anadolu’da bir şehir merkezinde dolaşırken bir şişe su aldım. Bir kaç saat sonra aynı büfeye oğlum gitti. 100 lira vermiştim, iki şişe su alcaktı. Bir şişe ile geldi, ne oldu dedim para yetmedi dedi. beynimden vurulmuşa döndüm. Benim 15 TL’ye ladığım su bir kaç saat içinde kaç TL olmuştu. Çocuğun Türkçesinden yurt dışından gelmiş olduğu anlaşıldığı için yaptıkları belliydi.Hemen büfeye gittim. Yok yanlışlık oldu, yok paranın üstünü almadan gitti, falan dediler. 10 yaşındaki oğlumun Türkçesi söyleneni anlaycak kadar yetiyor, şükür. Gel de bu çocuğa bu durumu anlat. Oğlum şimdi Türkiye’ye gidelim deyince yüüzünü buruşturuyor. Şu kazıklama işini bazı esnaflar bir maharet haline bir sanat haline getşirmiş. Bu duruma acil bir çare bulunmalı, Hadi biz ne ise de bu kazıklamayı maharet sanan insanlar çocuklarımız ülkemizden soğutuyor. ” dedi.
Her yıl izine gitmek hayal oldu diyen gurbetçiler, blr tatil yöresine gidip tatil yapmanın ise masal dinlemek gibi blr şey olduğunu söylediler.
NHaber.nl



