Avrupa enerji piyasalarında haftaya sert bir şokla başlandı. 2 Mart Pazartesi sabahı açılışta Avrupa referans gaz fiyatı olarak kabul edilen TTF kontratları yaklaşık yüzde 50’ye varan artış gösterdi. Geçen hafta megavatsaat (MWh) başına 32 euro civarında seyreden fiyat, kısa süreliğine 48 euro seviyesine kadar çıktı. Gün sonunda ise yaklaşık 43,30 euro/MWh düzeyinde kapandı.
Uzmanlara göre bu ani yükseliş, Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilim ve özellikle Katar’daki sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) üretiminin durdurulmasıyla bağlantılı.
Orta Doğu’da tansiyon yükseldi
Hafta sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik geniş çaplı hava saldırıları düzenlediği, İran’ın ise Körfez bölgesindeki çeşitli askeri hedeflere füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık verdiği bildirildi.

İran’a ait insansız hava araçlarının Katar’daki Ras Laffan Industrial City kompleksini ve Mesaieed’deki bir enerji santralini hedef aldığı açıklandı. Can kaybı yaşanmadığı belirtilse de, Katar yönetimi güvenlik gerekçesiyle LNG üretimini geçici olarak tamamen durdurduğunu duyurdu.

Katar, ABD’den sonra dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından biri konumunda bulunuyor. Üretimin askıya alınması, küresel gaz arzı açısından ciddi bir risk olarak değerlendiriliyor.
Hürmüz Boğazı alarm veriyor

Krizin bir diğer kritik boyutu ise Hürmüz Boğazı. Basra Körfezi’ni açık denizlere bağlayan bu dar geçit, dünya petrol ve LNG ticareti açısından hayati öneme sahip. Günlük yaklaşık 20 milyon varil petrolün (küresel üretimin yaklaşık yüzde 20’si) yanı sıra Katar’dan çıkan LNG sevkiyatlarının büyük bölümü bu güzergâhtan geçiyor.
Resmî olarak boğazın tamamen kapatıldığı açıklanmadı. Ancak İran Devrim Muhafızları’nın gemilere geçişin güvenli olmadığı yönünde uyarılar yaptığı bildiriliyor. Katar ise mevcut güvenlik riski nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndan geçen tüm gemi trafiğini askıya aldığını açıkladı.
Bölgedeki tanker trafiğinin yaklaşık yüzde 70 oranında azaldığı, yüzlerce petrol ve LNG tankerinin açıkta demirlediği belirtiliyor. Büyük denizcilik şirketlerinin de seferlerini durdurduğu kaydediliyor.
Avrupa neden doğrudan etkileniyor?
Avrupa Birliği ülkeleri, özellikle Rus gazına bağımlılığın azaltılmasının ardından LNG ithalatına ağırlık verdi. Katar bu tedarikte kilit aktörlerden biri.
Hürmüz Boğazı’ndaki fiilî aksama ve Katar’daki üretim kesintisi, küresel LNG arzında ciddi daralma riski doğuruyor. Bu durum, Avrupa gaz piyasasında arz endişesini artırarak fiyatların hızla yukarı yönlü hareket etmesine neden oldu.
Ayrıca Avrupa’da kış sezonunun sonuna yaklaşılırken gaz depolarındaki doluluk oranlarının düşük seviyelerde olduğu belirtiliyor. Hollanda’daki yer altı gaz depolarının doluluk oranının yaklaşık yüzde 10,5 seviyesinde olduğu ifade ediliyor. Düşük stok seviyesi, piyasayı arz şoklarına karşı daha kırılgan hale getiriyor.
Ekonomistler, Hürmüz Boğazı’nda kısmi bir aksama durumunda Avrupa gaz fiyatının 50 euro/MWh seviyesine çıkabileceğini; tam bir blokaj veya uzun süreli üretim kesintisi halinde ise fiyatların 100 euro/MWh’nin üzerine tırmanabileceğini öngörüyor.
Gaz fiyatı tüketiciye nasıl yansıyor?
2 Mart itibarıyla yaklaşık 43,30 euro/MWh seviyesindeki toptan gaz fiyatı, vergiler hariç metreküp başına yaklaşık 42 euro cent’e denk geliyor. Vergiler ve dağıtım maliyetleri eklendiğinde tüketici fiyatının 1,30–1,35 euro/m³ seviyelerine çıkabileceği belirtiliyor.
Enerji faturalarına etkisi ise sözleşme türüne göre değişiyor:
Dinamik sözleşme: Borsa fiyatları günlük olarak tarifeye yansıtıldığı için artış neredeyse anında hissediliyor.
Değişken sözleşme: Tarifeler aylık ya da dönemsel olarak güncellendiği için önümüzdeki dönemde yukarı yönlü revizyon ihtimali bulunuyor.
Sabit sözleşme: Mevcut kontrat süresi boyunca fiyat değişmediğinden kısa vadede koruma sağlıyor.
Enerji şirketlerinin yeni sözleşmelerde fiyatları yukarı çekmeye başladığı, sabit tarifelerin ise ilerleyen haftalarda daha da pahalanabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlardan uyarı: Panik değil, temkin
Enerji piyasası analistleri, tüketicilere panik yapmadan gelişmeleri yakından takip etmeleri çağrısında bulunuyor. Sabit sözleşmesi sona ermek üzere olan veya değişken tarifede bulunan tüketicilerin piyasayı dikkatle izleyerek karar vermeleri öneriliyor.
Orta Doğu’daki gerilimin seyri, önümüzdeki haftalarda Avrupa’daki enerji faturalarının yönünü belirleyecek en kritik unsur olarak görülüyor. Krizin derinleşmesi halinde hem gaz hem de elektrik fiyatlarında yeni artış dalgaları gündeme gelebilir.
Enerji piyasalarındaki belirsizlik sürerken, Avrupa genelinde hane halkları için bir kez daha “yüksek fatura” riski masada bulunuyor.
Nhaber



