Geçtiğimiz gün hayatını kaybeden Cansever’in ardından sosyal medya başta olmak üzere ulusal medyada binlerce paylaşım dolaştı.
Benim en ilgimi çeken ise Seyhan Palamut’un paylaştığı eski bir gazete kupürü.
Seyhan bey 12 Mart 1990 yılına ait aşağıda gördüğünüz Rotterdam Liman Gazinosu’nun reklamını paylaşmış.

Hollanda’da iş insanlarının, politikacıların, başarılı insanların çoğunun listesi tutuldu, hayatları yazıldı.
Bu gördüğünüz ilan beni Hollanda’ya ilk geldiğim yıllara götürdü ve bana adeta ev ödevi verdi, Yazmasan olmaz dedi .
80’li yılların ikinci yarısı idi. Kaçak Radyo furyasının olduğu yıllar. FM bandının her milimetresine nerdeyse iki korsan radyo düştüğü yıllar. Zaman zaman sahnede o günleri anlatıyorum.
Hollanda’da son yıllarda resmi olmayan verilere göre yılda 5 bin 500 ile 6 bin arasında düğün nişan yapılıyor. Gittiğim düğünlerdeki sanatçılar film şeridi gibi gözümün önünden geçti.
Bu insanların biri hariç hiç birinin hayatı yazılmadı. Çok çok ünlü olduktan sonra adı bilinen bir kaç sanatçımız var ama bu arkadaşlarımız da milyolar tarafından bilinmese de en azından yaşadıkları ülke konuşulduğunda adları da anılsın istemezler mi?
Her birinin hayatı gerçekten film olacak nitelikte. Bu insanlardan biri hariç dediğim sanatçımız Sabit Gürses… Hollanda’ya Göçün 40. yılında yazdığım 40 yıl 40 İnsan 40 Öykü kitabındaki öykülerden birisi Merhum Sabit Gürses’indir.
Zeki Müren’in bile hayran olduğu bir ses, yorum ve tam bir beyefendi idi. Kadri kıyymeti bilinmeyenlerden… Hafta sonları ya düğünlerde ya nişanlarda ya da ya da gazinolarda sahne alan hepsi birbirinden değerli yüzlerce sanatçımız var.
Sadece kendileri çalıp söylemez, düğünlerde davetlileri hop oturtup hop kaldırdıkları gibi Türkiye’den gelen bir çok ses sanatçısına da eşlik ederler. Ne yazık ki bu güne kadar hiç bir ünlü bu arkadaşlarımızın elinden tutmamıştır. Çünkü kendilerine rakip olmalarından korkmuşlardır. Bu durumda işin başka bir boyutu başla bir yazı konusu…
Aklıma rahmetli Müslüm Gürses ve Oya Aydoğan geldi. Hollanda’da haftalarca bir gazinoda program yapmışlardı ve onlara Hollanda’da eşlik eden Muhittin Ersan ve arkadaşları.
Henüz teknolojinin 45’lik plaklar olduğu dönemlerde “ Uykuda mısın Sevgili Yarim” adlı eseri dillere pelesenk eden Sabit Gürses’di. Kendisi ile tanışmaktan ziyade kardeşi Ayhan Gürses’in bağlaması ile Orhan Gencebay’ın bağlaması sanki ikiz kardeş gibi olduğunu kaç kişi bilir acaba. Ya ağabeyleri Necati Gürses’in Türkçe Hollandaca çıkardığı 45’lik plak: “Hollanda dedikleri Ardappel yedikleri, hiç aklımdan çıkmıyor Ik Hou Van Je dedikleri” şeklinde sözleri olan eseri birinci nesilden kaç kişi Hollandalı sevgilisine okumuştur acaba?
Salih Aydın’ı Avrupa’da bilmeyen, dinlemeyen hayran olmayan var mı? Yorumu, sesi, gırtlağı, hançeresi acaba kaç popüler sanatçıda vardır. Sahnede sazı ile devleşir, sesi ile Nelet Ertaş olur, Ferdi Tayfur olur, Orhan Gencebay olur ve Salih Aydın olur, kendi olur, ömür boyu iz olur duygu dünyanızda..
Hollanda’daki sanatçı arkadaşım, kardeşim, dostum dedğimden hangi birini sayayım, ilk aklıma gelen isimler; Semih Arıkan, Fevzi Baba, Bekir Tayfun, Esra, İlkay Yavuz, Ercan Es, Metin Erol, Cihan Ateş, Sabri Aslan, Berkant, Oktay Baykal, Ayhan Beyaz, Bülent Aydın, Serhan İlbeyi, Burak Tanrıverdi, Metin Kanun, Ercan Söğüt, Levent Sarılmışer, Yusuf Arkın, Kamil Orman, Yusuf Meral, Pınar Sezer…
Şimdilik bana müsaade ben ev ödevim için çalışmaya başlayayım, 60’lardan günümüze gurbetçi ses ve saz sanatçılarımızı tek tek bulmaya çalışayım, sizler de bu konuda bana yardımcı olursanız tarihe birlikte not düşmüş oluruz.
Yavuz Nufel- NHaber.nl
