Yavuz Nufel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yazmasam Olmaz’lık iftarlar…

Yazmasam Olmaz’lık iftarlar…

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

Hollanda’da “Yazmasam olamaz”lık  iftarlar…

Yurtdışı Türkler Başkanlığı bu konuda bir araştırma yaptı mı bilmem ama Hollanda Türkleri, Almanya başta olmak üzere diğer ülke Türklerinden  çok farklıdır.

İş dünyasında başarıları ile, kültür- sanat, siyaset, girişimcilik, medya, ticaret, yapılanma, örgütlenme, dayanışma, birlik beraberlik, kıskançlık vs ne Almanya, ne Fransa, ne Belçika ne de diğer ülkelerdeki yaşayan Türklerden hep bir adım değil bir koşu mesafesi öndedir.

Fazla olumsuz bir şey yazmayacağım şu mübarek günlerde. Yukarıda kıskançlık kelimesini diğer olumlu kelimelerin arasına nazar boncuğu olarak  yazdım!.

Destek Banner''

Hayatımın “ EN “ Ramazan ayı..

Güzel başlamıştı ramazan ayı… “Yavuz Nufel ile Ramazan Sohbetleri” adında her akşam videolar çekip paylaşıyordum.. Maalesef aldığım “en acı haber”le annemin yoğun bakımda olduğunu öğrendim.

Apar topar Türkiye’ye gittim. Meğer en acı haber değilmiş aldığım daha acısı varmış. 8 Mart akşamı en acı haberin bir üstü geldi. Annemizi kaybettik…

En son 7 Mart öğlen sonu gördüm annemim yüzünü…

9 Mart öğlen  namazını müteakip en son yolcuğuna çıkartıp, babamın yanına yatılı olarak teslim ettik naaşını. Hayatımda bir- iki gün içinde  en çok mesajı aldım, en çok arandım, soruldum…   Babam, “ İnsanlar düğünde ve cenazede belli olur” derdi. Ben de annemim ölümü ile sevilmenin, dostluğun ne demek olduğunu, babamın ne demek istediğini bizzat yaşadım, gördüm ve de acıların paylaşıldıkça azaldığının bir göstergesi oldu annemin vefatı… İyi ki varsınız.

Hollanda’da  62 Yılın “En” Güzel”  iftar sofraları…

Hollanda’ya gelişimizin 62. Yılına giriyoruz. Bu 62 yılın 40 yılında bir gazeteci olarak her ramazan en az 10 iftar davetine gittiğim Hollanda’da  bu yıl iftar yemeklerinin en güzelleri, iftar buluşmalarının bence en az eleştirileceklerini yaşadık.

Yıllardır VİP iftarları eleştiren ben, son 3 yıldır VİP iftar olmadan gitmem diye yazan ben, okuyucularıma farklı bence, kendimce mesaj vermeye çalıştım. Nedenlerini aşağıdaki örneklerde okuyacaksınız.

Türkiye’ye gitmeden önce iki iftar yemeğine katıldım.  İlki Genç kardeşimiz Muhammed Koç’un dünya markası olma yolunda Simit&Chesse’de Şerife Sucu kardeşimizin iftarı… Genç ve başarılı gençlerimizi görmenin mutluluğunu yaşadım.

İkincisi Rotterdam İslam Üniversitesi’nin iftarı.  1999 Depreminden sonra bir konferansta tanıştığım, Şule Perinçek’i iftarda görmek benim için bu ramazan ayının sürprizi oldu. Kendisi ile kısa bir video söyleşi de yaptık. Konuşması, verdiği  mesajları bu ramazan ayının ve Hollandalı Türkler için en anlamlı mesajları oldu.

35 yıl sonra Türkiye’de  yaşadığım iftarlar

Annemin yoğun bakımda olduğu günler, Türkiye’de ilk iftarımız Pendik’te Sevgili Kardeşim Yalçın Sarpdağ’ın  Sarp mekanlarının birindeydi. Sarp sokak Kahvecisi önünde Pendik Belediyesi’nin  devasa iftar çadırı,  çadıra girmek için oruç tutan tutmayan yüzlerce insanın oluşturduğu iftar kuyruğu. Video çektim yayınladım.

İkinci iftar 35 yıldır hiçbir ramazanda denk gelmediği için iftar edemediğimiz, ağabeyimin evinde ailece iftar, nasıl özel güzel ve “en” olmaz..

Ardından Hollanda Temsilcisi olduğum Küresel Gazeteciler Konseyi İstanbul İftarı için Başkanımız Mehmet Ali Dim’den davet aldım. Annemden dolayı İstanbul’da olduğumu duymuş, sağ olsun. Sevgili Gazeteci dostum, kardeşim Yaşar iliksiz ile öğlen saatlerinde buluştuk. Aynı Konseyin üyeleri yüzlerce arkadaşımız, meslektaşımız ile aynı sofraya oturmak, iftar öncesi ve sonrası fikir alışverişinde bulunmak, ismen bildiğimiz ama yüz yüze tanışma imkanımız olmayan  meslektaşlarımızla tanışmanın hazzı, özelliği güzelliği, lezzeti hangi dünya mutfağının lezzeti ile mukayese edilebilir ki..

Hollanda’da “Yazmasam olamaz”lık  iftarlar…

HTGV İftarı:

Türkiye’de olduğum için bu yıl gidemediğim, gönüllüsü olduğum  HTGV ( Hollanda Türk Gönüllüler Vakfı )iftarı. Bu yı lda yine deprem bölgesine yapacaklarını yapmışlar, duydum çok mutlu oldum. 6 Şubat Depreminden sonra Hatay merkezli deprem bölgesini mesken tutan HTGV, üç yıldır kurduğu aşevi ile birlikte yaptıkları yardımlarla depremzedelerin yaralarını sarmaya devam ediyor.  Her bağışın hesabını kuruşu kurşuna veren HTGV gönüllüleri Nilgün Şahin başkanlığında kardeşlerim Hollanda Türk Toplumu’nun o kadar güvenini kazanmışlar ki, geçen yıl iftar akşamında topladıkları 50 bin küsürlük rakam, bu yıl 80 bin küsür Euro olmuş… Şu anda yine sahadalar, çocukları sevindirme, aç- muhtaçları doyurma peşindeler…

Simtronic’in 45. Yılı,  iftar  ve  Radisson Hotel

Türkiye’den döndükten sonra hem dostları görmek, hem de bu anlamlı güne katılmak için Turgut Torunoğuları’nın 45 yıl önce ( 1981)  yine bir cuma günü  kurduğu Simtronic firmasının kutlaması iftara denk gelmişti.

Eski dostlarına çok çok  önem  Turgut Torunoğulları’nın öyküsünü, başarılarını anlatmaya gerek yok, bilen biliyor. Hiçbir şey bilmiyorsanız Google adını yazın binlerce safya çıkar karşınıza.

Torunoğulları iftarı sadece bir iftar ve kutlamadan öte bir şeydi benim için.  Hollanda’da Osman Çelik, kardeşi Erdal Torunoğulları ile ortak bir otelinde Amsterdam’da görücüye çıktığı gündü aynı zamanda (Resmi açılışı daha sonra yapılacağını öğrendik ).

Düşünün 45 yıl önce Kars’tan bir delikanlı Hollanda’ya  geliyor, yan gelir olsun diye kapı kapı dolaşarak tencere satıyor. Sonra o tencere fabrikasını alıp dünya markası yapıyor, Özelilikle değişik Avrupa ülkelerinde 800 kadına iş imkanı sağlıyor, Türkiye’de turizm, inşaat sektörü derken yaklaşık beş bin evin bacası onun sayesinde tütüyor, beş bin ailenin tenceresi onun sayesinde kaynıyor. Sevenleri, dostları, temsilcileri, müdürlerinin yanısıra, Türk Hollandalı, Faslı iş insanlarından oluşan yaklaşık 500 kişinin katıldığı iftar  Schiphol Havalimanı’na yakın konumda  Radisson Hotel’de idi… Sahiplerini yukarıda yazdım. Benim Hollanda’ya geldiğim yıllarda bırakın kadınları,  erkeklerin bile bu tür otellerde çay kahve içmesini,  acaba temzilik işçisi olarak nasıl girebilirim hayalini kurdukları bir otel. Oysa şimdi bırakın temizlik işçiliğini ( Haşa Temizlik işçilerini küçümsemiyorum) kadınlarımız o otele bir işveren, bir temsilci olarak girmenin gururunu yaşıyor. Anladımız mı nden VİP iftarları övdüğümü. Bu otellerin sahibi olmak varken hala 45- 50-60 yıl önceki gibi mi kalmalıydık, mezebelekik yerlerde mi iftar etseydik.

MÜSİAD Hollanda İftarı  ve  züccaciyecilik devri bitti

Yine Hollanda Türklerinin  gururu, Avrupa Türklerinin medarı iftiharı, Corendon Havayolları kurucusu Atilay Uslu ve Yıldıray Karaer’in sahibi olduğu, önünde devasa uçak bulunan Benlüks ülkerinin en büyük oteli Amsterdam Corendon Hotel… Müsiad Hollanda yeni yıl resepsiyonlarında  Hollanda Kraliçesinin eski yazlık sarayını, iftar yemeklerinde de Corendon Hoteli adres olarak sabitledi, mesken tuttu.

Katılamadım ama haberlere baktım, gördüm, okudum… İftar aynı zamanda bir ekonomik zirveye dönüşmüş. Hem de Ortadoğu’nun kan ve gözyaşı ile sulandığı  günlerde çok anlamlı çok uluslu bir iftar.  Ali Köklü  Müsiad Hollanda başkanlığına geldiği günden beri, çok farklı ve aktif bir Hollanda Müsiad görüyoruz. Zaten son üç yıldır  Türkiye dışında en faal ülke seçiliyor Müsiad Hollanda.. Kardeş, dost ülkelerin büyükelçileri iş adamlarının katıldığı sadece iftar değil  Müsiad Hollanda’nın her programı adeta uluslararası mini bir zirveye dönüşüyor.  Daha ne olsun. Elbette VİP iftar diyeceğim çünkü işverenlerimiz artık import export,  züccaciyecilik devrini çoktan kapattı, masaya dünya devleri ile oturuyorlar.

Hollanda’nın NASA’sında iftar..

NASA: National Aeronautics and Space Administration ( Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi) Amerika’da ama Hollanda’nın NASA’sı da bence Eindhoven’da bulunan  Evoluon… Bilmeyenler Genel Yayın Yönetmenimiz Sedat Tapan’ın haberini aşağıdaki linke tıklayarak okuyabilir.

Eindhoven’un İkonik Evoluon Binasında 100 Kişilik İş Dünyası İftar Buluşması – N’haber

Koçak Organizasyon sahibesi genç kızımız, göçün 60. yılında öyküsünü yazdığım / çektiğim Necla Koçak kardeşimizin kızı Esra Koçak

Esra kızımızın “Business Network Iftar”ında daha önce Rotterdam, Amstedam, Den Haag gibi şehirlerde yapılan her etkinlikte yüzlerini gördüğümüz insanladan hiç biri yoktu.

Fakat katılan insanların hepsi iş insanı, hepsi kendi alanlarında söz sahibi…  Daha önceleri uçan daire şeklindeki binayı arkalarına alıp dışarıdan fotograf çektirenler değil bizzat dünyaca ünlü bu binanın içinde işletme sahibi olmak az bir şey mi?

İftara yarım saat var, tüm davetliler masalarda yerlerini almış. Yere kağıt düşse sesi duyulacak şekilde bir sessizlik hakim salona. Sahnede asırlar öncesinden gelen ulvi bir ney sesi.  Hollanda’da hemen hemen herkesi tanıdığını zırvalayan ben, 100 kişilik salonda tanıdıklarımın sayısı 10 kişiyi geçmiyor. Tek tesellim onların bir kısmının beni tanıyor olması. Tandıklarım arasında sevgili kardeşim Avukat Eşref Yeniaşçı ve eşi Filiz kardeşim aynı zamanda iftarın sponsorlarından. Hıncal Uluç gibi zenginde gördüğümü fakirlere yazacak değilim, ama iftar menüsü Türki Cumhuriyetler mutfağından özenle seçilmiş, ağızlara layık. Davetlilerin hemen hepsi sanki bir saraylı asilzade, kibar, gösterişten şatafatttan uzak..

Eleştiri bizim işimiz

Kendi kendime, “ Ulan eleştirecek bir şey yok mu” derken, ezan okunmaya başladı. Akşam ezanı bu kardeşim 4-5 dakika sürer mi?  Sadece Eindhoven’da değil, her gitiğim iftarda akşam ezanını okuyan arkadaşlar, sesiniz güzel,anladık, makamı yerinde; ama akşam ezanı böyle okunmaz ki. Biz eskiden İftar vaktine 15 saniye var, diyen  radyo spikerini duyunca içinden 1 den 15’e kadar sayan bir nesil  olarak 4-5 dakika süren ezanı dinlemenin ne demek olduğunu nasıl anlatacağımı bilemedim. Hadi ben ne ise ezanın ilk “Allahü Ekber”inde ağzına ilk lokmayı atanlardanım, peki orucunu açmak için ezanın bitmesini bekleyenler için ezan, eza olmuyor mu? ( Bu konu beni aşar Nihat Hatipoğlu’nun sahasına girer )

Gazeteciyim ya Esra Koçak  kızımıza dedim ki, “ Sanıyorum bu binada ilk kez iftar veriliyor. Bu binanın yönetimi olarak zorluk çıkardılar mı?” Hani yabancı düşmanlığı, islam karşıtlığı varya Hollanda’da.  Öküz altında buzağı arıyorum, anlayacağınız. Tek bir olumsuz kelime söylese öküz altından fil bulup deve çıkartacağım.  “ Yok abi, hatta bina yönetimi destek verdi, sizin için ne yapabiliriz dediler. Çok memnun oldular” dedi…

İşte acısı ile tatlısı ile 62 yıl sonra Hollanda’da “en”lerle dolu bir ramazan ayı böyle bitmek üzere. Kadir geceniz mübarek, ettiğiniz dualar kabul olsun.

Yavuz Nufel- NHaber.nl

Yazmasam Olmaz’lık iftarlar…
+ - 0
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

N'haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!