Almanya’nın otomotiv sektöründe maliyet baskısı giderek büyüyor. Mercedes-Benz, Almanya’daki üretim tesislerinin rekabet gücünün korunabilmesi için çalışma koşullarında değişiklik yapılmasını isterken, gerekli maliyet düşüşlerinin sağlanamaması halinde iki fabrikanın kapatılabileceği uyarısında bulundu.
Alman otomotiv devi Mercedes-Benz, Almanya’daki üretim faaliyetlerinin yüksek maliyetler nedeniyle giderek daha fazla baskı altında olduğunu açıkladı. Şirket yönetimi, özellikle işçilik maliyetleri ve üretkenlik konusunda Almanya’daki tesislerin uluslararası rekabet gücünün artırılması gerektiğini savunuyor.
Mercedes-Benz’in üretimden sorumlu yöneticisi Michael Schiebe, Sindelfingen fabrikasındaki çalışan toplantısında yaptığı açıklamada, maliyetlerin yeterince düşürülememesi durumunda Almanya’da bir araç montaj fabrikası ile bir motor ve aktarma organları fabrikasının kapatılabileceği uyarısında bulundu. Ancak şirket, hangi tesislerin bu risk kapsamında olduğunu açıklamadı.
35 saatten 38 saate çıkarılması gündemde
Tartışmanın merkezinde çalışma süreleri bulunuyor.
Mercedes-Benz yönetiminin üzerinde durduğu seçeneklerden biri, çalışanların haftalık çalışma süresinin ek ücret ödenmeden 35 saatten 38 saate çıkarılması. Şirket açısından bu değişiklik, Almanya’daki üretim maliyetlerinin azaltılması ve mevcut tesislerin daha rekabetçi hale getirilmesi açısından önemli bir unsur olarak görülüyor.
Çalışanları temsil eden IG Metall ise çalışma süresinin ücret karşılığı olmadan artırılmasına karşı çıkıyor. Sendika, 35 saatlik çalışma düzeninin korunmasını savunuyor ve otomotiv sektöründeki maliyet sorunlarının yalnızca çalışanların üzerine yüklenmemesi gerektiğini belirtiyor.
Mercedes hangi fabrikaları işletiyor?
Mercedes-Benz’in Almanya’daki önemli üretim merkezleri arasında Sindelfingen, Bremen ve Rastatt bulunuyor. Şirket ayrıca Düsseldorf gibi önemli ticari araç üretim tesislerine de sahip.
Mercedes-Benz’in Düsseldorf fabrikasında yaklaşık 5.500 kişi çalışıyor ve tesiste Sprinter ile eSprinter modellerinin üretimi yapılıyor. Şirket, Temmuz 2026’da yaptığı açıklamada Düsseldorf tesisinin gelecekteki rekabet gücünün artırılması ve yeni nesil üretime hazırlanması üzerinde çalışıldığını bildirmişti.
Bununla birlikte son açıklamada kapatılması gündeme gelen tesislerin isimleri açıklanmadığı için, Sindelfingen, Bremen veya Rastatt’tan hangisinin risk altında olduğunu kesin olarak söylemek şu aşamada mümkün değil.
Otomotiv sektöründe baskı Mercedes’le sınırlı değil
Mercedes-Benz’in açıklaması, Almanya otomotiv sektöründe son dönemde artan maliyet ve istihdam baskısının yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Volkswagen de yeniden yapılanma baskısıyla karşı karşıya. Şirket, kârlılık beklentilerini aşağı çekerken kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecini hızlandıracağını açıkladı. Almanya’daki otomotiv üreticileri, özellikle Çinli üreticilerin artan rekabeti, yüksek üretim maliyetleri, elektrikli araçlara geçişin maliyeti ve uluslararası ticaret politikalarındaki değişikliklerle mücadele ediyor.
Bu gelişmeler Almanya’daki otomotiv çalışanlarını da harekete geçirdi.
175 bin çalışan sokağa çıktı
IG Metall’in 21 Eylül’de düzenlediği ülke çapındaki eylemlere göre yaklaşık 175 bin otomotiv sektörü çalışanı protestolara katıldı. Sendika tarafından Almanya genelinde yaklaşık 280 ayrı eylem düzenlendi.
Sindelfingen’deki Mercedes-Benz tesisinde de binlerce çalışan eylemlere katıldı. IG Metall’in Stuttgart bölge teşkilatına göre yalnızca Sindelfingen’deki etkinlikte yaklaşık 22 bin kişi yer aldı.
Sendikanın temel talepleri arasında 35 saatlik çalışma haftasının korunması, fabrikalara yatırım yapılması ve istihdamın güvence altına alınması bulunuyor. IG Metall ayrıca Almanya’daki sanayi kuruluşlarının enerji maliyetlerinin düşürülmesini ve Avrupa’nın otomotiv sektörünü uluslararası rekabete karşı daha güçlü şekilde desteklemesini istiyor.
Sendika: “Çözüm çalışma süresini uzatmak değil”
IG Metall, işverenlerin çalışma sürelerini uzatma ve istihdamı azaltma yönündeki taleplerine sert şekilde karşı çıkıyor.
Sendikaya göre otomotiv sektörünün geleceği yalnızca maliyetleri düşürerek değil; yeni ürünlere, elektrikli araçlara, batarya teknolojisine, yazılıma, üretim tesislerine ve çalışanların eğitimine yatırım yapılarak güvence altına alınabilir.
Sendikanın 21 Eylül’deki eylem çağrısında özellikle 35 saatlik çalışma haftasına dokunulmaması gerektiği vurgulandı.
Almanya otomotiv sanayisi kritik bir dönemeçte
Mercedes-Benz’in fabrika kapatma uyarısı, Almanya’nın en önemli sanayi sektörlerinden biri açısından dikkat çekici bir gelişme.
Bir tarafta şirketler yüksek maliyetleri ve uluslararası rekabet baskısını gerekçe göstererek daha fazla verimlilik ve esneklik talep ediyor. Diğer tarafta çalışan temsilcileri, maliyet azaltma politikalarının istihdam ve ücretler üzerinden yürütülmesine karşı çıkıyor.
Mercedes-Benz açısından ise temel soru, Almanya’daki üretim tesislerinin maliyetlerinin nasıl düşürüleceği ve bu tesislerin uzun vadede küresel üretim ağı içerisinde nasıl rekabetçi tutulacağı.
Şirket şu aşamada belirli bir fabrikanın kapatılacağını açıklamış değil. Açıklanan durum, maliyet azaltma konusunda yeterli ilerleme sağlanamaması halinde bir montaj tesisi ile bir motor/aktarma organları tesisinin kapatılabileceği yönündeki uyarı niteliğinde.
Önümüzdeki dönemde Mercedes-Benz yönetimi ile çalışan temsilcileri arasındaki görüşmeler, Almanya’daki tesislerin geleceği açısından belirleyici olacak.
Nhaber Merkezi

