Uluslararası Sınırda Çocuk Kaçırmalar: Hollanda-Hindistan Anlaşmazlığının Perde Arkası
DEN HAAG Uluslararası çocuk kaçırmalarının dramatik artışı, aile hukuku uzmanlarını ve çocuk hakları savunucularını alarm haline getirdi. Başta Hindistan olmak üzere çeşitli ülkelerle yaşanan velayet anlaşmazlıklarında, çocuklar sınırlar arasında mahsur kaldı. Merkez Uluslararası Çocuk Kaçırmalarının (Centrum Internationale Kinderontvoering) müdürü Coskun Çörüz, “İçinde bulunduğumuz durum bir acil vakadir” diyerek durumun ciddiyetini vurgulayıp, gerekli yasal çerçeveleri güçlendirmenin zorunlu olduğunu belirtti.
Hindistan İle Artan Gerginlik
Hollanda ve Hindistan arasındaki velayet anlaşmazlıkları son yıllarda dikkat çekici oranda artış göstermişti. Çoğu durum, diğer ülkede yaşayan taraflardan birinin çocuğu ebeveynleri olmaksızın kendi ülkesine götürme kararı aldığı hallerde ortaya çıkmaktadır. Çörüz’e göre, özellikle Hindistan ile yapılması gereken yasal ilişkiler henüz yeterli derecede geliştirilmemiş durumda. “Hindistan’ın uluslararası velayet anlaşmalarından tam olarak yararlanması gerekirken, bu konuda çekimser kalmaya devam etmektedir” şeklinde değerlendirmede bulunan Çörüz, durumu çözmek için AB’nin harekete geçmesi gerektiğini söyledi.
Çocukların Yaşadığı Travma
Uluslararası sınırları aşan çocuk kaçırma olaylarında, yaşanan psikolojik etkiler uzun vadede ciddi sonuçlara neden olmaktadır. Yapılan araştırmalara göre, bu tür olayları yaşayan çocukların yüzde 75’i sonradan psikolojik problemlerle karşı karşıya kalmıştır. Her iş gününde bir çocuk kaçırılırken, Hollanda’ya kaçırılan çocukların yüzde 75’i yurtdışından gelirken, yüzde 25’i Hollanda’dan dışarıya götürülmektedir. Bu istatistikler, Hollanda’nın hem çocuk kaçırmalar için bir hedef ülke hem de kaynak ülke konumunda olduğunu göstermektedir.
Yasal Çerçevenin Güçlendirilmesi Şart
Coskun Çörüz, medyasyon yoluyla çözüm bulunabileceğini vurgulamakla birlikte, herhangi bir yasal çerçeve olmaksızın ülkeler arasında uyumun sağlanmasının neredeyse imkânsız olduğunu söyledi. “Şu anda Hindistan’la aramızda imza atılmış bir velayet anlaşması bulunmamaktadır. Eğer bu değişmezse, çocuklarımız her geçen gün daha büyük tehlike altına girmektedir” ifadelerini kullanan Çörüz, uluslararası hukuk çerçevesinde somut adımlar atılmasının zorunlu hale geldiğini anlatmaktadır.
Hollanda, Avrupa Birliği’nin diğer ülkeleriyle işbirliği içerisinde hareket ederek, özellikle Hindistan gibi büyük ekonomilerin uluslararası velayet anlaşmalarına imza atmasını sağlamak için arabulucu rolü oynamalıdır. Merkezin direktörü, uzun yıllar devam eden bu yasal boşluğun artık kapatılması gerektiğini söyleyerek, “Kağıt üzerinde sürdürülen medyasyon masaları yerine, gerçek ve etkili yasal mekanizmalar kurulmalıdır” diye ekledi.
Nhaber.nl



