Don Ceder’in Enschede Konuşması Türk Kamuoyunda Yankı Uyandırdı

ChristenUnie Milletvekili, Süryanice sözde”soykırım” anması töreninde konuştu; STK’ların sessizliği dikkat çekerken “İşbirlikçilik Karşıtı Komite” itirazını dile getirdi
ENSCHEDE – Hollanda ChristenUnie (Hristiyan Birlik) Partisi Milletvekili Don Ceder, Enschede’de düzenlenen Sayfo anma töreninde yaptığı konuşmayla yeniden gündemin merkezine oturdu. Sosyal medya paylaşımından yansıyan görüntüler ve açıklamalar, Hollanda’daki Türk diasporası ve Türkiye kamuoyunda tepkilere neden oldu.
Don Ceder Kim?
Don Guno Maria Ceder, 20 Ekim 1989’da Amsterdam’da, Surinamlı bir baba ile Ganalı bir anneden dünyaya geldi. Vrije Universiteit Amsterdam’da hukuk okuyan Ceder, 2021 genel seçimlerinin ardından Hollanda Temsilciler Meclisi’ne girdi. Hristiyan Birlik Partisi üyesi olan Ceder, meclisteki kariyeri boyunca Ermeni Soykırımı’nın ve Sayfo’nun (1915 Süryani soykırımının) Hollanda hükümeti tarafından tanınması için aktif bir kampanya yürütmektedir. Şubat 2026’da Hollanda parlamentosu, hükümetin “Ermeni soykırımı meselesi” yerine doğrudan “Ermeni soykırımı” ifadesini kullanmasını talep eden geniş destekli bir önergeyi kabul etti.

Enschede Konuşması ve Sosyal Medya Paylaşımı
Ceder, geçtiğimiz günlerde Enschede’deki Aziz Kuryakos Kilisesi bünyesinde düzenlenen Sayfo anma törenine katıldı ve kürsüye çıktı. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 111 yıl önce gerçekleşen bu soykırım sırasında Güneydoğu Türkiye’de yaşayan Aramlıların yüzde 70’inden fazlasının öldürüldüğünü ileri sürdü ve kurbanları andıklarını belirterek hem Hollanda’daki hem de dünya genelindeki Arami topluluğunun direncine saygı duruşunda bulunduklarını kaydetti. Ceder ayrıca 5 yıldır bu meseleyi Hollanda hükümetinin gündemine taşımaya çalıştığını ancak Jetten kabinesinin de bu adımı atmaktan kaçındığını, bunun hukuki bir tutarsızlık değil, jeopolitik kaygıların yansıması olduğunu öne sürdü.
Paylaşıma eklenen fotoğraflarda Ceder’in söz konusu kilisenin bahçesinde Sayfo 1915 yazılı kürsünün arkasında konuştuğu görülmektedir. Ceder’in bir diğer fotoğrafında ise İsrail bayrakları önünde yer aldığı dikkat çekmektedir.

TİKDF Harekete Geçti

Enschede’deki Aziz Kuryakos Kilisesi’ne Seyfo anıtı yerleştirilmesine yönelik girişim, Türk İslam Kültür Dernekleri Federasyonu’nun (TİKDF) tepkisini çekti. TİKDF Başkanı Ali Alıcıkuş tarafından yapılan açıklamada, söz konusu anıtın 1915 olaylarına ilişkin tek taraflı bir yaklaşımı yansıttığı belirtildi; tarihsel konuların siyasi tartışmalar yerine bilimsel çalışmalar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Alıcıkuş, uluslararası düzeyde farklı görüşlerin bulunduğu tarihsel meselelerin kamu alanlarında kesin hükümler içeren sembollerle temsil edilmesinin toplumsal hassasiyetleri artırabileceği uyarısında bulundu.
TİCF, Enschede Belediyesi başta olmak üzere ilgili kurum ve taraflara diyalog odaklı bir yaklaşım benimseme çağrısında bulundu. Açıklamada, toplumsal gerilimi artırabilecek adımlar yerine karşılıklı anlayış, saygı ve ortak yaşam kültürünü güçlendirecek girişimlerin desteklenmesi gerektiği ifade edildi.
“İşbirlikçilik Karşıtı Komite”den Sert Çıkış
Türk kamuoyunda dikkat çeken bir diğer ses de kendilerini “Comité Anti-Collaborateurs” (İşbirlikçilik Karşıtı Komite) olarak tanımlayan bir gruptan yükseldi. Komite adına açıklama yapan A. Çağlayan, anıtın Birinci Dünya Savaşı dönemini eksik bir tarihsel çerçevede sunduğunu öne sürdü. Çağlayan, dönemin bazı Süryani lider ve silahlı gruplarının Osmanlı İmparatorluğu’na karşı Rusya ve İngiltere ile iş birliği yaptığını hatırlatarak bu gerçeğin anıtta ve Ceder’in konuşmasında hiç yer bulmadığını vurguladı. Çağlayan ayrıca Türk yetkililerin bu süreçle yakından ilgilenmesini, gerekirse şehirde kapsamlı bir protesto düzenlenmesini ve tüm sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesini talep etti.
Hollanda’daki Türk STK’larının Sessizliği Dikkat Çekiyor
Gelişmelerin en çarpıcı boyutlarından biri, Hollanda’daki Türk diasporası STK’larının büyük çoğunluğunun bu konuda herhangi bir açıklama yapmamış olmasıdır. TİCF dışında organize bir karşı duruş sergilenememesi, kamuoyunun bir kesiminde eleştiri konusu oldu. Türk toplumunun Hollanda’daki en köklü kuruluşlarının bu hassas tarihin siyasi araçsallaştırılması karşısında sessiz kalması, diaspora temsilcileri arasında koordinasyon eksikliğine ilişkin sorgulamaları beraberinde getiriyor.
Tarihsel Bağlam: Hollanda’nın Tanıma Tutumu
Hollanda, 2015 yılında Süryani soykırımını resmen tanıyan ülkeler arasına girdi. Arami tarihçiler, bu tanınmanın diğer soykırımlara kıyasla sınırlı kaldığını ve bunun başlıca nedeninin, söz konusu toplulukların 20. yüzyılda kendi devletlerinden yoksun kalmaları ile siyasi güçsüzlükleri olduğunu savunmaktadır. Bu tarihsel tablo, Türk tarafının benimsediği karmaşık savaş dönemi jeopolitiğini ve Osmanlı’nın çöküş sürecindeki iç dinamikleri göz ardı ettiği yönündeki eleştirileri güçlendirmektedir.
Fotoğraflar:Don Ceder facebook hesabından
Nhaber.nl | Hollanda’dan Türkçe Habercilik




