1. Haberler
  2. Haberler
  3. Türkiye, Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’nin 30. Taraflar Konferansı’na Katıldı

Türkiye, Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’nin 30. Taraflar Konferansı’na Katıldı

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

Screenshot 20251126 004127 Edge

OPCW’nin 30. Konferansı: Kimyasal Silahsız Bir Dünya İçin Küresel Taahhüt

Lahey’de 25 Kasım’da başlayan Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün (OPCW) 30. Taraf Devletler Konferansı (CSP-30), küresel güvenlik ortamındaki risklerin arttığı bir dönemde kimyasal silahsızlanmaya yönelik uluslararası taahhüdü yeniden gündeme getirmiştir. Toplantıda Türkiye’yi Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan temsil etmiştir.Screenshot 20251126 021010 Edge

Gerilen Güvenlik Ortamı

OPCW Genel Direktörü Büyükelçi Fernando Arias, açılış konuşmasında tüm beyanlı stokların imha edilmiş olmasına rağmen Irak, Malezya, Suriye ve Birleşik Krallık’ta belgelenen vakaların, ayrıca Ukrayna savaşının başlamasından bu yana artan kimyasal madde kullanımı iddialarının ciddi bir uyarı niteliğinde olduğunu söyledi. Arias’a göre küresel güvenlikteki kötüleşme, örgütün izlemesi ve doğrulaması gereken alanların genişlediğini gösteriyor

Destek Banner''

Türkiye’nin Tutumu

Screenshot 20251126 023044 EdgeBüyükelçi Fatma Ceren Yazgan, Türkiye’nin ulusal beyanında, ülkenin Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne (CWC) olan güçlü bağlılığını teyit etmiştir. Yazgan, Türkiye’nin kurucu üye sıfatıyla sözleşmenin tam ve etkin bir şekilde uygulanmasını desteklemeye devam ettiğini vurgulamış; ayrıca Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, Türkiye’nin kimyasal silahlar konusundaki duruşunu aşağıdaki başlıklar altında ifade etmiştir:

Sayın Başkan, Türkiye, Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’nin eksiksiz ve etkin bir şekilde uygulanmasına yönelik güçlü bağlılığını sürdürmekte ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) faaliyetlerini desteklemeye devam etmektedir. Cenevre Protokolü’nün yüzüncü yılına yaklaşırken, kimyasal silah kullanımına karşı oluşan küresel normu muhafaza etmeli ve Sözleşme’nin evrenselleştirilmesi için çaba sarf etmeliyiz. Sözleşme, küresel silahsızlanma ve yayılmanın önlenmesi mimarisinin temel bir direğidir.

Güney Sudan’ın bu konferansa katılımını memnuniyetle karşılıyor, diğer ülkeleri de benzer bir yaklaşım sergilemeye davet ediyoruz.

Sözleşme’nin her ihlali, Sözleşme’nin temel prensiplerine zarar vermektedir. Bu vesileyle, tüm kimyasal savaş kurbanlarını saygıyla anmak isterim. Modern tarihin en büyük kimyasal saldırılarından biri olan 2013 Guta saldırısının acı hatırası hala canlılığını korumaktadır.

Sözleşme’nin eksiksiz ve tarafsız bir şekilde uygulanması, örgütün etkinliğinin sürdürülmesi ve mevcut düzenin korunması, güç dengesinden bağımsız olarak tüm taraf devletlerin ortak sorumluluğudur. Kimyasal Silahlar Sözleşmesi (CWC) kapsamı dışındaki aktörlerden kaynaklanan tehditler de aynı çerçevede ve anlayışla ele alınmalıdır.

Sayın Başkan, yeni Suriye hükümetinin Sekreterya ile sürdürdüğü işbirliğini ve Esad döneminden kalan kimyasal silah kalıntıları ile ilgili materyalin doğrulanmış bir şekilde imha edilmesine yönelik taahhüdünü memnuniyetle karşılıyoruz. Bu konunun aciliyeti göz önüne alındığında, Yürütme Konseyi’nin ekim ayında hızlandırılmış saha denetimi için aldığı kararı olumlu buluyoruz. Katar heyetinin bu konudaki katkılarını da takdirle karşılıyoruz.

Suriye’nin mevcut aşamada bu görevi tek başına yerine getirme kapasitesine sahip olmadığı açıktır. Türkiye olarak, Suriyeli uzmanların eğitimi ve kapasite geliştirme çalışmalarına katkı sağlamaya hazırız ve sahadaki faaliyetleri kolaylaştırma yönündeki aktif angajmanımızı sürdüreceğiz.

Suriye’nin yeni bir ulusal otorite oluşturmasını ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) nezdinde daimi temsilci atamasını olumlu karşılıyoruz. Ayrıca, Suriye’nin hak ve ayrıcalıklarının iade edilme zamanının geldiğine inanıyor ve taraf devletleri bu konuyu olumlu değerlendirmeye davet ediyoruz.

Bölgesel barış sürecinin başarısı için destek vermeye devam edecek ve bölgede adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışın tesisine yönelik çabalara katkıda bulunacağız.

Sekreterya’yı, işgal altındaki Filistin topraklarındaki durumu izlemeye devam etmeye çağırıyoruz. İsrail’in Kimyasal Silahlar Sözleşmesi (CWC) norm ve ilkelerine aykırı kimyasal maddeler kullandığına dair iddialar bulunmaktadır. Bu bağlamda, Filistin’in Sekreterya’dan teknik yardım ziyareti talebini destekliyoruz. Filistin tarafının belirttiği gibi, bu ziyaret kapasite farkı kapanana kadar bekletilemez ve kesinlikle ertelenmemelidir.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına olan bağlılığımızı bir kez daha teyit etmek isteriz. Genç nesillerin geleceğinin tehlikeye atılmadığı, adil ve sürdürülebilir bir barışın tesis edildiği bir Ukrayna arzumuz devam etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti olarak, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) çalışmalarına aktif desteğimizi sürdürme kararlılığındayız. Örgütün faaliyetlerine, belirlenmiş laboratuvarlar da dahil olmak üzere, katkıda bulunmaktan memnuniyet duymaktayız. Ayrıca, Bilimsel Danışma Kurulu’na sağladığımız uzman desteğini de devam ettireceğiz.

2026 ve 2027 yılları için hazırlanan iki yıllık bütçe programına ilişkin taslak kararı desteklemekteyiz. OPCW’nin temel görevlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirebilmesi için tam olarak finanse edilmesini temenni ediyoruz.

Konuşmasını bu sözlerle tamamladı.Screenshot 20251126 021619 Edge

Gündemin Öne Çıkan Başlıkları

Bir hafta boyunca sürecek oturumlarda üye devletler şu dosyaları ele alıyor:

  • Sözleşme uygulaması ve uyum: Tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin değerlendirmeler.
  • Kullanım vakaları ve iddiaları: Son yıllardaki olayların siyasi ve teknik boyutları.
  • 2026-2027 bütçesi: İki yıllık program ve mali çerçevenin onaylanması.
  • Kurumsal düzenlemeler: İcra Konseyi üyelikleri ile yeni Genel Direktör seçimi.
  • Yapay zeka ve yeni teknolojiler: Gelişen teknolojilerin denetim ve doğrulama süreçlerine etkisi.
  • Kimyanın barışçıl kullanımı: Güvenli üretimin teşviki ve uluslararası işbirliği mekanizmaları.

Yeni Genel Direktör

27 Kasım’da yapılacak oylamada, İsviçre’nin Helsinki Büyükelçisi Sabrina Dallafior Matter’in OPCW’nin yeni Genel Direktörü olarak seçilmesi bekleniyor. Matter, 27 Temmuz 2026’dan itibaren dört yıllık görev süresine başlayacak.

Anma ve Ödül Programları

Konferansın ikinci gününde, Kimyasal Savaş Kurbanlarını Anma Günü kapsamında bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirilecek.
24 Kasım’daki resmi törende ise OPCW-Lahey Ödülü, kimyasal silahların yasaklanmasına katkıları nedeniyle Korgeneral Ichiro Akiyama, Büyükelçi Kenneth Ward ve Tümamiral Torben Mikkelsen’e takdim edildi.

Tarihsel Çerçeve

OPCW, 1997’den bu yana kitle imha silahlarının bir türünün tamamen ortadan kaldırılmasını sağlaması nedeniyle uluslararası alanda örnek gösteriliyor. 2023 itibarıyla üye devletler tarafından beyan edilen toplam 72.304 metrik ton kimyasal ajanın geri dönüşü olmayacak şekilde imha edildiği doğrulandı. Örgüt, bu başarısı nedeniyle 2013’te Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmüştü.

Süren İşbirliği

Konferansa El Salvador’un Daimi Temsilcisi Agustín Vásquez Gómez başkanlık ediyor. Uluslararası kuruluşlar, kimya sektörü ve sivil toplum temsilcilerinin katılımı, kimyasal silahsızlanma hedefinin çok taraflı bir çabanın ürünü olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

OPCW, 193 üye devletiyle kimyasal silahların tamamen ortadan kaldırılması yönündeki küresel çabayı izlemeye ve yönlendirmeye devam ediyor. Bu süreç, uluslararası güvenliğin korunmasında eşine az rastlanan bir başarı olarak değerlendiriliyor.

Haber: Sedat Tapan

Türkiye, Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’nin 30. Taraflar Konferansı’na Katıldı
+ - 0
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

N'haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!