Yavuz Nufel

İki açık mektup…

featured

İlhan Karaçay’a açık mektup

İlhan Karaçay- Hollanda

Adı Hollanda ile Özdeş Gazeteci, 

Gazeteciliğin Van Gogh’u 

İlhan ağabey,

4 Ocak 2024 tarihli yazını yine Avrupalı Türklerin meselelerine ayırmışsın.

Kendine mal ettiğin sloganınla “Ne sağcıyım ne solcu, futbolcuyum futbolcu “ dediğin gibi siyasi ve politik tarafsızlığını korumuşsun.

Afbeelding van WhatsApp op 2024 01 08 om 17.06.17 43dac267

O yüzden  her kesim sana “ ağabey” diyor ya.

Avrupalı Türklerin arabalarının Türkiye’de kalış süresinin ( sadece emeklilerin ) 2 yıldan 4 yıla çıkartılması konusunu ele almışsın. Yaşın gereği olsa gerek gençleri atlamışsın sadece kendin gibi emeklileri düşünmüşsün ama yine de orada bile bazı püf noktaları var ki arayıp bulmuşsun.

Normal vatandaşların arabaları 2 yıl kalacak yine ama emeklilerin arabaları 4 yıl…

Önce kendimi sana affettireyim sonra bir mektup da ben yazacağım Zafer Sırakaya beye…

afbeelding met tekst menselijk gezicht person k

Yaş yetmiş iş bitmiş derler ama Allah sağlık versin İlhan Ağabey geçtiğimiz günlerde 18. Yaş günü kutladın.

Gördük, duyduk…

Tabii ki kendi mizah anlayışınla 82’yi ters çevirerek.

Her espriye gülecek halimiz yok,  ama yine de helal olsun, o yaştaki çoğu insan yellenirken kalçası çıkarken sen İlhan ağabey maşallah çağrıldığın yere erinmez, çağrılmadığın yerde görünmezsin…  Buradan can-ı ciğerden Maşallah dedim,  üç kez  tü tü tü yaptım. Duydun mu, hissettin mi?

Allah nazarlardan,  hastalıklardan korusun, inşallah dalya dediğini de görürüz. (Dalya 100 yaş ) Ve o zaman da fazla sıfır olmuş diye sonundan bir sıfır atar ve 100’ü 10. yaş günüm diye bir yazı yazarsın.

Yavuz yaş günümü kutlamadı diye serzenişte bulunmasan da aklından mutlaka geçmiştir biliyorum. Özellikle kutlamadım, özel bir yazı yazayım, dedim ama adamın hayatını 18 yaşından itibaren Mersin’den başlayıp Çin ve Mao Devrimi, Kanada, Hollanda, Arjantin nerdeyse gün gün yazmış biri olarak farklı bir yazı olsun istediğimdendir.

Fazla uzatmadan bu vesile bu bir kaç cümle ile kutlamış oldum. Çok sevdiğin ( aslında hiç sevmediğin) Bülent Ersoy’un okuduğu şarkılardan sonra “ Helal mi, helal mi” diye seslendiği gibi sesleniyorum sana:  İlhan ağabey, “ Kabul mü, kabül mü?”

afbeelding met persoon menselijk gezicht kleding

Zafer Sırakaya’ya açık mektup

Zafer Sırakaya
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı
Dış İlişkiler Başkanı
İstanbul Milletvekili

Sayın Zafer Sırakaya,

Biz Avrupalı Türklerin sorunlarını en iyi bilenlerden biri olduğunuzu, duyarlılığınızı, köklü çözüm aradığınızı bilen, bizzat çalışmalarınıza şahit olan biriyim.

Avrupalı Türk gençlerinin sıkıntılarından en başta geleni dövizle askerlik miktarı.
İnanın gençler bu konudan çok şikayetçi. Yeni yıl ile birlikte artan bedel söz konusu olunca yine gençlerin gündemlerinde “Askerlik bedeli kaç Euro oldu” sorusunun ardından tartışmalar, serzenişler…

Her altı ayda bir Türkiye şartlarına göre belirlenen miktar, döviz kurundaki dalgalanmalar faklı rakamlar ortaya çıkarıyor. Örneğin Aralık ayında müracaat eden bir genç 4 bin 50 Euro ödemesi gerekirken yeni yılda müracaat eden bir genç  5 bin 600 Euro ödemek zorunda.

Her ne kadar konsolosluklar ocak ayı sonuna kadar müracaatlar durduruldu, henüz resmi bir açıklama yok  döviz miktarı konusunda deseler de, Türkiye’de 180 bin TL’nin  karşılığı bugünkü kurdan 5 bin 600 Euro ediyor.

Saygıdeğer vekilim,

Bu yazacaklarımı gençler kendi aralarında konuşuyor, çözüm üretiyor, size iletmemi istiyor. Bu konuda üç farklı tarafın cümlelerini aynen yazıyorum:

Birinci taraf;

-Elbette vatan sevgisinin karşılığı para ile ölçülmez

-Bir düğün salonu kirası bile 20 bin Euro

-Bir düğünün müzisyenleri bile neredeyse askerlik bedeli kadar para istiyor.

-Bir düğün fotoğrafçısı bile video, albüm vs. 5 bin Euro

İkinci taraf

-Biz zaten tatillerde, izinlerde ülkemize döviz girdisi sağlıyoruz.

– Sabit bir fiyat olsa ne olur.

-Bin Euro olsa kimse bir şey demez,

– Benim çok tanıdığım var bin Euro’ya askerlik işini bağladı.

– O zaman seçim vardı kısa bir süre düşürdüler

-Benim amcaoğlu 2 bine yaptı, 3’e; 4’e yapanlar var..

Üçüncü taraf

  • Abi çıkarsın vatandaşlıktan olur biter, tatile gideceksen Hollanda pasaportu ile gidersin!
  • Ya şunu sabit bi rakam yapmazlar mı?
  • Üçse üç, dörtse dört, her altı ayda bir düştü çıktı valla şaşırdık.
  • Bin Euroya düştüğü zaman gitmedik de, ‘zamanla tamamen kalkacak, sadece 3 yüz, 5 yüz Euro yazışma masrafı alınacak’ dediler, bekledik bekledik, bak ne oldu…

İşte böyle sayın vekilim,

Her ne kadar bu günlerde yaklaşan yerel seçimlerden dolayı partilerin genel  merkezleri aday adaylarının istilasına uğramış durumda arı kovanı gibi. İnşallah bu açık mektuplarımız bu arı kovanı içinde kaybolup gitmez.

Dinlemek, iletmek bizden, cevap sizden, vereceğiniz cevabı beklemek gençlerden;  elçiye zeval olmaz derler diyor, saygılarımı sunuyorum.

2024’ün ilk “ Yazmasam olmaz”ı ile yeni yılınızı kutlar, sağlık mutluluk ve toplum yararına insanlık yararına düşündüğünüz her şeyin gerçekleşmesini dilerim.

 

Yavuz Nufel – NHaber.nl

 

 

 

 

 

 

İki açık mektup…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 8 Ocak 2024, 19:06

    Benden de sana helal olsun abi. Üç aşağı beş yukarı aynı konuları bende eski AKP milletvekili Faruk Nafiz Özal’a ilettiğimde, “ya Ben hiç bu açıdan bakmamıştım, döndüğümde ben arkadaşlarla bir konuşayım” demişti. Yıllar sonra 1000 avroya düşürdüler ama toplumd tamamen kalkar beklentisi oluştu. Vatandaş kalkmasını beklerken eski haline geri döndü. Sorunu geniş bir şekilde ele alıp güzel bir şekilde aktarmışsın. Dileğimiz beklediğimiz etkiyi göstermesi. Yüreğine, eline sağlık. Başarılarınızın devamını diliyor sevgi saygı ve selamlarımı sunuyorum.