Haber/ Yorum
Tunahan Kuzu’nun geçtiğimiz yıl Ağustos ayında gerçekleştirilen genel kurul sonrasında genel başkanlık görevine yeniden atanmasıyla birlikte DENK Partisi’nde önemli gelişmeler yaşanmaktadır.
29 Ekim’deki Hollanda genel seçimlerinde üç milletvekili çıkararak rahat bir nefes alan DENK Partisi, seçimlerin ardından başlattığı yapılanma süreci neticesinde, partiye uzun yıllar hizmet vermiş birçok ismin ya kendi isteğiyle ayrıldığı ya da ayrılmak durumunda bırakıldığı gözlemlenmektedir.
Yeni yıl öncesinde, uzun yıllardır tercihli oylarla Dordrecht Belediye Meclisi üyeliğine seçilen Mehmet Safranti’nin Mart 2026’daki seçimlerde aday olmayacağını açıklaması ve ardından hem vatandaşların hem de parti içindeki yerel seçimlerde Lahey’de liste başı olması beklenen Tahsin Çetinkaya’nın çeşitli entrikalarla istifaya zorlanması, yaklaşan fırtınanın habercisi niteliğindedir.
Yapısal Ayrımcılık yapılıyor dedi, istifa etti
Bugün Hollanda medyasında yer alan bir haber, DENK Partisi’ni yeniden gündeme taşıdı. DENK Partisi’nin Rotterdam’daki aktif üyelerinden Safa Sodirijo, partide “yapısal ayrımcılık” yaşandığını iddia ederek görevlerinden istifa ettiğini duyurdu. Sodirijo, uzun yıllardır bölge meclisi üyesi, komisyon üyesi ve meclis çalışanı olarak hizmet vermiş; ayrıca hem Eyalet Meclisi hem de Temsilciler Meclisi aday listelerinde yer almıştı. Ancak 1 Ocak itibarıyla tüm görevlerinden ayrılmıştır.
Sodirijo, partinin kamuoyunda savunduğu “ayrımcılıkla mücadele” söyleminin iç yapıda karşılık bulmadığını savunuyor. Ona göre DENK içinde insanlar tam tersine kökenleri üzerinden değerlendiriliyor.
“DENK ayrımcılıkla mücadele ediyor diyor, ama içeride tam tersi yaşanıyor”
Sodirijo, yaşadıklarının parti imajıyla çeliştiğini belirterek sessiz kalmak istemediğini söyledi. Ayrılma kararının fitilini ateşleyen olay ise Rotterdam liste başı Faouzi Achbar’ın, “Diğer partiler gibi bir yönetici yetiştirme havuzumuz yok” sözleri oldu. Sodirijo bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, partide yeterli yetenek bulunduğunu ancak bu kişilerin önünün açılmadığını ifade etti.
Aday listesi krizi ve ‘arkadaş kayırmacılığı’
Sodirijo ayrıca aday listesi konusunda yaşanan iç çatışmaya dikkat çekti. Parti yönetimi listeyi hazırlamış, ancak Temsilciler Meclisi grubunun buna karşı çıkması üzerine parti içinde büyük bir bölünme yaşanmıştı. Çoğunluk milletvekillerinin tarafını tutunca yönetim istifa etmişti.
Sodirijo bu süreci “demokratik olmayan bir müdahale” olarak nitelendiriyor:
“Kurallar açık: listeyi yönetim belirler. Bu tamamen arkadaş kayırmacılığıydı.”
Bu çıkışının ardından parti içindeki tavrın değiştiğini, kendisine bağırıldığını ve sonunda “fazla çatışma çıkardığı” gerekçesiyle meclis çalışanı olarak görevine son verildiğini söyledi. Bunun üzerine tüm görevlerinden ayrılma kararı aldı.
“Türk veya Fas kökenli değilsen kabul görmüyorsun”
Sodirijo, yaşadıklarının münferit olmadığını belirterek eski Rotterdam belediye meclis üyesi Natasha Mohamed-Hoesein’in de benzer şekilde dışlandığını söyledi. Ona göre partide köken önemli bir belirleyici hâline gelmiş durumda:
“Türk veya Fas kökenli değilsen kabul görmüyorsun. Bu da ayrımcılıktır.”
Achbar’ın Mohamed-Hoesein’e “Başörtüsünü nasıl takacağını bile bilmiyorsun” dediğini iddia eden Sodirijo, bu tür ifadelerin çalışma ortamını zehirlediğini belirtti.
‘Yetenek yok’ söylemi ve durdurulan gelişim
Sodirijo, partide sıkça dile getirilen “yetenek eksikliği” söyleminin gerçeği yansıtmadığını, aksine bu söylemin sorumluluktan kaçmak için kullanıldığını savunuyor. Ona göre bu yaklaşım, hep aynı kişilerin ön plana çıkarılmasına yol açıyor.
Örnek olarak Rotterdam belediye meclis üyesi Rashid Dahoe’yu gösteriyor:
“Göreve geldiğinde hiçbir destek verilmedi. Sorun yaşadığında ise alay edildi. Şimdi neredeyse grup odasına bile alınmıyor.”
Editörün notu: 29 Ekim seçimlerinde ülke genelinde yaklaşık 250 bin oy alan DENK Partisi’nin Mart ayında yapılacak yerel seçimlerde oylarında yarı yarıya düşmesi hiç de sürpriz olmaz.
Ayrıca yaptığımız alan çalışmasında DENK’in sadece parti içinde yapısal ayrımcılık yapmadığını, kendilerine oy vermediklerini kesin bildikleri vatandaşlara ve esnaflara karşı da ayrırımcu tutum içinde oldukları aşikar. Ayrıca Gazeteci Yavuz Nufel’in eleştirilerini beğenmeyen parti yetkililerinin NHaber’e karşı tutumları ve yaptıkları ayrımcılık kamuoyunun gözleri önünde cereyan etmektedir.
NHaber.nl
.

