Yavuz Nufel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. 7 Kocalı Hürmüz TNOP öldü mü?

7 Kocalı Hürmüz TNOP öldü mü?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

Şimdi pazar pazar ” Ulan TNOP ne, ne kocası ne ölmesi” dediğinizi duyar gibi oluyorum.

O zaman önce 5 Aralık 2023 tarihli yazıyı bu yazının üstüne  tıklayarak bi okuyun derim: 

Okudunuz mu?

Tamam…

Destek Banner''

Yazının sonuna eski zamanlarda olduğu gibi öyle 4 fıkra seçtim ki gülmeniz yüzde yüz garanti.   Pazar pazar sizi germek istemem.

Şimdi de gazeteci olarak çizgimi, felsefem: Sağlam Kaynak, Doğru Bilgi, Adil Yorum.

O halde adil olmak adına  yukarıdaki linkte 2023 kasım tarihli yazımı okuduğunuzu kabul ederek yazıyorum ve soruyorum…

Yaklaşık iki yıldır TNOP’tan tık çıkmıyor,  TNOP mu öldü,  kocaları mı ( Koca burda başkan veya başkanlar oluyor )

Gelinen noktaya bakınca acaba Durmuş Doğan’a fazla mı yüklendik, fazla mı haksızlık ettik diyorum.

Ki, eğer Durmuş Doğan  hala TNOP’un başında olsaydı geçen süre içinde  ses getirecek en az 10 etkinlik yapardı. Eğri oturalım doğru konuşalım.

2023 Kasım ayında  TNOP başkanı Ramazan Kaya TNOP’u 7 kocalı olmaktan kurtarınca ne bileyim eksikleri gördüler,  her halde diğer ticari kuruluşlarla boy ölçüşecek işler yapacaklar diye ummuştum.

Malesef yanıldım…
Aman ha,  özür falan dilemiyorum,  ama mevcut duruma göre  Durmuş Doğan’a fazla yüklenmişim fakat , o gün öyle idi bugün böyle…

TNOP Başkanı Ramazan Kaya aynı zamanda Amsterdam Esnaflar Birliği’nin de başkanı.

Geçen süre zarfında 60. yıl kutlaması dahil en az 10 etkinlik yapıldı hepsi de Amsterdam  Esnaflar Birliği adına…

Yahu sizin amacınız üzüm yemek değil bağcıyı dövmek miydi?

TNOP 7 kocadan kurtulunca hiç bir şey yapmadılar diyemem, Bir taşla iki kuşluk bir etkinlik yaptılar, tabi etkinlik demek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama  2024’de Ramazan ayında iftar programında 18 Mart Çanakkale Zaferi  kutlandı, hatta ben de şiir okudum…

Bu yıl ramazan ayında Başkan Ramazan ile görüştük…

“Abi biz iftara harcanacak para ile hastalara yardım yapacağız, sizleri de davet edeceğiz” dedi… Ben TNOP’u soracaktım, zaten 90 küsür iftar daveti vardı. ( Bazı STK’ların ve derneklerin  yanlışlarından birisi de verdikleri iftar yemeklerini  etkinlik olarak görmeleri )

Ne bayram ne yeni yıl kutlaması dahil bir şey görmedik, duymadık,

Kısaca TNOP’da  üye dernekler  tarafından kurucu Başkan Durmuş Doğan alaşağı edilip yönetim değiştikten edildikten sonra tık yok… ( Bu girişimde, bu alaşağı etme eyleminde TOV Utrecht’in  bağımsız kaldığını, deyim yerindeyse etliye sütlüye karışmadığının altını çizmek gerekir )

Gelen gideni aratır sözünü söylemek için hiç de erken değil.

Hatta ve daha da önemlisi TNOP yeni yönetimi en kısa zamanda notere gidip resmen kuruluşumuzu tescil ettireceğiz ve size haber verceğiz,  demişti. O konuda da bir şey duymayınca başlığa “7 Kocalı Hürmüz dediğim TNOP öldü mü?” dedim. Olur ya TNOP kendini feshetmiş de olabilir. Çünkü bu zamana kadar Ramazan Kaya TNOP başkanlığı sıfatı ile değil yine Amsterdam Esnaflar Birliği Başkanı sıfatı ile anılıyor.

Duruma göre TNOP meselesinde kalem oynatmaya devam ederim.

İşte Pazar günü için seçtiğim gülme garantili,  düşündürücü fıkralarım.. 

Bir zamanlar Kayseri’ye bir Yahudi gelmiş. Adı da Moiz imiş. Ticaret yapmak için çarşıda bir dükkan tutmuş.

Komşularına sormuş;

“Bu çarşıda en çok kimden çekinmeliyim?” diye.

Tüccarlardan biri, bir kaç dükkan ötesini göstererek;

“Bak, orada bir İhsan Ağa var, ona git. Lakin onun yanına desturla yanaş” demiş.

Moiz, İhsan Ağa’nın yanına gitmiş. Bakmış ki İhsan Ağa’nın dükkanı bomboş..

“Ne iş yaparsın İhsan Ağa?”

“Her şeyi alıp satarım”

“O da ne demek İhsan Ağa?”

“Mesela, kabul edersen senin dişlerini satın alırım”

“Olur mu hiç öyle şey!”

“Neden olmasın? Dişlerine 10 altın veririm. Ömrünün sonuna kadar ağzında kalsın, öldükten sonra da benim olsun”

Moiz içinden; “Bu saf adama mı kurnaz diyorlar?” diye gülmüş. “İyi ki Kayseri’ye gelmişim. Çok güzel paralar kazanırım” diye içinden geçirerek;

“Kabul, ver 10 altını” demiş.

Aradan bir kaç gün geçmiş. İhsan Ağa yanında iki üç kişiyle Moiz’in dükkanına gelmiş.

“Dişlerine müşteri çıktı. Malı görmek istiyorlar. Aç ağzını da görsünler malı” demiş.

Moiz; “Hani dişlerim ölünceye kadar benimdi?” diye kızmış..

İhsan Ağa; “Merak etme, ölümünden sonra teslim etmek üzere satacağım” demiş.

Müşteriler Moiz’in dişlerine 12 altın vermişler. İhsan Ağa teklifi az bulup reddetmiş.

Ertesi gün İhsan Ağa bir başka müşteri grubuyla yine Moiz’in dükkanına damlamış. Yine dişleri muayene, yine pazarlık, müşteriler teklifi 15 altına çıkarmış. İhsan Ağa yine teklifi reddetmiş.

Üçüncü gün başka müşteri, dördüncü, beşinci gün, derken; sonunda Moiz patlatmış;

“Beni hayvan pazarında dişleri kontrol edilen eşek durumuna düşürdün! Al şu 10 altınını” demiş.

İhsan Ağa gülmüş; “Olur mu? Bu dişler 20 altını gördü. 30 altından aşağısına geri vermem”

Moiz çaresiz, her gün ağzını kontrol ettirmektense 30 altın vermeyi kabul etmiş.

İhsan Ağa gülmüş; “Gördün mü? Ben sana her şeyi alıp satarım dediğimde bana inanmamıştın..“

Vehbi Koç önceki senelerdeki gibi, yazlık evine taşınırken, diğer bir kaç kişisel eşyaları ile beraber kışlık evdeki buzdolabı da taşınmaktadır…

Bunu duyan yeni atanmış Genel Müdür Cengiz Solakoğlu, buzdolabının taşınmasını engeller ve yazlık eve hemen yeni bir buzdolabı gönderir…

Bunu duyan Vehbi Koç çok kızar ve telefon açarak;
– “Sen kendi işine baksana, benim tarzıma niçin karışıyorsun?” diye çıkışır…

Solakoğlu ;
– “Efendim, kışlık evinizdeki buzdolabını yazlığa taşıdığınız duyulursa biz bundan sonra yazlıkçılara nasıl buzdolabı satarız?” deyince,
Vehbi Koç gülerek telefonu kapatır ve meşhur sözünü söyler :

– “İyi eleman seç, iyi para ver…
Çünkü kötü eleman sana pahalıya mal olur…

Profesör bir öğrenciyi kürsüye çağırıp
-Anlat dersi, demiş
öğrenci başlamış anlatmaya.
-Şimdi kürsünün üstüne çık, devam et.
Öğrenci kürsüye çıkıp devam etmiş
-Kürsünün üstüne bi sandalye koy, üstüne çık devam et.
Öğrenci söyleneni yapmış.
Şimdi sandalye üstüne tabureyi koy devam et
Öğrenci artık düşmemek için dengesini kontrol ederek konuştukça dediklerinde tutarsızlıklar başlamış
Hoca dersi bitirmiş: İnsan yükseldikçe dediklerinde tutarsızlıklar olur, çünkü artık beyin söyleneni değil bulunan yerden düşmemeyi önceler…

Temel, Budist olmaya karar vermiş. Temel’i Konfüçyüs’ün karşısına çıkarmışlar!

Konfüçyüs ilk ders olarak;
”Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi sakın başkasına yapma” demiş!
Temelin gözleri fal taşı gibi açılmış ve şaşkınlık içinde haykırmış;
“Ne yani aynı şeyin kendime yapılmasını istemediğime göre şimdi ben Fadime’yi beceremeyecek miyim?

Konfüçyüs, oturduğu yerden ayağa fırlar ve adamlarına bağırır;
“Atın şunu dışarı. Bin yıllık felsefenin içine etti bu herif…”

Yavuz Nufel-NHaber.nl

7 Kocalı Hürmüz TNOP öldü mü?
+ - 0
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

N'haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!