DENK Partisi’nde Seçim Listesi Krizi: Sağduyu Zamanı
DENK Partisi, Hollanda’daki azınlıkların temsilcisi olarak, 29 Ekim parlamento seçimleri öncesinde içsel anlaşmazlıklarla karşı karşıyadır. Parti yönetimi ve seçim komisyonu, tüzük hükümlerine uygun bir aday listesi oluşturma sürecindeyken, bazı adayların “Bu liste kabul edilemez, mevcut yönetimi değiştirelim (darbe) ve kendi listemizi oluşturalım” şeklinde ifadelerle ayrışma yaratmaya çalıştığı gözlemlenmektedir.
Siyasi partilerde her zaman adayların sıralama talepleri olabilir, bu doğaldır. Ancak bu taleplerin usule uygun şekilde, partinin disiplin ve etik kuralları içinde çözülmesi gerekir. Üyelerin listesinin izinsiz ele geçirilip, seçim kararı alındı diyerek davetler gönderilmesi ise sadece hukuka değil, partinin temel değerlerine de büyük bir aykırılıktır. Bu tür yöntemler, sadece yönetimin değil, partinin bütünlüğünün de altını oymaktır.
Oysa anketler DENK için parlamento kotasını aşan, milletvekili sayısını 4 hatta 5’e çıkarma potansiyeli sunuyor. Bu tarihi fırsatın önünde iç çekişmeler, bölücülük ve sabote edici davranışlar olmamalı. Parti içi huzursuzluğun daha da derinleşmesi, sadece seçimi değil, partinin geleceğini de tehlikeye atar.
Yönetimin ve parti ileri gelenlerinin bu durumu soğukkanlılıkla ele alıp, bir an önce uzlaşma yolunu bulması gerekiyor. Aksi takdirde, kendi elleriyle partiyi bölmek isteyenlere ve aşırı sağın ekmeğine yağ sürenlere zemin hazırlanmış olur.
Unutulmamalıdır ki, iç kavga yerine dayanışmayı seçen bir DENK, sadece azınlıkların değil, Hollanda siyaseti için de güçlü ve kalıcı bir aktör olmaya devam edecektir. Bu nedenle tarafların sağduyulu davranması, partiyi kaosa değil başarıya taşıyacak yegâne yoldur.
Siyaset, duygularla değil akıl ve stratejiyle yürütülür. Hele ki seçim öncesi dönemde, birlik ve beraberlik her zamankinden daha değerlidir.
Saygılarımla,
Sedat Tapan – Hollanda
