Ramazan ayına sayılı günler kaldı. Müslümanlar olarak ibadetlerimizi daha da artıracağımız, camileri dolduracağımız bu mübarek ayın huzurunu yaşamak için hepimiz heyecan içindeyiz. Ancak, camiler etrafında yaşanan düzensiz araç parkı sorununu da göz ardı etmemek gerekiyor. Maalesef, bu sorumsuzluk bazı durumlarda can kaybına bile yol açabilecek ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
Geçtiğimiz günlerde Rotterdam’da yaşanan üzücü bir olay, bu sorunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Cemaatin yoğun olduğu bir camide namaz sırasında kalp krizi geçiren bir vatandaşa ambulans ve sağlık ekibi müdahale etmekte büyük güçlük yaşadı. Nedeni ise cami çevresine gelişigüzel park edilen araçlardı. Acil müdahale ekipleri, caminin girişine ulaşmakta gecikti ve bu gecikme, hastanın hayatını riske atan ciddi bir soruna yol açtı. Allah’tan ki bu olay ölümle sonuçlanmadı, ancak hepimizin bu tür durumlara karşı çok daha duyarlı olması gerektiğini acı bir şekilde gösterdi.
Cami yönetimleri, bu tür olaylarla karşılaştığında hem cemaatin tepkisini yönetmekte hem de güvenliği sağlamakta büyük zorluk çekiyor. Camii, sadece ibadet edilen bir mekân değil, aynı zamanda toplumun ortak kullanım alanıdır. Burada bir düzen sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Peki, ne yapmalıyız?
Öncelikle camiye yakın bölgelerde oturanların mümkünse yürüyerek veya toplu taşıma ile gelmeleri teşvik edilmelidir. Araç kullanımı zorunlu olanların ise kesinlikle uygun park alanlarına yönlendirilmesi gerekiyor. Camii etrafındaki yollar, özellikle de acil durum araçlarının geçişine engel olmayacak şekilde bırakılmalı. Belediyelerle iş birliği yapılarak cami çevresinde belirli düzenlemeler yapılabilir ve park alanları genişletilebilir. Ayrıca, cami yöneticileri ve yerel yetkililer bu konuda cemaatle düzenli bilgilendirme toplantıları yapmalı, duyurular hazırlamalıdır.
Bu noktada en önemli görevlerden biri de bireysel sorumluluk bilinci taşımaktır. Hepimiz birbirimizi uyarmalı, bu konuda hassasiyet göstermeliyiz. Namaz kılarken başkalarının haklarına zarar vermemek, bir canı tehlikeye atmamak, İslam’ın en temel prensiplerinden biridir. Trafik kurallarına uymamak, bir başkasının hayatını riske atmak, sadece dünyevi bir hata değil, aynı zamanda ahlaki ve dini bir sorumluluktur.
Ramazan ayında camilerimizin dolup taşacağı bir döneme giriyoruz. Bu süreçte hepimiz daha dikkatli olmalı, ibadetimizi yaparken kimseyi mağdur etmemeliyiz. Unutmayalım ki, İslam düzen ve sorumluluk dinidir. Cami etrafında yaşanan düzensiz park sorunu, sadece bir trafik meselesi değil, aynı zamanda insani ve ahlaki bir meseledir.
Bu konuda hepimize büyük görev düşüyor. Bir anlık dikkatsizlik, bir can kaybına neden olabilir. Sorumluluğumuzu yerine getirelim, trafikte ve park konusunda bilinçli hareket edelim, birbirimizi uyaralım. İbadet için geldiğimiz camilerde huzuru ve güvenliği hep birlikte sağlayalım!