Fehmi Uzun
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Hollanda değişiyor, Siz değişimin neresindesiniz?

Hollanda değişiyor, Siz değişimin neresindesiniz?

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

Hollanda Değişiyor… Peki Bu Değişimin Neresindeyiz?

Son aylarda Hollanda siyasetini biraz dikkatle takip eden herkes bir şeyi açıkça fark ediyor: Ülkede siyasi rüzgâr yön değiştirdi. Göç, entegrasyon ve kimlik tartışmaları yeniden siyasetin merkezine yerleşti. Yeni hükümetin kurduğu dil, attığı adımlar ve hazırladığı politikalar özellikle göçmen kökenli toplulukları yakından ilgilendiriyor. Bunların başında da kuşkusuz Türkler ve Müslümanlar geliyor.

Hollanda uzun yıllar boyunca farklı kültürlerin bir arada yaşayabildiği bir ülke olarak gösterildi. Bu model bazen “çok kültürlü toplum” olarak övüldü, bazen de eleştirildi. Ancak bugün gelinen noktada tartışmanın tonu değişmiş durumda. Artık mesele sadece uyum değil; güvenlik, göçün sınırlandırılması ve toplumsal aidiyet gibi başlıklar daha sert bir dille konuşuluyor.

Yeni hükümet özellikle göç politikalarında ciddi sıkılaşma sinyalleri veriyor. Sığınma politikalarının yeniden düzenlenmesi, aile birleşimi konusundaki kısıtlamalar ve göç akışını azaltmaya yönelik planlar bunun ilk işaretleri. Bu politikalar doğrudan Türk toplumunu hedef alıyor demek doğru olmaz; fakat sonuçlarının Türkler ve Müslümanlar üzerinde hissedileceği de açık.

Destek Banner''

Çünkü Hollanda’daki Türk toplumu artık sadece “misafir işçilerden” oluşmuyor. Üçüncü ve dördüncü nesil büyüdü. Üniversitelerde okuyan, şirket yöneten, kamu kurumlarında çalışan binlerce insan var. Buna rağmen toplum içinde hâlâ bazı önyargılar varlığını sürdürüyor. Siyasi tartışmaların sertleşmesi ise bu önyargıları zaman zaman yeniden görünür hale getiriyor.

Son yıllarda camilere gönderilen tehdit mektupları, sosyal medyada yayılan İslam karşıtı söylemler veya bazı siyasi kampanyalarda kullanılan dil bu atmosferin bir parçası. Elbette Hollanda hukuk devleti bu tür aşırılıklara karşı güçlü mekanizmalara sahip. Fakat toplumdaki psikolojik iklim de en az hukuk kadar önemlidir.

Bir başka önemli mesele de genç neslin kimlik arayışı. Hollanda’da doğmuş, burada eğitim almış Türk gençleri kendilerine şu soruyu soruyor: “Biz bu toplumun tam olarak neresindeyiz?”

Bir yandan Hollandalı, diğer yandan Türk ve Müslüman kimliğine sahip bir kuşak yetişiyor. Bu durum aslında bir zenginliktir. Ancak siyasetin dili sertleştiğinde bu gençler kendilerini iki dünyanın arasında sıkışmış hissedebiliyor.

Tam da bu noktada Türk toplumuna düşen önemli bir sorumluluk var. Bu ülkenin bir parçası olduğumuzu sadece söylemle değil, katılım ile göstermemiz gerekiyor. Siyasete, yerel yönetime, sivil topluma ve ekonomik hayata daha fazla katılım sağlamak zorundayız. Çünkü toplum içinde görünür olmak, önyargıları kırmanın en güçlü yollarından biridir.

Unutmamak gerekir ki Hollanda demokrasisi güçlü bir demokrasidir. Bu ülkede fikirler tartışılır, politikalar değişir, hükümetler gelir gider. Ancak toplumun gerçek gücü vatandaşların aktif katılımından doğar.

Bugün yapılması gereken şey korkuya kapılmak değil; daha bilinçli, daha örgütlü ve daha aktif bir toplum olmaktır.

Çünkü geleceğin Hollanda’sı sadece siyasetçilerin kararlarıyla değil, bu ülkede yaşayan insanların ortak iradesiyle şekillenecek.

Ve şu soruyu kendimize sormanın zamanı geldi:

Değişen Hollanda’da biz seyirci mi olacağız, yoksa bu hikâyenin aktif bir parçası mı?

Fehmi Uzun- NHaber.nl

Hollanda değişiyor, Siz değişimin neresindesiniz?
+ - 0
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

N'haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!