Tesadüf mü, Sessiz Bir Uyarı mı?
Son birkaç gündür kapıların altından aynı kitapçık giriyor. Benim posta kutuma da bırakılmıştı; önce önemsemedim, sonra oturup şöyle bir göz gezdirdim. Bahsettiğim, devletin gönderdiği o meşhur “hazırlık rehberi”. İçinde su stoklayın, bir fener edinin, pilli radyo bulundurun, elektriğin kesilmesiihtimaline karşı hazır olun gibi uyarılar yer alıyor.
İtiraf edeyim, ilk anda “Hollanda’da mı?” diye gülümsemekten kendimi alamadım. Çünkü burada yıllardır yaşıyoruz; en uzun elektrik kesintisi bir saat sürmüştür, suyun kesilmesi ise olağanüstü bir durumdur. Dolayısıyla bu kitapçık ister istemez insanın aklına başka ihtimalleri getiriyor.
Devlet böyle bir uyarıyı durup dururken yapmaz; hele Hollanda hiç yapmaz. Bu ülkede her şey planlıdır, gönderilenher zarfın bir gerekçesi vardır. Hâl böyle olunca insan sormadan edemiyor: “Bir bildikleri mi var?”
Sonra haberleri açıyorsunuz. Ukrayna’da savaş hâlâ sürüyor. Rusya’nın sert açıklamaları, Avrupa ülkelerinin peş peşe yaptığı toplantılar, NATO’nun arka arkaya yayımladığı değerlendirmeler… Sessiz ama tedirgin edici bir dönemin içinden geçiyoruz. Bu belki savaşın ayak sesleri değil ama gerginliğin tok sesi her yerde yankılanıyor.
Putin’in son açıklamalarını izlemişsinizdir. Açık açık tehdit etmese de “Buralarda işler büyüyebilir” mesajı havada asılıduruyor. Avrupa’nın en küçük ülkeleri bile tetikte. Hollanda’nın vatandaşına böyle bir rehber göndermesi de tam olarak bu atmosferle örtüşüyor.
Bir de işin şu tarafı var: Bu önerilere uymanın bize ne zararı var? Evimizde ne harcamalara para döktüğümüz ortada. Birkaç şişe su, bir el feneri, biraz pil ve belki bir radyo… Bunlar kimseyi fakir etmez ama olası bir kriz anında insana ciddi bir güven duygusu sağlar.
Kötü bir şey yaşanmazsa ne âlâ; aldıklarımız rafta durur. Ama olur da işler tersine dönerse ki içinde bulunduğumuz dönemde kimse kesin konuşamıyor o zaman “Keşke hazırlık yapsaydım” demenin hiçbir anlamı kalmaz.
Ben bu kitapçığı ilk gördüğümde önemsemedim; ancak milyonlarca haneye gönderiliyorsa mutlaka bir sebebi olduğunu düşündüm. Devletin uyarılarını ciddiye almak panik değil, sağduyudur. Geleceğe yönelik küçük adımlar atmak aslında büyük bir güvenlik sağlar.
Sonuç olarak, bu rehber gerçekten yaklaşan bir çatışmanın habercisi midir, yoksa devletin ihtiyatlı yaklaşımının bir parçası mı, bunu ancak zaman gösterecek. Benim kanaatim ise şu: Hazırlıklı olmak kimseyi küçültmez; tam tersine insanı güçlü kılar. Hele ki dünya bu durumdayken.
Fehmi Uzun – NHaber.nl

