Sedat Tapan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Türk Dil Bayramı Üzerinden Gölge Siyaset

Türk Dil Bayramı Üzerinden Gölge Siyaset

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

Bazen bir gazetecinin görevini yerine getirerek haksız bulduğu bir konuyu eleştirmesi gerektiğine inanıyorum; her şeyin nizamî kurallar çerçevesinde olması gibi, biz de üstlendiğimiz görevi yerine getirebilmek adına bir kurumu eleştirme gereği duyduk.

Otuz yıl… Az bir süre değil. Bir federasyon için kurumsallaşmak, vizyon ortaya koymak, memleketine kalıcı değer kazandırmak için fazlasıyla yeterli bir zaman. Ancak Hollanda’da 30 yıldır faaliyet gösteren HOKAF Karaman Federasyonu’na bakıldığında geriye dönüp sorulması gereken ciddi sorular var.

Yıllardır faaliyet denildiğinde akla gelenler belli: Kış aylarında Arabaşı ikramı, bayramlaşma programları ve rutin sosyal buluşmalar. Elbette gelenek yaşatmak kıymetlidir. Ancak üç on yıl boyunca bir federasyonun varlığı bundan ibaretse, burada yapısal bir vizyon eksikliğinden söz etmek gerekir.

Karaman’ın yurt dışında tanıtımı adına hangi kalıcı adım atıldı? Hangi kültürel, akademik ya da ekonomik köprü kuruldu? Hangi genç için burs fonu oluşturuldu? Hangi ticari platform hayata geçirildi? Bu soruların kamuoyu önünde net cevapları yok.

Destek Banner''

Asıl tartışma ise Türk Dil Bayramı üzerinden patlak verdi.

Geçtiğimiz yıl Kuşaktan Kuşağa Vakfı’nın organize ettiği Türk Dil Bayramı etkinliği vatandaşlardan ciddi ilgi gördü. Karaman için sembolik değeri yüksek olan bu anlamlı gün, yıllardır federasyonun gündeminde yokken bir anda HOKAF’ın radarına girdi. Üstelik bu ilgi görüldükten sonra.

Kuşaktan Kuşağa Vakfı yöneticileri, konuyu rekabete dönüştürmemek adına HOKAF Başkanı’ndan randevu talep etti. Amaç nettir: Karaman adına iş birliği. Ortak organizasyon. Güç birliği. Kültürel değeri büyütmek.

Ancak toplantıda verilen ilk mesajın “Benden ne istiyorsunuz?” sorusu oldu.Bu soru, aslında zihniyetin özeti değil mi? İş birliğini konuşmak yerine mesafeli ve soğuk bir tavır. Ardından “Yönetimle görüşelim, bir hafta sonra dönelim” denilmesi.

Fakat bir hafta beklenmedi.

İddialara göre HOKAF yönetimi birkaç gün içinde toplanarak Haziran ayında planladığı Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre anma programını bir ay öne çekme kararı ile 2 ve 3 Mayısa aldı. Takvim ise manidar: 17 Mayıs’ta ikinci kez düzenleneceği duyurulan Kuşaktan Kuşağa etkinliğinin önüne geçmek.

Bu tablo ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Amaç gerçekten Türk Dil Bayramı’nı yaşatmak mı, yoksa başka bir kurumun önünü kesmek mi?

Otuz yıl boyunca akla gelmeyen bir organizasyon, başka bir vakıf ilgi görünce mi hatırlandı? Eğer mesele Karaman’ın tanıtımıysa, neden iş birliği reddedildi? Eğer mesele kültürel mirassa, neden ortak masa kurulmadı?

Diaspora kurumlarının en büyük sorunu kişisel rekabetlerin kurumsal aklın önüne geçmesidir. Kültürel değerler üzerinden pozisyon almak, gönüllü emeği gölgelemek ve toplumu ikiye bölecek adımlar atmak kimseye kazanç sağlamaz.

Karaman’ın ismi, kurumlar arası çekişmenin malzemesi yapılmamalıdır. Türk Dil Bayramı gibi sembolik bir gün, “kim organize etti” tartışmasına indirgenmemelidir.

Otuz yıllık bir federasyonun yapması gereken; gençleri bir araya getirmek, ekonomik köprüler kurmak, memleketine yatırım çekmek ve kültürel değerleri ortak akılla büyütmektir. Eğer bütün enerji takvim hesaplarına ve organizasyon yarışına harcanıyorsa, burada ciddi bir muhasebe zamanı gelmiş demektir.

Karamanlı dostlarımız artık şunu sormalı:

Gerçekten birlik mi isteniyor, yoksa gündemde kalmak mı?

Cevap, atılacak adımlarla verilecek.

 

Saygılarımla,

Sedat Tapan

Sedat.tapan@outlook.com

Türk Dil Bayramı Üzerinden Gölge Siyaset
+ - 0
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

N'haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!