Sedat Tapan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Turizmde Kayıp Alarmı: Türkiye’ye Gelen Turistler Neden Mısır’a, Tunus’a ve Komşulara Gidiyor?

Turizmde Kayıp Alarmı: Türkiye’ye Gelen Turistler Neden Mısır’a, Tunus’a ve Komşulara Gidiyor?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

Tatilimi geçirmek üzere Mısır’dayım. En baştan açıkça ifade etmek gerekir ki; Mısır, turizmde Türkiye’nin sunduğu lüksü, hizmet kalitesini ve çeşitliliği henüz yakalayabilmiş değil. Ancak sahada gördüklerim, Türkiye turizmi açısından üzerinde ciddi biçimde düşünülmesi gereken önemli mesajlar içeriyor.

Mısır’da para birimi Türkiye’ye yakın seviyede. Bugün 1 Euro yaklaşık 55 Mısır Poundu. Ancak burada yaygın bir dolar sistemi var. Birçok ürün ve hizmet dolar üzerinden satılıyor. Bu da aslında Mısır’ın sanıldığı kadar ucuz olmadığını gösteriyor.

Basit ama çarpıcı bir örnek vereyim: Herhangi bir yerde tuvalete gitmek istediğinizde kapıda peşin 1 dolar isteniyor. Karşılığında elinize sıkıştırılan küçük bir peçete var. Hijyen çoğu yerde yok denecek kadar az. Bazı restoranlarda yemek yedikten sonra elinizi yıkamak istiyorsunuz; peçete yerine tuvalet kâğıdından koparılmış bir parça uzatılıyor. Bu tabloyu Türkiye ile kıyaslamak mümkün değil.

Ancak gelin görün ki, Türkiye’deki bazı turizm bölgelerinde satıcıların bir lahmacunu 1.500–2.000 TL’ye satmaya kalkması, turistin tercihini başka ülkelere yönlendiriyor. İşte asıl sorun burada başlıyor.

Destek Banner''

Mısır’da konakladığım otel beş yıldızlı ve “her şey dahil” sistemle çalışıyor. Otele girişimin ertesi günü, Türk seyahat acentesinin tur rehberi bilgilendirme amacıyla benimle görüştü. Sohbet sırasında Türkiye’den geldiğimi söylediğimde, resepsiyonu işaret ederek şunu söyledi:

“Şu yeni gelen turistler var ya… Bunların çoğu eskiden Türkiye’ye giderdi. Artık Türkiye’ye gitmiyorlar, buraya geliyorlar.”

Bunu söylerken yüzündeki hafif tebessüm, Mısır’ın daha ucuz olduğu algısına yapılan sessiz bir göndermeydi. Oysa ben gezilerimde gördüğüm tabloya bakarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Mısır sanıldığı kadar ucuz değil. Birçok süpermarkette ürünlerin üzerinde fiyat etiketi yok; fiyatlar müşteriye göre belirleniyor.

Buna rağmen Aralık ayı olmasına karşın oteller yüzde 80 doluluk oranıyla çalışıyor. Üstelik sadece Avrupalı ya da Rus turistler değil, Türk turistler de ciddi şekilde Mısır’ı tercih ediyor. Önceden Türkiye’ye gelen Ukraynalı ve Rus turistlerin büyük bölümü bugün Mısır’da. Türkiye’de yaptıkları davranışları burada da sürdürüyorlar; odalarına yiyecek taşıyorlar. Bir zamanlar Marmaris’te, her şey dahil sistemde odalarına tepsiyle lokum taşıyan Rus turistleri hatırlayanlar bilir. Aynı manzara bugün Mısır’da yaşanıyor.

Türkiye ile Mısır’ı doğrudan karşılaştırmak elbette doğru değil. Ancak turistin tercihini belirleyen ana unsurun fiyat dengesi olduğu gerçeğini de görmezden gelemeyiz.

Bir diğer dikkat çekici konu ise trafik. Tur rehberleri, “Mısır trafiğinden korkmayın, korna ve selektörle iletişim kuruyorlar” diyor. Ancak birkaç gün turistik bölgelerin dışına çıktığınızda kendinizi adeta Allah’a emanet ediyorsunuz. Araçlar sağdan soldan kontrolsüz şekilde solluyor. Trafikteki araçların neredeyse yüzde 80’i hasarlı. Hatta çarpık halde polis araçları görmek bile mümkün. Trafik tam anlamıyla sınıfta kalmış durumda. Allah tatile gidenleri korusun demekten başka çare kalmıyor.

Tüm bunları gördükten sonra insan ister istemez şu soruyu soruyor:

Ne hale geldik?

Türkiye’nin kaybettiği turistler bugün ya Yunanistan’a ya da Mısır, Tunus gibi ülkelere yönelmiş durumda. Bunun temel sebebi çok net: yanlış fiyat politikası ve kontrolsüz pahalılık.

Turizmde “her şey dahil” sistemi Türkiye’de yıllarca başarıyla uygulandı. Bugün aynı sistem Mısır’da da yaygın. Ancak Türkiye’de küçük bir şişe suya dahi fahiş fiyatlar talep edildiği sürece, turizmdeki daralmanın önüne geçmek zor görünüyor.

Bu tabloyu görmek insanın moralini gerçekten bozuyor. Çünkü Türkiye; doğası, tarihi, mutfağı ve hizmet kalitesiyle hâlâ rakipsiz bir ülke. Fakat piyasa dengesi bozulduğunda, kalite tek başına yeterli olmuyor.

Bir hafta sonra tatilimin kalan kısmını Türkiye’de geçireceğim. Gönlüm ister ki eski günlerdeki gibi dolu otelleri, mutlu turistleri ve bereketli bir turizm sezonunu yeniden görelim. Ancak bunun için piyasanın bir an önce düzelmesi, fiyatların makul seviyelere çekilmesi ve turisti ürküten anlayıştan vazgeçilmesi şart.

Aksi halde, turizmdeki küçülme kaçınılmaz olacaktır.

Saygılarımla,

Sedat Tapan

Sedat.tapan@outlook.com

.

Turizmde Kayıp Alarmı: Türkiye’ye Gelen Turistler Neden Mısır’a, Tunus’a ve Komşulara Gidiyor?
+ - 0
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

N'haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!