Yavuz Nufel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. “ Böyle şeyler devrimci adamı bozar ”

“ Böyle şeyler devrimci adamı bozar ”

featured
Google'da Abone Ol
1
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

Bu yazı, “Yazmasam olmaz” değil tam bir Almazsam Olmaz” dedirten bir yazı.

Çünkü yazmayanın kalmadığı Anneler Günü gibi özel bir günde beni etkileyen yazıya kolay kolay rastlamadım. O yüzden yazılanları pek  okumam.

Fakat Şenol Katkat gibi biri yazmışsa Okumasam Olmaz…  Önce yazıyı okuyun, sonra sosyal medyadan, googel amcadan, Eski Gırgır  Dergisi’ndeki  Dünyanın en ileri geri zekalısı Zihni Sinir’in teknolojik versiyonu Yapay Zekaya sorun, Şenol Katkat kimdir, Şenol Katkat Havza, Şenol Katkat İlk Kıvılcım, Şenol Katkat Samsun, yazın bakın karşınıza neler çıkıyor neler…

Buyurun size çocukluğumda içime hapsettiğim gözyaşlarımdan iki damlasını firar ettiren o yazı:

“ANNELİK BÖYLE BİR ŞEY İŞTE!”

Doğrusunu söylemek gerekirse, bizim çocukluğumuzda Türkiye’de “tüketim ekonomisi” bu denli gelişmediği için, kapitalist sistemin tüketim çılgınlığını yaymak amacıyla ortaya attığı “özel günler”, ekmeği katığına ancak yeten insanların hayatına henüz bu kadar girmemişti.

Bu yüzden bende de “hediyeleşme kültürü” pek gelişmemiştir.

Üstelik — bugün de hâlâ öyleyim ama — gençlik yıllarımda tam bir anti-kapitalist olmam nedeniyle bu tür özel günlere cepheden karşı olmak gibi de bir özelliğim vardı.

Bazen annemi ya da babamı mutlu etmek için kutlamak içimden geçse bile;

Böyle şeyler devrimci adamı bozar!” diye düşünür, kutlamaz… daha doğrusu “karizmayı çizdirmekten korkuma” kutlayamazdım.

Taa ki evleninceye kadar…

Bu noktada;

“Yıllar içinde hayatımızdaki pek çok şey gibi bazı düşüncelerimiz de değişti” demek yerine;

“Ben evlendiğimde devir değişmişti” demeyi tercih ederiz ya…

Ben de o gerekçeye sığınarak artık bazı özel günleri kutlamaya başlamıştım.

Hem laf aramızda;

Örneğin “Anneler Günü”nü kutlamadın diye insanın annesi küsmez ama eşi küser.

Hele bir de Allah muhafaza “evlilik yıldönümü”nü unutmuşsan…

Yandı gülüm keten helva!

Şaka bir yana, rahmetli annemi çok erken kaybettiğimiz için, onun sağlığında Havza’da Anneler Günü kutlanıyor muydu doğrusu pek emin değilim

(- Ama elbette kutlanıyormuştur.)

Ben annemin Anneler Günü’nü hiç kutladım mı?

(- Kesinlikle kutlamışımdır.)

Ama ona hiç hediye aldım mı?

İnanın, işte bunu hatırlamıyorum.

Belki kırlardan topladığım çiçekleri vermişimdir…

Fakat eşimin Anneler Günü’nü her zaman kutladım.

Ve yaklaşık 25 yıl önce yaşadığımız bir Anneler Günü anısı nedeniyle bu günün benim için çok daha özel bir anlamı vardır.

O yılın Anneler Günü’nde elimde görkemli bir buketle eve girdiğimde, kendimi devrimci ilkelerine ihanet etmiş ama karısını mutlu etmeyi başarmış örnek bir koca gibi hissediyordum.

Oldukça gösterişli ve haliyle oldukça pahalı olan bu çiçeği gören eşim çok duygulandı ve bana aynen şunları söyledi:

“Ay bu ne güzel bir buket, çok teşekkür ederim…

Ama sen şimdi buna dünyanın parasını vermişsindir.

Keşke bunun yerine 1 kilo et alsaydın da çocuklarla birlikte yeseydik…”

Eşimin, elindeki çiçeğin kokusundan çok, o bukete ödenen parayla kaç tencerenin kaynayabileceğini düşünmesi, o an benim kendimi, eşine hediye almış bir koca gibi değil de çocuklarına karşı suç işlemiş bir baba gibi hissetmeme neden olmuştu.

Ama sonra anladım ki mesele aslında bambaşkaydı.

Benim “devrim” dediğim şey büyük sloganlardaydı…

Annelik devrimi ise çocukların tabağındaydı.

Çünkü “annelik” tam da böyle bir şeydi işte.

Bir anne için en güzel hediye;

kendisi için alınmış pahalı bir çiçek değil, çocuklarının doyduğu bir sofraydı.

 

İşte o yıldan sonra benim eşime;

Anneler Günü’nde, evlilik yıldönümlerinde ve benzeri özel günlerde aldığım en anlamlı hediye hep aynı oldu:

“Çocuklarımızla birlikte pişirip yiyeceğimiz 1-2 kilo et…”

Şenol Katkat

Not : Bu yıl ilk kez annesiz anneler günüm olacak. Tüm annelerin anne adaylarının, anne olma özlemiyle yanan, potansiyel annelerin, anne adaylarının anneler gününü kutlar, büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim…

Bir not daha: Yazısında Şenol Katkat,  “ Böyle şeyler devrimci adamı bozar” diye düşünür, kutlamaz… daha doğrusu “karizmayı çizdirmekten korkuma” kutlayamazdım.” Diyor… Hepimiz yani çoğumuz öyle değil miydik o zamanlar, bozulmayanlara selam olsun…

 

Yavuz Nufel-NHaber.nl

“ Böyle şeyler devrimci adamı bozar ”
1

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

1 Yorum

  1. 9 Mayıs 2026, 11:01

    Şenol Katkat özü,sözü ve hayatı bir şahane bir insandır, benim de çok çok kıymetli Üniversite den arkadaşımdır🙏
    Ne güzel bir yazı olmuş, okuyucularınız ile paylaşmanız da çok manidar, var olun Yavuz bey🍀

Giriş Yap

N'haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!