Yavuz Nufel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Toplu Taşıma Maceraları, Bakkalın Namazı ve Gurbetçi Taktikleri: Fakat… Lakin…

Toplu Taşıma Maceraları, Bakkalın Namazı ve Gurbetçi Taktikleri: Fakat… Lakin…

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

Toplu Taşıma: Gözlem Cenneti mi, Koku Cehennemi mi?

Toplu taşıma araçlarına binmeyi seviyorum. Çünkü insanları gözlemlemek için bulunmaz bir ortam sunuyorlar. Şehir hatları vapurlarında, metroda sokak sanatçılarının konserini dinlemek de cabası… Ancak, suyu sadece içmek için kullanan, duş kelimesini sözlükten ibaret sanan, leş gibi ter kokan yaratıklar, keyif aldığım ne varsa içine ediyor, midemi bulandırıyor…

Bakkal Amca ile Namaz Molası: ‘Allah Rahmet Eylesin’ Diyen Müşteri

20-30 metrekarelik bir bakkala girdim. Ortalarda kimse yok. “Kimse yok mu?” diye seslendim. Dolabın arkasından bir ses: *”Allahü Ekber!

Destek Banner''

* Dükkan sahibi namaz kılıyor diye düşündüm. Bir süre sonra aynı ses: *”Esselamünaleyküm ve rahmetullah…” dedi.

Ardından: “Buyur, ne istemiştiniz?”*

Bakkala girişimle bu diyalog en fazla 30 saniye sürdü. Ben de otomatikman: *”Allah rahmet eylesin,” dedim. Bakkal amca şaşırdı:

“Allah kabul etsin diyecektiniz herhalde?”
“Cenaze namazı değil miydi kıldığınız?” diye sordum.
“Olur mu hiç, vakit namazıydı,” dedi.
*”Bana öyle geldi de…”* diyerek konuyu uzatmadım. Alacaklarımı aldım, çıktım. Arkamdan “cahil mi dedi, kâfir mi dedi bilmiyorum ama kesin tek başına vakit namazı kılan birine “Allah rahmet eylesin” diyecek kadar ukala olduğumu anlamıştır.

“65 Yaş Kartı Yemini: ‘Yer Vermeyen Gençlere Laf Sokmayacağım!'”

Pendik’teki İBB Çözüm Noktası’na gidip 65 yaş kartı çıkarttım. Sırada beklerken önümdeki iki yaşlının sohbetine kulak misafiri oldum:

* “Valla bu kart iyi oldu, geçen gün ekmek almaya Kadıköy’e gittim. Zaman buldukça arkadaşlarla Üsküdar’a, Sultanahmet’e gidiyoruz, hem geziyoruz hem dolaşıyoruz,”* diyordu biri. Diğeri iç çekti: *”Gençler yer vermiyor, telefonlarına gömülüyorlar…”*
Sıra bana gelince, memure kız gülerek: *”Amca, neden bu kadar para verdin? Ben burada dijital çekiyorum,”* dedi. Teşekkür etmeme fımsat vermeden ekledi: *”Zaten emeklilerin hali ortada…”*
Kartımı alırken bir yemin metni hazırlamıştım kafamda:

* “Allah devlete millete zeval vermesin. Bu kartı işim olmadığında lüzumsuz yere kullanmayacağıma, toplu taşımayı keyfi işgal etmeyeceğime, oturacak yer bulamadığımda gençlerin başına dikilip onları rahatsız etmeyeceğime ve laf sokmayacağıma namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum!”*

“Gurbetçileri Dışlamıyoruz, Ama Biraz Düşünün!”

Yıllardır şikâyet ediyoruz: *”Gurbetçilere hor bakılıyor!”* diye. Sebebi sadece siyasi tercihler değil. Öyle bir kesim var ki, Türkiye’de oldukları her an gurbetçi olduklarını kanıtlamak için özel çaba harcıyor:

– Yürüyüşleri farklı (halbuki Avrupa’da öyle yürümüyorlar).
– Çapraz çantaları (para, kimlik, telefon için).
– Vitrinlere aç kurt gibi saldırışları.
– “Şu kadar Euro, bu kadar Euro!” diye her şeyi sesli hesaplamaları.
– “Türkiye’dekiler bizi kazıklamak için bekliyor!” paranoyası.
– “Elleri poşet dolu, şikâyetleri bitmez!”
– “Ülkemiz cennet, kıymetini bilin!” diyerek milletin damarına basmaları…

Bırakın dışlamayı, dövmediklerine şükredin!

Hülasa; Şehir hayatı, insan manzaralarıyla dolu. Kimi komik, kimi sinir bozucu, kimi de *”Bunu da mı yaşadık?”* dedirten cinsten. Ama hepsinin ortak noktası: Hayat, bir fıkra gibi!

Yavuz Nufel / NHaber.nl

Toplu Taşıma Maceraları, Bakkalın Namazı ve Gurbetçi Taktikleri: Fakat… Lakin…
+ - 0
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

N'haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!