18 Mart’ta Sandığa Gidiyor musun? Yoksa Başkaları Senin Adına mı Karar Versin?
Hollanda’da 18 Mart’ta önemli bir seçim yapılacak. Belki bazıları için bu tarih takvimde sıradan bir gün gibi görünebilir. Ancak gerçekte o gün, bu ülkede yaşayan milyonlarca insanın geleceğini etkileyecek kararların verileceği bir gün olacak.
Sandıklar kurulacak, oy pusulaları dağıtılacak ve herkes bir tercih yapacak. Aslında mesele oldukça basit: Ya sen karar vereceksin ya da başkaları senin adına karar verecek.
Hollanda’da yaşayan Türk toplumu artık bu ülkenin ayrılmaz bir parçası. Yarım asrı aşan bir geçmişten söz ediyoruz. İlk gelen işçilerle başlayan hikâye bugün doktorlar, girişimciler, akademisyenler, öğrenciler ve siyasetçilerle devam ediyor.
Ancak bütün bu başarı hikâyelerine rağmen hâlâ önemli bir sorunumuz var: sandığa gitme oranımız.
Ne yazık ki birçok seçimde Türk seçmenin önemli bir bölümü oy kullanmıyor. Kimi “benim oyum neyi değiştirir” diye düşünüyor, kimi siyasetten uzak durmayı tercih ediyor, kimi de seçim gününü sıradan bir gün gibi geçiriyor.
Oysa demokrasilerde en güçlü söz sandıkta söylenir.
Son yıllarda Hollanda siyasetinde göç, entegrasyon ve kimlik konularının giderek daha sert bir şekilde tartışıldığını görüyoruz. Yeni hükümet politikaları, göç düzenlemeleri ve toplumsal tartışmalar… Bunların hepsi doğrudan ya da dolaylı olarak göçmen kökenli toplulukları etkiliyor.
Böyle bir dönemde sandığa gitmemek aslında şu anlama geliyor:
“Benim adıma karar verebilirsiniz.”
Oysa Türk toplumunun bu ülkede söyleyecek çok sözü var.
Biz burada çalışıyoruz. Vergi ödüyoruz. İş kuruyoruz. Çocuklarımız burada büyüyor. Geleceğimizi bu ülkede kuruyoruz. Böyle bir toplumun demokratik süreçlerde görünür olmaması düşünülemez.
Unutmayalım ki siyasette görünmeyen toplumlar zamanla etkisini kaybeder. Ama sandığa giden toplumlar dikkate alınır.
Oy vermek sadece bir hak değildir; aynı zamanda bir mesajdır.
“Ben buradayım.” demektir.
18 Mart’ta sandığa gittiğinizde yalnızca bir partiye oy vermiş olmayacaksınız. Aynı zamanda şu mesajı vermiş olacaksınız:
Bu toplumun bir parçasıyım. Bu ülkenin geleceğinde benim de sözüm var.
Belki tek bir oy dünyayı değiştirmez. Ancak milyonlarca insan aynı gün sandığa gittiğinde ülkelerin yönü değişir.
Bu nedenle 18 Mart sıradan bir gün değil.
Belki de kendimize şu soruyu sormanın tam zamanı:
18 Mart’ta sandığa gidiyor musun…
Yoksa başkalarının senin adına karar vermesine razı mı oluyorsun?
Fehmi Uzun NHaber.nl

