Fehmi Uzun
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Akdeniz Dalgalarından Borç Bataklığına: ZZP’er Finansının Acı Gerçekleri

Akdeniz Dalgalarından Borç Bataklığına: ZZP’er Finansının Acı Gerçekleri

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

Köşe Yazısı – Fehmi Uzun

Hollanda’da girişimcilik ekosistemi her geçen yıl büyüyor. Centraal Bureau voor de Statistiek (CBS) ve Ticaret Odası (KVK) verilerine göre ülkedeki ZZP’er (serbest çalışan) sayısı 1,2 milyonun üzerine çıkarak rekor seviyelere ulaştı.

Kendi işinin patronu olmak, ilk bakışta özgürlük ve daha yüksek kazanç anlamına geliyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde, istatistiklerin satır aralarında gizlenen ciddi bir finansal sorun bulunuyor.

Bugün size, vergi dairesiyle (Belastingdienst) borç yapılandırması için masaya oturan, ancak kısa süre sonra danışmanına “Dosyamı birkaç hafta bekletelim, tatile gitmem gerekiyor” diyen kronikleşmiş bir anlayışı anlatacağım.

Çünkü böyle bir durumda yapılan tatil, dinlenme ihtiyacından çok, yaklaşan finansal krizi görmezden gelme anlamına geliyor.

Brüt Kazancın Yanılsaması ve “Evdeki Hesap”

Sistem ilk bakışta oldukça cazip görünüyor. Bir şirkette çalışan ve ayda net 2.500 Euro kazanan bir kişi, ZZP’er olarak çalışmaya başladığında saatlik ücret üzerinden fatura kesmeye başlıyor.

Bir süre sonra eve gidip gururla:

“Artık ayda 6.000 Euro kazanıyorum” diyebiliyor.

İşte büyük yanılgı tam burada başlıyor.

Çünkü o 6.000 Euro’nun tamamı kişisel gelir değildir. Bu rakamın içinden BTW (KDV), yıl sonunda gelir vergisi (Inkomstenbelasting) ve sağlık sigortası katkı payı (Zvw) gibi ödemeler yapılacaktır.

Gerçek kazanç çoğu zaman görünen rakamın çok daha altındadır.

Ancak para hesaba yattığı anda, birçok kişi bu brüt geliri harcanabilir kişisel para olarak görmeye başlıyor. Yaşam standardı yükseliyor, harcamalar artıyor ve gelecekte ödenmesi gereken yükümlülükler göz ardı ediliyor.

Sigorta Yok, Güvence Yok; Ama Lüks Tatil Var

ZZP sektöründe en önemli sorunlardan biri de geleceğe karşı yeterli finansal hazırlık yapılmaması.

CBS’in araştırmalarına göre Hollanda’daki birçok ZZP’er, iş göremezlik sigortası (AOV – Arbeidsongeschiktheidsverzekering) yaptırmıyor. Bazıları ise en temel kaza sigortasını bile gereksiz bir masraf olarak görüyor.

Olası bir hastalık, sakatlık veya ekonomik kriz karşısında kullanılacak finansal bir tampon oluşturulmuyor.

Peki bu birikmesi gereken para nereye gidiyor?

Çoğu zaman yaz tatiline…

Özellikle inşaat sektöründe Bouwvak dönemi geldiğinde birçok işletmede işler yavaşlıyor. Tatil öncesi kesilen son faturaların ödemeleri ise çoğu zaman 4-5 hafta sonra hesaba geçiyor.

Ancak bazı ZZP’er’lar, aslında işletmenin devamlılığı ve vergi ödemeleri için ayrılması gereken parayı tatilde harcıyor.

Vergi borcu bulunan, yapılandırma süreci devam eden bir kişinin bu dönemde yaptığı kontrolsüz harcamalar, finansal sorunları daha da derinleştiriyor.

Tatil Sonrası Gerçek Hayatla Yüzleşmek

Asıl sorun, tatilin bitip Schiphol’e dönüşle başlıyor.

Akdeniz sahillerinde rahatça harcanan paraların ardından Hollanda’daki gerçek hayat yeniden kapıyı çalıyor:

– Cepte nakit kalmıyor.

– Market alışverişi, faturalar ve günlük ihtiyaçlar zor karşılanıyor.

– Kira, mortgage, sigorta ve diğer sabit giderler işlemeye devam ediyor.

– Yeni iş başlayıp faturaların ödenmesi için yeniden haftalar beklemek gerekiyor.

Böylece bir borç döngüsü başlıyor.

Eşten dosttan alınan borçlarla eski borçlar kapatılmaya çalışılıyor. Her gelen ödeme, geçmişten kalan açıkları kapatmaya gidiyor.

Finans dünyasında buna “borç sarmalı” deniliyor. Günlük hayattaki karşılığı ise finansal çıkmaz.

Sorunun Çözümü Var, Ama Değişim Zor Geliyor

Profesyonel danışmanlar bu noktada çözüm yolları sunuyor. Bütçe planlaması, yaşam tarzının gerçek gelire göre düzenlenmesi ve finansal disiplin öneriliyor.

Ancak en büyük engel çoğu zaman rakamlar değil, alışkanlıklar oluyor.

Çünkü yaşam tarzını değiştirmek, bazı kişiler için çevreye karşı oluşturulan imajdan vazgeçmek anlamına geliyor.

Oysa gerçek girişimcilik sadece fatura kesmek değildir.

Gerçek girişimcilik; vergiyi, sigortayı, giderleri ve gelecekte yaşanabilecek krizleri doğru yönetebilmektir.

Belastingdienst’e olan bir borç geçici olarak yapılandırılabilir. Ancak hayatın devam eden masrafları ertelenemez.

Bu yaz şezlongda harcanan para, kışın kapıyı çalacak yeni sorunların başlangıcı olabilir.

Seçim basit:

Ya bugün finansal gerçeklerle yüzleşip yaşam tarzınızı yeniden düzenlersiniz, ya da yarının borç yükünü büyütürsünüz.

Fehmi Uzun

Akdeniz Dalgalarından Borç Bataklığına: ZZP’er Finansının Acı Gerçekleri
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

N'haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!