Yavuz Nufel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Akrostiş İmza atmak kolay mı?

Akrostiş İmza atmak kolay mı?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

Yazım hataları günümüz gelişen teknolojilerine rağmen çok daha fazla oluyor.  Ancak kullanılan yazılım programları bu hataları sıfıra indiremiyor.  Vasat bir haber için eskiden bir gazeteci bir- iki saat uğraşırdı.  Uzun uzun düşünmeye zaman harcamaya,  uğraşmaya gerek de kalmadı artık. Zamanımızda  gazeteci olmak için tahsile falan gerek kalmadı, Microsoft çocuğu olmak yeterli. Ve o kadar çoklar ki…

Fakat ben yazım hatası olan haberleri, yazıları daha çok seviyorum, benim yazılarımda hata bulanlara da inanılmaz saygı duyuyorum. Çünkü demek ki dikkat edip okumuşlar. Siteye giren bir yazının içince ne kadar, kaç dakika kaç saniye kalındığını zaten sistem gösteriyor. Sadece tık almak yetmiyor. O haber için okuma süresi de önemli. Şöyle ki 100 bin tık alan bir yazının kişi başına sayfada kalış süresi 2-3 saniye ise tıklanmış ama okunmamış bir yazıdır. 10 bin ziyaretçi almış bir yazının  kişi başına sayfada ortalama sayfada kalış süresi  bir dakika  ise en azından iki paragrafı okunmuş demektir.

Ben  yazım hatalı  yazıları daha çok seviyorum çünkü  hatalı yazıları içi kurtlu elmaya benzetiyorum. Köroğlu’nun “ Delikli demir çıktı mertlik bozuldu” sözünü mesleğimize uyarlayıp rahmet dileyelim: “Yapay zeka çıktı gazetecilik bozuldu” Yapay zekandan önce en azında kes- kopyala -yapıştır (KKY)   usulü ile habercilik vardı.

Gerçekten KKY gazetecilik yapan arkadaşları mumla arıyorum. Abi senin haberi almadık, çalmadık diye nasıl türlü türlü yemin edip yalan söylerlerdi. Onlar beni kandırdıklarını zannettikleri için;  ben de onların beni kandırdıklarını zannedip sevindikleri için sevinirdim.

Çünkü yazının içine öyle bir imza atıyorum ki, onların 7 aylık yeni doğmuş bebek bıngıldağı  gibi   beyinlerinin bulmaları mümkün değildir.

Mesela bu yazıma başlarken ilk paragrafta attım imzamı, Elbette yazdığım her habere böyle yapmıyorum.  Sadece çoğunun “ ÖZEL HABER”  dediği türden  haberlere  ” Akrostiş İmza” mı atıyorum. ( Akrostiş imza sözü acizane  bana aittir )

Akrostiş imza nasıl oluyor?

Aşağıdaki dörtlük daha ilkokul çağlarında dilimize pelesenk olmuştur. Duymayan söylemeyen yoktur sanıyorum. Yukarıdan aşağı okunduğu zaman S E N İ çıkıyor. Yani maniyi söyleyen karşısındakine kimi sevdiğini en çocukça en saf en temiz şekilde böyle anlatıyordu.

  • Seviyorum ama kimi
  • En tatlı birisini
  • Nasıl anlatsam sana
  • İlk harflere baksana…

Akrostiş deyince benim aklıma  yukarıdaki klasik nostaljik dörtlükten hemen sonra Padişah  Yavuz Sultan Selim gelir.

Sanma şâhım / herkesi sen / sâdıkane / yâr olur
Herkesi sen / dostun mu sandın / belki ol / ağyâr olur
Sadıkâne / belki ol / âlemde bir / serdar olur
Yâr olur / ağyâr olur / serdar olur / didâr olur..

Bu tarzı ilk yazan Cihan Padişahı Yavuz Sultan Selim olarak biliyorum..  Yukarıdan aşağıya koyu kelimeleri  okuyunca  sağdan sola okunan birinci mısra, ikinci bölümdeki kelimeleri yukardan aşağı  okuyunca ikinci mısra, derken sağdan sola yukarıdan aşağı oyuunca da dörtlük aynı… Kendisi gibi bu dörtlükte Akrostiş sanatının Padişahı değil midir?

İşte bende bazen imzamı böyle gizli atıyorum, haberde, köşe yazılarımda, yorumlarımda..

Yazdığım yazının cümlelerinin  bazen son, bazen ilk harfleriyle  bazen cümlelerin ikinci kelimelerin ilk harfleriyle bağıra bağıra hem de büyük harflerle Y A V U Z yazıyorum, en azından  HİÇ görmediyseniz bundan sonra belki görür fark edersiniz diye düşünüyorum.

İşte bu yazıdaki Akrostiş İmzam… 

Bu yazının ilk paragrafını tekrar ele  alalım anlaşıması, görülmesi için cümleleri şiir gibi alt alta yazalım:

Yazım hataları günümüz gelişen teknolojilerine rağmen çok daha fazla oluyor.

Ancak kullanılan yazılım programları bu hataları sıfıra indiremiyor.

Vasat bir haber için eskiden bir gazeteci bir- iki saat uğraşırdı.

Uzun uzun düşünmeye zaman harcamaya,  uğraşmaya gerek de kalmadı artık.

Zamanımızda  gazeteci olmak için tahsile falan gerek kalmadı, Microsoft çocuğu olmak yeterli. Ve o kadar çoklar ki…

Nasıl?

Bir kaç  yıl önce yine bir arkadaş yemin billah  ediyor, yazını aldım ama değiştirdim biraz,  şu-bu diyor…  Açtım yazıyı gösterdim. O zaman  şifre olarak  üç cümlenin baş harflerinden   H İ Ç ‘ idi. “ Ulan bu da mı tesadüf?” diye sorunca, pişkin pişkin, “ Olamaz mı yani” demez mi…

Rahmetli Kemal  Kırar  dayanamayıp, ” Akıllı ol, Yavuz adamı harflerle ıslar,  kelimelerle döver” demişti. Kemal Kırar tanıdığım en iyi dil bilimci, Türkçe, Osmanlıca’da üstüne tanımadığım, ölümünden önce ” Kim Milyoner olmak ister” adlı yarışmanın sorularını yazan kişi. Ve Hollanda’da yaşadığı süre içinde iz bırakmış nev-i şahsına münhasır bir kişi idi..

Bu güzel sözler  isyan mı, iltifat olarak mı söylenmişti bilmiyorum  ama “  Ben gerektiğinde imzamı atarım alan alır, çalan çalar; dükkan sizin olsun, hatta hakkım varsa hakkım da helal olsun” dedim.

Hadi bakalım, hayırlı/ hatırlı hafta sonlarınız olsun…

  Yavuz Nufel- NHaber.nl

 

 

Akrostiş İmza atmak kolay mı?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

N'haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!