Yavuz Nufel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Fenomen kıskançlarına toplu cevap…

Fenomen kıskançlarına toplu cevap…

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

Yazıyı okumadan önce geçtiğimiz yıl sosyete pazarında Tülay Erkan ve Gülümser işçi ile yaptıpım röportajdan bir dakiaklık kısmını izleyelim.

İzlediniz mi? Şimdi gelelim neden bu konuyu köşeme taşıdım kısmına.

Hollanda’da yaşayan ünlü fenomen, Türkiye’de ana haber bültenlerine konu olan Tülay Erkan geçtiğimiz günlerde 44. yaş gününü kutladı. Einhoven’da dünyaca ünlü ikon bina Evoluon’da kutlanan yaş gününü haber yaptık. Çünkü oradaki işletmeci genç  girişimci kızımız Esra Koçak’a destek olmak, duyurmaktı amacımız. Ne partiyi düzenleyenlerle görüştük ne de katılanlarla ne de kimseden kuruş aldık..

Sorulmayan, söylenmeyen, merak edilmeyen kalmadı.

Arzu eden, daha önce okumayanlar için işte o haber:

https://nhaber.nl/unlu-fenomene-ufoda-yasgunu-surprizi/

Deyim yerindeyse haber patladı!

Gelen mesajlar yazmasam olmaz dedirten türden. Öncelikle bir açıklama yapmak gerek. Şöyleki, dünyanın neresinde olursanız olun eğer ünlü biri iseniz, yemeniz,  içmeniz, kavganız, gezmeniz tozmanız, düğününüz derneğiniz vs haberdir. Hele de milyonlarca  takipçisi olan bir fenomen iseniz, bu durum daha da  kaçınılmaz olur.

Elbetteo fenomenleri  takip etmeyen, o ünlüleri sevmeyenler , “ Lan bu da haber mi şimdi” diye tepki gösteriyorlar. 50 yıldan sonra neyin haber olup olmayacağını sizden mi öğreneceğim lan dangalaklar. ( Lan diye hitap edenlere diyorum dangalak diye, affola)

Mesela Eşraf Rüya dizisi final yaptı. Başroldeki hanım oyuncu Demet Özdemir, dizi final yapınca günlüğü 1 400 Euroya bir yat kiralamış, ailesi ile  Göcek körfezlerinde dinleniyormuş. Bu haberi okuyanlar inanın ABD- İsrail- İran Savaşı haberlerini okuyanlardan kat kat fazla.

Gelelim Tülay Erkan yaş günü haberinin sonrasına…

Haberin patlaması ile mesaj kutusu gelen mesajlarda doldu taştı.

İşte bir kaç örnekten özetler.

-Abi sen daha önce bir çekim yapmıştın, etle tınak gibniler demiştin,

-Abi sen Gülümser İşçi Tülay Erkan’ın kara kutusu demiştin,

-Yavuz bey, sen yalan konuşmazsın, yazmazsın araları açık mı?

-Yavuz bey fotograflarda Gülümser hanımı göremedik, sen mi özellikle koymadın, yoksa Tülay hanımla kavgalı mı?

-Yavuz bey senin dünyadan haberin yok, Hollanda’da herkes bu ikilinin küslüğünü, kavgalı olduklarını konuşuyor…

-Yavuz bey ben baktım birbirlerini takipten çıkmışlar…

Vay arkadaş, gazteciliğimize kadar söylenmedik söz bırakmamışlar.

İnsanlık hali olur, tekrar barışırlar veya barışmazlar kendi bilecekleri iş…

Küslüklerinin temelinde özel bir şey mi var , ticari mi bilmem, bilmekte istemem…

Toplumu ilgilendirecek bir şey varsa oturur yazarım.

Peki bu durum toplumu ilgilendiriyor mu?

Elbette ilgilendiriyor, 2 küsür milyon takipçi, onlara güvenen, seven talip eden, onlar tanıttığı ürünleri alan insanlar da toplumun bir parçası değil mi?

İşte yazıyorum, evet söylendiği gibi  araları yokmuş,

Evet aaraları açıldığı için küs oldukları için Gülümser hanım yaş gününe katılmamış..

Ol du mu?

Madem yaş günün haber değeri var mıydı?

Vardı ulan vardı, en azından magazş haberi vardı…

Bu hanımlar tavuğunuza kış mı dedi, gelip elinizden ekmeğinizi, işinizi mi aldı.

Yeter artık bırkanun bu kıskançklığı madem sevmiyorsunuz, takip etmeyin, madem haber değil okumayın arkadaş…

Trafik kazası geçirmeleri , Türk Televizyonlarında ana haberlere konu olmaları haber oluyor da yağ günü kutlması mı olmaz yani?.

Tam yazının finalini yazmak üzeriydim ki,  dıt dıt bir mesaj daha…

Hadi hadi iyisin diyor bir bit yavrusu yavşak,  Tülay Erkan senin yazını paylaşır sayesinde takipçin artar ünlü olursun Yavuz bey…

Ulan, sosyal medya faresi, ben zaten yeteri kadar ünlüydüm, ünlüyüm…

Bir çok  insanın da ünlü olması için yazdım çizdim, ünlü oldular. Sizler gazetelerden kese kağıdı yapılır zannerken ben gazetelere yazı yazıyor, mizah dergilerinde  espriler patlatıyordum.

Yaş 66, İşleri 66’ya bağlamışız… Sizin dediğiniz gibi ünlü olmak diye bir düşüncem amacım yok olamaz da… Fakat benim için  tanıyan-tanımayan, seven-sevmeyen bir çok insan için güvenilir olmak dünya malına, dünyaca ünlü olmaktan daha önce gelir.

Hani derler ya kul hakkı çok  önemli,  Affı gazabından büyük Allah, öbür dünyada kulun kulda hakkı için; Hak yiyenle hakkı yenenin arasında halletmesini isteycek, derler.

Ben de diyorum ki Kalem hakkı, kul hakkı kadar önemli…

Yalan yanlış bilgi vererek binlerce insana adeta yalan söylemek ve onları yazılan yalanlara inndırmak demek, o insanların günahına ön yargısına sebep olmak demektir. Neymiş Kalem hakkı kul hakkındanda önemliymiş… Hesap günü geldiğinde biz bu gazeteci geçinen adamın yazdıklarına inandık da günah işledik, ben nasıl hesap veririm…

Tülay Erkan ile Kara Kutusu Gülümser İşçi küstülerse de barışırlarsa da kendi bilecekleri iş. Nedeni nasılı, niyesi kimseyi ilgilendirmez, taraf olmaya, şu hakılıdır bu haksız demeye kimsenin ne hakkı vardır ne de ahkam kesmeye yetkisi.

Not: Biliyorsunuz Gülümser hanımın da söylediği gibi Kara Kutu uçaklarda bulunan bir cihaz. Uçak düşse de o kutuya bir şey olmaz, tüm bilgiler konuşmalar kara kutuda depolanır saklanır, gerektiğinde açlır. Şimdi bana yazanlardan farklı olarak düşünüyorum. Acaba o kara kutunun içinde ne var, açılır mı açılmaz mı?

Hadi Hayırlı, Hatırlı hafta sonları olsun.

Yavuz Nufel-NHaber.nl

  

 

Fenomen kıskançlarına toplu cevap…
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

N'haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!