Gelip de ne yapacaksınız, Hollanda’da hiçbir şey yok ki!
Malumunuz 35 gündür Türkiye’deydim…
Ne yediğim içtiğimi ne de gördüklerimi anlatma niyetinde değilim.
Duyduklarımın bir kısmını anlatacağım…
Genç, orta yaşlı, iş veren, boş gezen, istikbalini uçkurunda arayan vs vs bir çok sohbet ettiğim insan Hollanda’da yaşadığımı öğrenince ilk değilse de ikinci üçüncü soru: Abi Hollanda’ya nasıl gelebilirim…
Ulan kanallarını, sularını, şehirlerini müzelerini, ekonomisini, kültürel ve sosyal yaşamını soran yok… ( Doğru konuşmak gerekirse birkaç kişi Amsterdam’ın Kırmızı Işıklı sokaklarını sormadı değil. Yukarıda istikbalini uçkurunda arayan dediklerimse Hollanda’ya gelmenin en garantili yolunun evlenmek olduğunu duymuşlar, artık kim-ler- söylediyse…)
Her ne ise her sorana cevabım şöyle oldu: Hollanda’ya gelip ne yapacaksınız kardeşim. Hollanda’da ne işiniz var, oturun oturduğunuz yerde. Hollanda bir “yoklar ülkesi”… Sözlerimi duyanların bakışları, “ Bu adam hangi akıl hastanesinden kaçmış” der giydi.
Ne derlerse desinler ben saymaya devam ettim…
Bakın kardeşim Hollanda’da üç ay kadar sonra genel seçimler var değil mi…
Heyecan yok,
Meydanlarda mitingler yok,
Televizyonlarda sabahlara kadar kıran kırana programlar yok..
Müge Anlı, Esra Erol vb programlar yok…
Trafikte stres yok, toplu taşımada omuz omuza itiş kakış yok…
Marketlerde her gün değişen etiketler yok…
Ev sahibi bu yıl kiraya ne kadar zam yapacak heyecanı yok..
Çocukların okul derdi yok…
Hükümet düştü şimdi fiyatlar fırlar diyen yok…
Çok yağmur yağdı evleri su basacak derdi yok..
Deprem korkusu yok…
İşsiz kalırsam ne yer ne içerim derdi yok..
Ne yesen ne içsen ne giysen “ Elalem ne der” stresi yok…
Yok oğlu yok…
Bu kadar yokluk içinde bir ülkeye gelip de ne yapacaksınız kardeşim…
Yokluk bereketli bir ülke işte; ama ben Allah bu ülkeyi daha çok yok etsin, diyorum.
Abi bu dua mı beddua mı sorusuna, arif ol arif; madem arif değilsin biraz mizah anlayışını geliştir dedim ve Hollandal’da bizim gibi sulu, vıcık vıcık mizah anlayışı da da yok, dedim…
Bu arada ne çok acı severler ne de çok tatlı…
Bir suskunluk…
Birinin kızı oldu galiba dedim…
Eskiler öyle derlerdi.
Bir an sessizlik olunca, bu da kız çocuk doğunca sevinilmediği erkek olunca imkanı olanların Cemil İpekçi’nin, Fatih Ürek’in babaları gibi “ Oğlum oldu” diye sevinçten 40 kurban kestirmelerini özetleyen bir deyim…
Allah bilir ama şimdi gel de kesilen kurbanlara mı acıyacaksın, yoksa babalarının kursaklarında kalan erkek evladı olmasının sonu hüsran olan sevincine mi?
Konumuza dönecek olursak bana soru soranlar verdiğim ara bilgi ve tespitlerle beyin contalarını yakmadan son sorularını sordular:
Avrupa’dan gelip, ‘Ülkemiz Cennet Cennet kıymetini bilin’ diyen gurbetçiler hakkında ne düşünüyorsun abi?
Zurnanın zırt deliğini açıyorlar bu soru ile
Evet ülkemiz Cennet olmasına Cennet ama Hollanda, Almanya, Belçika da Cehennem değil, pardon yani…
Yaşadıkları ülkeyi kötüleyen insanlara baştan bir çift sözüm var: Seni oralarda zorla tutan mı var kardeşim…
Onlar ki genelde dar gelirli veya çalışmayıp sosyal ödenek alarak yaşayan insanlardır.
Yarım asırdır yaşadıkları ülkenin dilini, kültürünü bilmez, yaşadığı şehrin, hatta mahallenin dışına çıkmamış, aldıkları oksijende bile çalışanların alın teri olduğu insanlardır.
O yüzden Türkiye’ye geldiklerinde kuruş kuruş biriktirip ceplerindeki 3-5 Euro ile kendini an olur sınıf atlamış, an olur Avrupa’da ezilmiş insanlar olarak gösterirler. Ki, onlar Türkiye’de Avrupalı Türklere önyargılı davranılmasının çıban başıdırlar…
En bilinen ve dillerinden düşürmedikleri, “ Türkiye’de Almancı Avrupa’da yabancı” cümlesi ile ajitasyon yaparlar.
Oysa burası Ana, oralar Baba vatanımız, insanın doğduğu yer mi, doyduğu yer mi diyebilseler, doydukları, doğdukları ülkelere daha fazla katma değerleri olacak, ama nafile…
Yokluğun bu kadar bol olduğu bir ülkede bazı insanların adalet terazisinin, insafının ve insanlığının yok olması gayet normal.
AVrupa hayali kuran sorucular, “Abi valla ne demek istediğini tam olarak anlayamadık”, deyince hemen, “ Demek ki yoklar ülkesi benim anlatım kabiliyetimi yok etmiş ki, ben anlatınca sizin de anlayış kapasiteniz yok oldu sanırım, dedim…
Bir de sesli sesli canlı canlı dinlemek izlemek için
Yavuz Nufel- NHaber.nl


Her zamanki gibi önemli bir konuya parmak basmışsınız . Kutlarım değerli Yavuz Nufel.
Niye baktın deyip levye kapmadan , kavgasız gürültüsüz yaşanır mı? Bizimkiler aksiyon , kaos severler. Hollanda sessiz sedasız . Hollanda çekilmez onlara göre. Sistem sıkıcı, sessizlik sıkıcı, kurallar sıkıcı. Hollanda yaşanacak yer değil kısaca
Her zamanki gibi önemli bir konuya parmak basmışsınız . Kutlarım değerli Yavuz Nufel.
Niye baktın deyip levye kapmadan , kavgasız gürültüsüz yaşanır mı? Bizimkiler aksiyon , kaos severler. Hollanda sessiz sedasız . Hollanda çekilmez onlara göre. Sistem sıkıcı, sessizlik sıkıcı, kurallar sıkıcı. Hollanda yaşanacak yer değil kısaca