Yavuz Nufel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Türk komedi film sahneleri Hollanda’da gerçek oluyor

Türk komedi film sahneleri Hollanda’da gerçek oluyor

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

1-Camiler Kiliseye mi dönüyor! 2-Şener Şen sahnesi Hollanda’da gerçek oldu.

Yazacağım ilk konu ile ilgili daha önce birkaç haber görmüştüm.

Haber, “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tüm uyarılarına rağmen; sandalye, tabure ve bankların üzerinde namaz kılanların önüne geçilemedi.” cümlesi ile başlıyordu.

İmam ve müezzinlerin de şikayetçi olduğu bu durum hakkında Diyanet-Sen Başkanı Mehmet Bayraktutar,

Destek Banner''

Türkiye Gazetesi’nden Damla Peker’e konuşmuş;  “Bu durum artık bir alışkanlık haline geldi. İmam arkadaşlar bu sandalyeleri ve tabureleri kaldıramıyor. Çünkü insanlar baskı yapıyorlar. Saatlerce sokakta, alışveriş merkezlerinde gezerken ayakları ağrımayanlar, camiye gelince ‘belimiz, dizimiz ağrıyor’ diyor. Bu uygun değil. Artık burada bir suiistimal var. Bunun engellenmesi lazım.” ifadelerini kullanmış.

Haklı mı, bence haklı…
Avrupa’da da durum faksız. Hollanda’da yolum o camiye düştüğünde  cuma namazlarında arka sıralardaki tabure sayısının arttığını görüyorum. Daha önce camilerdeki tabure, sandalye konusu  mevzu bahis olmuş, Karadenizli bir vatandaşımız da bana, “Yazmasam olmaz deyip duruyorsun bir gün de bunları yaz, dedi. Yaşı 80’i geçmiş vatandaşımız, bu yaşına rağmen taburede  sandalyede değil, namazını normal şekilde kılıyordu.

Geçtiğimiz günlerde gördüm,  baktım o da sandalyede kılıyor. Sandalyede namaz kılmaya bu kadar karşı, her defasında “ Camiler Kilisye dönecek” diye dertlenen bu hemşehrim demek ki rahatsız diye düşümdüm. Cuma çıkışı, “ Allah kabul etsin” temennisinin ardından, “ Geçmiş olsun ağabey, seni sandalyede gördüm” dedim.

Yo çok şükür iyiyim, camide özellikle sandalyede kılıyorum ama evde dimdik ayakta kılarım” dedi.

Karadenizli,  komik ve bilgili ağabeye, “ Peki sebep” dedim, anında cevabı yapıştırdı. G… korkusundan, dedi ve bastı kahkahayı devam etti:  “Alacaklısı var, borçlusu var, sapığı var politikacısı var var da var… Namazda arkama durup bir şey yapsalar, koşsam yetişemem, o yüzden ben de sandalyede kılmaya karar verdim” dedi.

Peki daha önce yok mudu bu dediklerin, yeni mi aklına geldi, deyince…

Bak bi de gazeteciyim diye geziyorsun, en çok da politikacılardan korkuyorum, şimdi benim kendilerine oy vermediğimi bir yerden duyarlar gelirler, arkamdan bir şey yaparlar.” Dedi…

Bir iki de isim saydı…

Tamam anladım bırak kalsın, dedim, demesine ama  bir süredir cumaya gidince hem de namazda aklım fikrim Karadenizli ağbeyin söylediklerinde, ben de mi bi tabure getirsem amaca diyorum, hatta okuyacağım duları bile şaşırıyorum. Bu bana yapılır mı?

Tellallık mı?

Gazetecilik aynı zamanda tellallık mı acaba? Bugüne kadar gazteciye tellal dendiğini ilk kez duydum.

Meraklılarına hemen not düşelim, tellal ne demek?

Tellal, Türkçede genellikle “satışa sunan”, “ilan eden” ya da “duyuran” anlamında kullanılan bir terimdir, diyor Türk Dil Kurumu…

Bir hakaret içermiyor, yazmamda ki neden bazı kelimer kullanılmadığı için unutulduğu, öldüğü gerçeği ile en azından kimsenden 40 yıl köle olmasını beklemeden bir harf değil bir kelime öğretebilmiş olmak için ara not olarak düştüm…

Türkiye’den geldikten sonra şöyle Hollanda’da olan bitene göz atayım dedim. 29 Ekim 2025 Hollanda Genel seçimlerinin resmi sonuçları açıklanmış,  tek tek hangi aday ne kadar oy almış bakarken bir parti ve isim dikkatimi çekti.

Bu 2 oy kimin?

Daha önce DENK Partisi’nden 25. sırada aday olan Funda İleri 2023 seçimlerinin hemen ardından partiden ayrılmıştı. 25.sırada olmasına rağmen gece-gündüz çalışmış 3 bine yakın tercihli oy almıştı.

2025 seçimlerine sayılı haftalar kala kurulan Partij voor de Rechtsstaat (Hukuk Devleti Partisi)  4. sıradan seçimlere girdi.

Bir görüşmemizde aslında yerel seçimlere hazırlandıklarını, genel seçimlere sayılı günler kala kurulan, zaman darlığı nedeniyle tanıtımı yapılmamış bir partinin şansı olmadığını açık yüreklilikle söylemişti. Hollanda’da toplam 20 seçim bölgesi var.  Funda İleri’nin çiçeği burnunda  partisi Friesland ve Amsterdam olmak üzere iki bölgede seçime katıldı.

Seçim sonuçlarına göre Partij voor de Rechtsstaat’ın aldığı toplam oy sayısı  160 civarında ( tekil 160, bin falan değil )

  1. sırada milletvekili adayı olan Funda’ İleri’ye ise sadece 6 ( altı ) oy almış!

Görünce aklıma Şener Şen repliği geldi, o unutulmaz  sahne canlandı beynimde. Tam o anda Funda hanım bir başka konu hakkında yazmasın mı watsapa

Ben anlattım, o anlattı, sonra bu konuda yazacağımı söyledim. Reklamın iyisi kötüsü olmaz, siz bilirsiniz, dedi.

Bugüne kadar, yazdıklarım konusunda hiç kimseden izin almadım, sormadım, sormuş olsam bile ne düşünüyorsam yazdım. Kim ne der, ne düşünür, düşünmeden çekinmeden, korkmadan yazdım… Altını çizerek söylüyorum, kimse bana zorla, ısmarlama, kayırma, saldırma, övme eleştirme yazısı yazdırmamıştır, yazdırmaz da…

Neyse…

Funda İleri’nin aldığı oy sayısı 6 demiştim ya, Funda hanımın çekirdek ailesi  ailesi 4 kişi… Anne, Baba, Kardeş ve Kendisi. Geriye kalıyor  2 seçmen oyu…

Şimdi şuna kesinlikle inanıyorum ki, bir çok insan Funda hanımı görünce o 2 oydan birini kedisinin verdiğini söylüyordur. Eğer yanılıyorsam ben de  Amsterdam Dam Meyda’nında eşek olur anırırım.

Lütfen bu iki oy kiminse çıksın söylesin, valla millet biribirini kırar, Şener Şen gibi çıldırır Funda hanım, Ulan siz bana oy verdiyseniz ben, ailem kime oy verdi der mi, derse de haklı…

Funda hanım DENK Partisi’nden ayrılıp bu partiyi kurarken söyledi. Bizim asıl hedefimiz yerel seçimler, dedi.

Zaten daha önce aldığı 3 bine yakın oyu da yaşadığı şehir  Den Haag ve çevresinden almıştı ve Mart 2026 seçimlerinde de alacağına inanıyorum.

Ne olursa olsun, Funda İleri’yi tebrik ediyorum. Arkasında, önünde kimse olmadan, tek başına kimseye minnet etmeden inandığı yolda tek başına dimdik yürüyor.

Ne demişler, asıl vazgeçtiğinde yenilirsin kaybedersin. Vazgeçmeyişi bile bir kazanç, bir başarıdır. Bakın liderlere yola hep yalnız çıkmışlar ve başrmışlardır. Başarınca o 6 oy 6 bin olur, 60 bin olur, 600 bin olur.

Yazacağım yazıyı yolladım, bu daha taslak dedim, güldü, “ Sen bilirsin reklamın iyisi kötüsü olmaz, bizim insanımız mağduru sever”  diye yazdığı yazıda örnekler de verdi.

Yazımı nasıl formüle etsem nasıl komik, düşündüren, güldüren ama Funda hanımı rencide etmeden yazsam diye düşünürken akşam saatlerinde telefonlarım çalmaya başladı. Öyle ki, “ Funda hanım hakkında yazı yazacakmışsın, boş ver” diyen diyene akıl veren verene… Kimden nasıl duydular, yoksa Funda hanım kendisine yolladığım taslak yazıyı kendine oy vermeyen seçmenlerine danışmanlarına mı yolladı bilmyorum, ama  eğer bana telefon edip yazma lütfen diyenler Funda hanıma oy verselerdi en az partisi kadar oy alırdı, inanın…

Soyal Medya hesabımdan Şener Şen’in o sahnesini  Hollanda Genel Seçimlerinde bu sahne gerçek oldu yazarak paylaştım… İsim,  adres, parti adı vermeden. Fakat dün akşam saatlerinde Funda hanım paylaşımdan önce, “ Siz bosverin yazmayin en iyisi” diye mesaj atmış… Paylaşımı da o yüzden,  o mesajdan sonra yapmıştım.

Bu sabah Sosyal Medya hesabımdan yaptığım paylaşım üzerine  tekrar yazmış Funda hanım “ İyice telal oldunuz bakiyorum. Bagislariniz bol olsun ;)” diyor. Tellal olmayı anladım da bağışlarınız bol olsun ne demek onu anlamadım. Paylaşımım bir saate 4 bin küsür izlenmiş, Funda hanımın dua ve dilekleri uğurlu gelmiş olacak…

Yavuz Nufel- Nhaber.nl

 

 

 

 

Türk komedi film sahneleri Hollanda’da gerçek oluyor
+ - 0
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

N'haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!