Geçtiğimiz günlerde yaşadığım bir olay beni derinden etkiledi. Bir müşterim yolda polis tarafından durdurulması sonucu bir avukata ihtiyaç duyuyor. Türk ve Müslüman bir avukattın sadece bir telefon açmak için 500 euro talep ettiğni duymak, beni derinden sarstı.
Oysa bizim kültürümüz, dayanışma ve yardımlaşmayla yoğrulmuştur. Bu olay, 60 yıl sonra geldiğimiz noktada, bir telefonun bile parayla ölçülmesinin ne kadar üzücü olduğunu gösterdi.
Bu örnekten yola çıkarak, gerek Hollanda’da gerekse yaşadığımız ülkelerde son 60 yılda neleri kaybettiğimizi düşündüğümüzde, bir yandan pek çok Türk gencinin çok güzel yerlere geldiğini, ama bazı gençlerin de kültürel ve manevi değerlerinden koptuğunu görüyoruz. Mesela bir genç, Türkçe konuşmak istemediğini, Türkçe’nin umurunda olmadığını söylüyor. Bir diğeri, ailesinin ilgisizliği yüzünden kültürel mirasından kopmuş, hatta vergi dairesini dolandırmayı normalleştiriyor.
Belli ki bu gençlerin anne babaları, onlara sadece maddi imkanlar sunmuş ama manevi ve kültürel değerleri aktarmamış. Sonuçta suç belki önceki nesillerde ama bundan sonraki nesillerin bu tür kültürel erozyonlara uğramaması için hepimiz daha dikkatli olmalıyız. Bizim kültürümüz yardımlaşma, dayanışma ve manevi değerlerle yoğrulmuştur ve bunları korumak hepimizin sorumluluğudur.
Fehmi Uzun – NHaber.nl

