Yavuz Nufel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Fıkra der güleriz lakin…

Fıkra der güleriz lakin…

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

Kıyak iş..

Temel Avrupa’ya gelmiş bir türlü iş bulamıyor bir gün bakmış bir hayvanat bahçesinde iş ilanı var hemen müracaat etmiş. Ayımız öldü, yapacağın iş yeni ayı gelene kadar ayı postuna girip  kafeste oturmak, ziyaretçiler kafesi boş görmesin demişler. Parası da iyi  mi  iyi, hemen işe başlamış, gel keyfim gel..

Günlerden bir gün görevli yandaki Aslan kafesinin kapısını açık unutmuş. Aslan o taraftan çıkacağını düşünerek bizim ayı postunda Temel’e doğru yürüyünce Temel korkudan ,” Eşhedü Enla İlahe İllallah”  diye başlamış   Kelime-i şehadet getirmeye başlayınca,  kükremesi gereken Aslan “ Ula Temel buraya misun?”

Destek Banner''

  Yahudi asıllı bir Rus, uzun uğraşılar sonucu İsrail’e göçme iznini alır..

    Çıkışta, Ruslar bagajını denetlerken, elbiselerin arasında  Lenin’in büstünü bulurlar…

     – Bu nedir?

     Yahudi:

     – “Bu nedir?” sorusu yanlıştır yoldaş!  “Bu kimdir?” demeniz gerekirdi!  Bu Lenin’dir, sosyalizmin temellerini atan, Rus halkına iyilikler getirendir.. Ben de bunu bereketli günlerin anısı diye yanıma aldım…   

      Etkilenmiştir Rus görevli:

      –  Tamam, geçebilirsiniz, der.

     Tel Aviv havaalanında gümrük memuru büstü görür ve sorar:

      – Bu nedir?

      Yahudi:

      – “Bu nedir?” sorusu yanlıştır Paşam! “Bu kimdir?” demeniz gerekirdi!  Bu Lenin’dir.! Bu deli cani yüzünden  Rusya’yı terk etmek zorunda kaldım! Yanıma aldım ki, her gün suratına tükürüp lanet okuyayım!      

      Etkilenmiştir İsrailli görevli. O da:

      – Tamam, geçebilirsiniz,  der.

     Adam evine gelir, büstü büfenin üstüne koyar,   gelişi nedeniyle de akrabalarına davet verir.  Yeğenlerden biri sorar:

      – Bu kimdir?

      Yahudi:

       – “Bu kimdir?” sorusu yanlıştır kuzum! “Bu nedir?” demen gerekirdi!

      Bu, on kilogram, yirmi dört ayar altın; vergisiz, gümrüksüz, üstelik KDV’siz servettir…

      —

Hakaret…

Bir gün Atina pazar yerinde birileri Sokrates’e,  “Sen bir alçaksın, cahilsin ve içkicisin!” diye hakarer eder.  Sokrates , başını sallayarak  cevap vermeden gülümseyerek yoluna devam eder.  Olaya şahit olan bir aristokrat dayamaz ve Sokrates’e,  

-“Böyle hakaretlere nasıl tahammül ediyorsunuz? Kendinizi kötü hissetmiyor musunuz ?” diye sorunca  Sokrates yine gülümseyerek,  ′′ Benimle gel “der.  

Eski,  bir tozlu bir depoya girerler,  Sokrates bir meşale yakar  ve işe yaramaz, lime lime   delinmiş bir  pelerin bulup aristokrata giymesi için uzatır.

Arsitokra neyin ne olduğunu anladam ” İyi misin sen  Sokrates?  Bu paçavranın  giyilecek yeri kalmamış, “ diyerek pelerini fırlatır atar.

  Sokrates , ” Gördün mü, bana hakaret eden adamın söylediği saçma ve edepsiz sözleri de ben üzerime alamazdım” der.

Kıvırma Sanatı

Amerika’da bir süpermarkette, müşteri yarım kivi satın almak ister,tezgâhtar bunun mümkün olmadığını söyleyince iri yarı insan azmanı  müşteri ile tezgahtar arasında olurdu- olmazdı ağız dalaşı başlar.  

Tezgahtar durumun daha da vahim hale gelmemesi için  müdüre telefon açar ve kasaya gelmesini rica eder. Müdür olay yerine gelince,   “Efendim, hayvanın biri yarım kivi almak istiyor” der fakat tartıştığı iri yarı müşteri o anda tezgahtarın arkasında belirince,

” Efendim bu beyefendi de diğer yarısını almak istiyor,” der..

Müdür durumu anlar,  adama yarım kiviyi verip gönderirler.

Müdür bir saat sonra tezgahtarı  odasına çağırıp durumu değerlendirirken, tezgahtara,  “Senii tebrik ederim, çok zeki davrandın, iyi idare ettin. Nerelisin sen?

– “Brezilyalıyım efendim…”

– “Amerika’ya niye geldin?”

– “Brezilya cazip bir yer değil efendim, orada insanlar ya fahişe, ya da futbolcu…” der.

Müdür;  “Biliyor musun, benim karım da Brezilyalı… ” deyince tezgahtar kıvırma sanatında zirve yapar:  “Yaaaaaaaa öyle mi, Yenge hangi takımda futbol oynuyor ?”

Bir kaç tane de şu dilimize pelesenk olan asırlardır söylenen deyimler bu gün söylenmiş olsaydı.

-Deveye neden boynun eğri demişler, Deve, s.ç…m senin gözüne i…ne… dermiş.

-Nasrettin Hoca’ya, Hocam bir şey sorabilir miyim demişer, duvarında ki tabelayı göstermiş:  “ Danışmak, soru sormak ücrete tabidir” …

-Bütün yaz boyu çalışmayan, şarkı söyleyen  cırcır böceği şarkıcı olmuş, kış gelince aklına yazın durmadan çalışan karınca gelmiş… Sırtında kürkünü giymiş, altında son model araba gidip  karıncanın kapısını çalmış, “ Ulan karınca, senin ataların benim atalarımla dalga geçmişsiniz, şimdi de biraz oyna demişsiniz. Devir değişti karınca ne o it gibi titriyorsun, yoksa gaz faturanı ödeyemedin mi”  demiş…

Fıkra der güleriz lakin…
+ - 0
Bizi PayPal Üzerinden Bağış Yaparak Destekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

N'haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!