40 yıldır; hemen her 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda bir şeyler yazarım. Çocukluğumdan beri içimde kalan uhdedir: Bir yanda bayram eden çocuklar, bir yanda ayakkabı boyayan ( ben ), simit, çiklet satan, pazarlarda varlıklı ailelerin alışverişlerini küfeleri ile taşıyan çocuklar. ( O zamanlar pazar arabası yoktu, çocuklara taşıtırlardı)…
Bir ara ünlü ayakkabı cilası markası olan “Nuri Leflef Bayramı” demişliğim de vardır. Her anne kutsaldır tamam ama bayram kutlamayan çalışan kendi çocuğunun yaşıtları çocukları kendi çocuklarına gösterip, “ Bak okumazsan sen de onlar gibi olursun” diyen annelerden nefret ettim hep…
İçimde kalan uhde demiştim ya, o annelerden nefretim büyüdükçe Atatürk sevgisi de içimde büyüdü. Çünkü onların çocuklarından çok okuyordum. Ayakkabı boyatanların verdikleri okunmuş gazeteleri okuyordum, sonra cami altında okuma yazma bilmeyen ihtiyarlara gazeteleri pehlivan tefrikalarına kadar okumaya başladım, boyacılıktan cami altındaki kahvehanede garsonluk yaparken. ( Garson dediğim de aslında esnafa askı ile çay götüren askıcı)
Çok şükür bugünlere erdik ama o yıllar kutlamayadığım bayramlar hâlâ içimde uhde!
Yapay Zekaya sorduk, Atatürk ve Yavuz… Atatürk de çocukluğunda dayısının tarlasında karga bekçiliği yapmamış mıydı. Sevgili eski genel yayın yönetmenim, tarihçi, yazar, şair, arkeolog Yaşar İliksiz’den rica ettim “bu verilerle Yapay Zeka denen şeyler hakkımda ne düşünüyor, ne diyor, olayı nasıl yorumluyor” İşte sonuç ve benim 23 Nisan ve Atatürk düşüncelerimi Yapay Zeka’nın şekillendirmesi:
İşte beni duygulandıran yapay zeka yorumu: 3 farklı Yapay Zeka’nın (Gemini, Chat CPT ve Copilot) kendine has yorumu ile şekillendirdiği ortak görsel:



Yavuz Nufel – nhaber.nl
