Geçtiğimiz pazar günü Hollanda sokaklarında tarih yazıldı. Lahey’in kalbinde, Malieveld Meydanı’nda insanlık onurunu savunan yüz binlerce adım yankılandı. Resmî verilere göre 100 binin üzerinde kişi, adalet, vicdan ve barış için yürüdü. Son 22 yılın en büyük yürüyüşüydü bu. Fakat sadece kalabalık değildi dikkat çeken. Katılımcıların kimliği, aslında hepimizin vicdanına ayna tuttu.
O gün Gazze için, çocuklar için, bombalanan hastaneler, susuz kalan mülteciler için yürüyenlerin arasında sadece Ortadoğulular yoktu. Binlerce Hollandalı yaşlısı, genci, çocuklu ailesiyle oradaydı. “Artık yeter!” diye haykırdılar. Kırmızı giysileriyle, sembolik bir şekilde “kırmızı çizgi”lerini çektiler. Üstelik sadece Müslümanlar değildi orada. İsrail vatandaşı Yahudiler de Filistin halkının yanında yürüdü. Onlar da “Yeter artık!” dedi. Hükümetlerine, sessizliğe, çifte standarda, insan hayatını değersizleştiren siyasete isyan ettiler.
![]()
Ve biz ne yaptık?
Kimimizin bu yürüyüşten haberi bile olmadı. Kimi “Ben mi kurtaracağım Gazze’yi?” diyerek omuz silkti. Kimimiz 19 Mayıs coşkusuyla başka alanlarda vardı ki bu da anlaşılabilir bir durum. Ama bazıları vardı ki sosyal medyada her fırsatta Gazze acısını kendi reklamına dönüştürürken, o meydanda yoktular. Cami kürsülerinden dualar yükselirken, Malieveld’de adımlar eksikti.
Şunu açıkça söylemek gerekiyor: Gazze’ye en güçlü desteği bu kez Hollandalılar verdi. Sessiz çoğunluk, çığlık gibi bir kalabalıkla vicdanın rengini kırmızıya boyadı. Onlar, bizim yapamadığımızı yaptı. Kırmızı çizgilerini cesurca çektiler.
Bu yürüyüş, sadece bir protesto değil, bir aynaydı. Hepimize tutulan bir vicdan aynası. O aynaya bakmak, utanmak, ders çıkarmak zorundayız. Sadece öfkeyle değil, öz eleştiriyle de. Çünkü insanlık ölmemişti; sadece bazı yerlerde uyuyordu.
Umarız bu yürüyüş, Hollanda hükümetine de bir uyarı olur. Umarız o kırmızı çizgi, siyasi hesapların değil, insanlığın sesi olur. Ama en çok da bizler için bir milat olur.
Kendimize şu soruyu sorma vakti geldi:
Bir daha böyle bir yürüyüş olduğunda, biz nerede olacağız?
.











