Kırmızı Çizgiyi Kim Çekiyor?
Dün Amsterdam’ın kalbi Museumplein’de 250 binden fazla insan “kırmızı çizgiyi biz çekiyoruz” diyerek Filistin için yürüdü. Yürüyüşün saati 13.00’tü. Trafik, insan kalabalığı, bayraklar, sloganlar… Her şey bir aradaydı. Biraz gecikmeli de olsa meydana ulaştım ama kalabalığın yoğunluğundan baş tarafa geçmek mümkün olmadı. Uzun bir yürüyüş sonunda topluluğun en arkasına geçip hem fotoğraflar çekmek hem de kalabalığın büyüklüğünü görmek istedim.
Ama bir şey dikkatimi çekti. O kalabalığın içinde Filistin’in gerçek dostu olduğunu söyleyen, sosyal medyada her gün paylaşımlar yapan Müslüman topluluk nerede diye sordum kendi kendime. Hani bu ülkede bir milyon Müslüman vardı? Onların binde biri bile o meydanda yoktu.
Eve dönerken bu düşünce zihnimden çıkmadı. Galiba biz artık kendi sorunlarımızı bile dile getirecek takatte değiliz. Hakkımızı aramak şöyle dursun, dertlerimizi anlatacak hâlimiz kalmamış gibi.
Bizi bekleyen iki ciddi mesele var. İlki, Hollanda’da büyük emeklerle inşa edilen camilerimizin geleceği. Yaklaşık 150 cami, sadece ibadet için değil, aynı zamanda çocuklarımıza anadilimizi öğretmek için de birer merkez. Ancak Hollanda hükümeti, yıllardır tartıştığı “Türkiye’den din görevlisi getirilmesini istemiyoruz” kararını geçtiğimiz hafta resmen duyurdu. Biz ne yaptık? Yine sessiz kaldık.
İkinci mesele, Türkiye seçimlerinde yurt dışından oy kullanma hakkımız. Yıllardır gurbetçiler olarak demokratik bir hak olarak gördüğümüz bu uygulamanın artık yapılmayacağı açıklandı. Ses çıkaran oldu mu? Pek duymadık.
Parlamentoda üç milletvekiliyle temsil edilen DENK Partisi var, ama onların sesi de çoğu zaman meclis duvarları arasında yankı bulmadan kayboluyor. Üç oyun parlamentoda bir fark yaratmadığı söyleniyor. Belki de mesele sadece oy değil, o sesi sokakta, meydanda, toplum içinde çoğaltmakta.
Museumplein’deki yürüyüşte o insan selini görünce düşündüm: Bizim adımıza Filistin için sokağa çıkan Hollandalılar, yarın bizim haklarımız için de mi konuşacak? Yoksa biz, kendi meselelerimizde bile başkalarının vicdanına mı sığınacağız?
Kırmızı çizgiyi kim çekiyor sorusunun cevabı aslında orada gizliydi. Biz çekmiyorsak, bir başkası bizim yerimize çeker. Ama o çizginin rengi, bizim hikâyemizi anlatmaz.
Saygılarımla,
Sedat Tapan
Sedat.tapan@outlook.com

