Oy Avcılığı Uğruna İnançlara Saldırmak: Hollanda’da Diyanet Vakfı Üzerinden Müslümanlara Baskı
Hollanda’da son dönemde bazı siyasi partilerin seçim kampanyalarında dikkat çeken bir söylem var: Türkiye bağlantılı kurumlara ve özellikle Hollanda Diyanet Vakfı’na yönelik yaptırım tehditleri. Bu tehditler arasında imamların Türkiye’den getirilmesinin engellenmesi, camilerin kapatılması gibi radikal vaatler yer alıyor. Amaç açık: Aşırı sağcı PVV’nin lideri Geert Wilders’ın izinden giderek oylarını artırmak.
Wilders’ın İslam karşıtı söylemleriyle en büyük parti konumuna yükselmesi, diğer partilerin de benzer çizgiye yönelmesine neden oldu. Bugün birçok parti, oy uğruna Müslümanların dini özgürlüklerini hedef alıyor. Ne yazık ki bu söylemler karşısında sivil toplum kuruluşlarımızdan güçlü bir tepki gelmiyor. Kimse çıkıp da “Sen neyi kapatıyorsun? Anayasal hakları hiçe sayıyorsun, ayrımcılık yapıyorsun!” demiyor.
Oysa Hollanda demokratik bir hukuk devleti. Bu ülkenin bir anayasası, bağımsız mahkemeleri ve temel haklara saygı ilkesi var. Bir siyasetçi nasıl olur da milyonlarca inançlı insanın dini hayatına yönelik kısıtlamaları vaat edebilir? Bu, sadece seçim stratejisi değil, aynı zamanda toplumsal barışı tehdit eden bir ayrımcılıktır.
Hollanda Diyanet Vakfı sahipsiz değildir. Bu kurum yıllardır Hollanda yasalarına uygun şekilde faaliyet gösteriyor, şeffaflığıyla ve topluma katkısıyla tanınıyor. Bu kurumu karalamadan önce gelip yakından tanıyın. Boş söylemlerle, gerçek dışı iddialarla bu kadar köklü bir yapıyı hedef almak kimseye yakışmaz.
Siyasi partilere çağrımdır: Oy uğruna inançlara saldırmak, toplumu kutuplaştırmak yerine, birlikte yaşamanın yollarını arayın. Müslümanlar bu ülkenin bir parçasıdır ve haklarını savunmak hepimizin görevidir.
Saygılarımla,
Sedat Tapan
Sedat.tapan@outlook.com
