Hollanda’da EGE’li bir EFE yok mu?
Hollanda EGE Vakfı’nın başkanı Yozgatlıymış da!
Sadece böyle bir mesaj ve gülen bir ikon…
Araştırdım, Google yazınca çıktı. Vakfın fazla bir geçmişi yok ama başkanı hakkında yüzlerce haber (!) var…
Başkanını öğrendik de, ne zaman kuruldu, yönetim kurulu kimlerden oluşuyor bulamadım, bilen yok…
Beni gaza getirmeyin diyorum, ama gelmem için iletideki linki ve fotoğrafı görmem yetti; kara trenler gibi homurdadım, ” Yazmasam olmaz” dedim..
Şu başkanın hakkında yazı yazmak artık bana zul geliyor, velinimetimiz okuyucuları da kırmak, küstürmek olmaz!.
Çünkü “Reklamın iyisi kötüsü olmaz”, diyen rahmetli Süleyman Demirel’in dediği gibi aslında iyilik ediyorum, Her Yere Başkan’a…
Keramet benim kalemimde mi, yoksa Yozgatlı EGE başkanının bitmez tükenmek bilmeyen, fare bile doğurmayan kendi deyimi ile dağ gibi, bomba gibi “puroceler”inde mi bilmiyorum, eleştirsek de kendi reklamını yaptırmayı biliyor, bu açıdan bakınca tebrik edilmeyi hak ediyor…
Hollanda Ege Vakfı…
Yeminle adını, varlığını ilk kez duydum…
Hollanda’da yaprak oynasa Yavuz’un haberi olur diyenler, bak nasıl yanıldınız.
Yozgat nire, Ege nire, Hollanda nire, o kadar vakıf varken bu vakıf ne iş…
Hadi kuruldu, Allah göstermesin ama Ege’nin efelerine ne oldu, nesilleri mi tükendi.
Bu Yozgatlı başkan neyin nesi…
Hani deseler ki başkan Yozgatlı, ama EGE’de oturuyor, hani deseler ki başkan Yozgatlı ama eşi EGE’li..
Yok, yok, yok…
EGE koskoca coğrafi bir bölge, düşünün kaç yüz kasaba, kaç bin köy, kaç vilayet var… Yozgatlıların, Kayserililerin, Karamanlılar, Sivaslıların vakıflarından 10 kat büyük bir oluşum olmalı… Göreceksiniz bu Karadeniz, Ege ile kalmayacak, Marmaralılar, Doğu Anadolulular, Akdenizliler, İç Anadolulular, Güney Doğu Anadolulular diye devam edecektir… Karadenizliler papuç bırakmaz ama diğer bölgeler hazır olun, adınıza Hollanda’da bir Vakıf kurulması yakındır. Başkan hazır…
Hollanda’da 2 bine yakın bu tür tabela derneğine bir eklenmiş, bir eksilmiş kimin umurunda, demeyin, bu hemşehri derneği, vakfı değil Bölge Derneği bölge, hem de EGE…
Başkanın adı Hasan olsaydı, At Martini Debreli Hasan Dağlar İnlesin, öyküsünün tam yeri ve zamanı idi ama Yozgatlı…
…
Hollanda’da hangi taşı kaldırsan, bu Yozgatlı Başkan- Maşkan olarak çıkıyor altından…
Türkçe güzel dil, ne için kullanıldığını yazmadan bir kaç örnek vereyim siz anlar, yorumlarsınız: Çocuk- Mocuk, İzin Mizin, Tatil Matil, Yemek- Memek, Para-Mara; vs vs oluyor da Başkan- Maşkan neden olmasın…
Bu Yozgatlı için Yozgatlılar ne diyor bilmiyorum, ama ben bugüne kadar çok şey yazdım çizdim… En dişine dokunan yazım Çok Ünlü Kişi ( VİP ) olmuş; o yüzden bana küsmüş… Benim ise kimseye küsmek gibi bir lüksüm yok, olmadığından küs değilim. Hatta “Neden küsülüsünüz”, diye soranlar oldu, ” Onun tavşanlığındandır, benim haberim yok” diye esprili cevap verdim.
Konuk olarak aldığım bir TV programında bana; “Yavuz bey beni her konuda eleştireblirsin” diye açık çek vermişti oysa. Şimdi o da telvizyon gazetecisi olmuş, Başkanlık- Maşkanlığa ek olarak; adam da yok yok…
Procelerinden örnekler:
Cemil İpekçi’ye Hollanda’da moda okulu açmaktan Rotterdam eski belediye başkanı Abutalip’in danışmanlığına, “İş Olsun Toprağım” çatı kuruluşunun başkanlığından Türkiye’ye tarihi ve turistik gezi organizatörlüğüne, Hollanda’ya göçün 50. Ve 60. Yıllarında heykel dikimine, Vefat eden gazetecileri anma etkinliğinden kitap tanıtım etkinliğine, şirket danışmanlığından sünnet organizasyonuna, futbolcu eleştirmenliğinden töre ve kadın cinayetlerini önleme falan ne proceler yaptı ne proceler… Bence en çok ses getrecek procesi ve teklfi Hollanda gibi bir ülkede kabul görmedi ya ona üzülüyordur. Neydi o proce, ” İlk okullarda yabancı çocuklara eş cinsellik dersi verilsin. Gerekçe yabancı çocuklar eş cinselleri dışlamasın ötelemesin.. Valla bu son yazdığım procesinden Bülent Ersoy’un haberi olsaydı, Nobel ödülü gibi ödülü kapardı…
Gazetelerden iki etkinlik haberi ve fotoları
Gel gör ki, düzenlediği etkinliklere kadrolu 9-10 kişiden fazla katılan yok…
Kime yanayım, merhum 6 meslektaşımızın anma gecesine aileler, gazeteciler dahil 17 kişi gelmesine mi?

Göçün 60. Yılında Rotterdam’da yaşayan onca değişik uluslara mensup göçmen olmasına ve de iki dilde sunumların yapılmasına rağmen 32 kişinin katılmasına mı?
En son Sarıkeçililer kitabının yazarı Mustafa Armağan’a mı?
Biz fotoğrafa bakarak haber yazan gazetecilere yetişmiş nesil olarak, fotoğrafa baktım 5-6 çocuk 22 kişi saydım. Büyükelçimiz, Başkonsolosumuz, Eğitim Müşavirimiz, ve Türkiye’den bir Galatasaray yöneticisi dahil…

Biliyorum, bu etkinliği sadece özel davetlilere yaptık diyecekler. O zaman her etkinlikte 15-20 kişinin katıldığı fotoğrafları paylaşmayın… 200 kişilik salon tutup, boş koltukları göstermek neyin nesi?
Buyurun bakın, işte fotoğraflar yukarıda…
Ara bilgi ve not
Biliyorsunuz Hollanda bazı arkadaşlar Hollanda Türk Gazeteciler Birliği’ni (HTGB ) kurdu.
Aradılar, ilk sözüm tebrik ederim, ama arkasında bu Yozgatlı varsa ben yokum, dedim.
Hala aldığım duyumlar olduğunu gösteriyor. Ki, henüz üye olmadım bir süre bekleyeyim, HTGB’nin arkasında değilse de sonradan kaynak olma ihtimali yüksek.
…
Bakın bu tür etkinlikler literatüründe birinci tekil şahıstan başka zamir olmadığı için Hollanda Türk Toplumu’nda zerre kadar karşılık görmüyor. Eğer görseydi Hollanda seçimlerinde sandığa gitme oranı yüzde 18-20, değil en az yüzde 50 olurdu, ki; Türkiye seçimleri için bu oran yüzde 80.
Ayrıca Hollanda seçimleri için sandıklar en fazla 200-300 metre mesafede olmasına rağmen Türkiye seçimleri için 150-200 kilometre uzaklardan insanların nasıl akın akın geldiğini gördük.
Bırakın artık kendiniz çalıp kendiniz oynamayı, diye yazmış gerçek anlamda entelektüel olduğuna inandığım bir okurum…
Bu tür sözde etkinliklere ve haberlere yer verdiğimiz için sokağın sesi bizi de iplemiyor.
Ha, şimdi bu Yozgatlı ile ilgili yazımı okuyup bu Yozgatlının kadrolu şakşakçıları, seni davet etmedi diye yazıyorsun, kıskanıyorsun vs vs diyecekler bana ve başkanlar başkanı Yozgatlıya da “ Başkanım sen muhatap olma biz ağzının payını verdik” diyeceklerdir, eyvallah…
Başkan- Maşkan
Sırada ne var, hangi procesi var bilmiyorum, ama söz veriyorum bundan sonra onun hakkında tek kelime yazarsam kalemim kırılsın, klavyem orta yerinden çatlasın…
Ama sizin yörenin (mi) meşhur yemeği arabaşı mevsimi açılıyor, Siz Arabaşı nereye ait tartışmasına başlamadan ramazan aylarında olduğu gibi bi arabaşı manisi attırmamak bir şaire yakışmaz, yazmasam olmaz…
Bu mani yarmaz başı…
Yozgatlı yer arabaşı,
Gazeteci atar taşı
Heykel yapar hamurdan…
Not: Eğer bir başkan bulabilirsem ben de “Hollanda Gadasını Aldıklarım Vakfı ( HGAV ) Kuramyaı düşündüğüm Vakıf herjangi bir il, ilçeyi değil, Gada kelimesini kullanan herkesi sarıp sarmayalayacak, Kültürel- Mültütrel; Sanatsal-Manatsal, Yasaların yasaklamadığı her türlü etkinliği yapacaktır. Yüzde yüz Başarılı- Maşarılı olacaktır.
Yavuz Nufel- NHaber.nl

