Bir önceki yazım Uğur Mumcu anısına yazılmıştı, bu da Üstad Necip Fazıl Kısakürek ve Muhsin Yazıcıoğlu anısına olsun…
Bazı kişiler vardır ki, onlara ‘alçak’ bile diyemem. Çünkü alçaklık; bir seviyedir, onlar çukurdur, çukur… ( Necip Fazıl Kısakürek )
Geçen yazdığım bir yazıdan sonra 102 reaksiyon aldım, bunlar watsaptan, yazımın altın yazılan yorumlardan, telefonlarla arayanların toplamı … Olur ya silerler, kopya yaptım saklıyorum… Bunların 2’si cami önüne bırakılmış bebek gibi alıcısı belli değil adresi belli değil sosyal medya filozofluğu, kim üstüne alınırsa onundur, ben üstüme alınmadım.
Fıkra yazacaktım cevaben ama olmadı, geçen yazımda adını vere vere yazdığım ASBİR Başkanı Göksel Soyugüzel sosyal medya hesabından bir açıklama yapmış…
Arkadaşlar aradı, gördüm okudum, hatta güldüm… Tam kendine yakışır, yazdıklarımı tasdik eden bir üslup…
İddialarına cevap bile vermeyecektim ama daha önce çalıştığım, veda törenleri ile helalleşerek ayrıldığım ne kadar basın yayın kuruluşu var ise kovulduğumu yazmış. Kendim için değil o kurumları zan altında bırakmamak için yazıyorum.
Life24 TV: Fatih-İbrahim Karaman kardeşlere sordunuz mu, kovdular mu emekli olduğum için mi ayrıldım?
Başka Haber: Daha önce 20 küsür yıldır yayın yapan Den Haag’da Demet TV kurucusu Oktay Başaran’ın yayın organı idi. Demet TV’de 7 yıl program yaptım, televizyon kapanınca Başka Haber kuruldu, Oktay daha sonra Sağlık sektöründeki işleri dolayısı ile kapattı. Sorun bakalım kovulmuş muyum hala abi kardeş miyiz?
Son Haber: 10 yıl çalıştım. Sahibi Ömer Aşıran, Şirketi buradan Türkiye’ye taşıyınca ayrıldım. 15 Temmuzcuların, suyun öteki tarafındaki şeytanın fotoğrafını koyarak gezi olaylarında “ Şerefsizler” diye başlık attığı için Ömer’i ve beni hedef tahtasına koydular. Peki Ömer Aşıran beni kovdu mu?
Kanal Avrupa: 4 Eğilim adlı tartışma programı ile 5 artı1 müzik eğlence programı hazırlayıp sundum. Kanal Avrupa Almanya’da hala yayında ve sahibi geçen gün ATİB Başkanı olan Ali Paşa Akbaş, sorun bakalım kovuldum mu, yoksa her gördüğü yerde üstadım, diye saygıda kusur eder mi, etmez mi?
Arkadaş yazmayı unutmuş, Radyo Deniz Tv’de de yaklaşık 5 yıl şiir programı yaptım. Ben şiir okurken suyun öte yanında iki şeytan diye ta o zamanlar, tavrımı ortaya koyarken bana ateist damgası vuran kimdi? İtibarsızlaştırmak için muhafazakar kesimin bam tel tellerine dokunacak yalan, yaftalamayı yapanlar ve Hollandalılara iftarda şarap sunanları eleştirdik diye hakkımızda yazılan çizilenler neydi?
Uzun süre Haber7’de köşe yazdım. Genel Yayın Yönetmenimiz emekliye ayrılınca ben de isteğimle kendi kararımla ayrıldım. Şu andaki Genel Yayın Yönetmeni ile hala abi kardeş dostuz. Kovuldum mu?
Türkiye Gazetesi’nin Avrupa baskılarında uzun süre Hollanda Temsilciliğini ve köşe yazarlığını yaptım. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile yaptığım söyleşiler köşe yazılarını okumadınız mı? Dile hizmet dine hizmettir diye şairliğimizi överken rahmetli, yancı gibi kenardan bakan kimlerdi yiğidim aslanım…
Büyük ihtimalle okumamışındır. Çünkü Rahmetli Yazıcıoğlu, “ Bizim tarlayı haberimiz olmadan sürmüşler” derken sen ve senin gibiler o tarlayı sürenlerin ağabeylerinin yayın organların okuyor, onlar ne yazarsa onlara inanıyordun değil mi? Ki, onlar İhlas Finansı iflas ettirince biz de Türkiye Gazetesi’nden ayrılmak zorunda kaldık… O günlerden kimi tanıyorsan zahmet et ve sor. Zeki Şahin, o zamanlar Türkiye Gazetesi Avrupa Haber müdürü idi . O da ayrıldı haliyle. Sonradan başka yerlerde yayın yapmaya başladı ve HİÇ’lik yüzünden tartıştık. Sosyal medyada HİÇ mahlasını almıştı özetle kısaca tamamen budur.
Bunlar Google alıntısı değil sahibinin sesidir. Sayısız sahte hesap açıp, oralardan yazıp sonrada başkası yazmış gibi yapanları da çok iyi biliriz, kimin ne kadar sahte sosyal medya hesabı var ve ne amaçla kullandıklarını da…
Kimin yazdığı, ne idüğü belirsiz insanların yazdığı yazıları toplayıp parantez içinde Google’dan alıntı diyerek sorumluluktan ve iftiradan kaçınılmaz, kaçamayacaksın.
Gelelim vatandaşlıktan kovulmamam meselesine: Sakıncalı İstihkam olarak 1961’e 1 tertip askerliğimi yaptım. ( İzmir Narlıdere- İstanbul Hasdal ) Hani her konuştuğunda elinin çok uzun olduğunu ifade eden ASBİR başkanı, benim kim olduğumu araştıracak kadar kolunuz uzun değil mi?
Kraliyet şövalyesiymiş, aba altından sopa, bana fazla dokunma demek istiyor. Kardeş o şövalye madalyalarının zamanında nasıl aldığını biliyoruz. Şimdilerde sanıyorum 3 tayyare derneği teklif ediyor, önerilen şahsa kuvvetle muhtemel veriliyor. Fakat önceleri 2 bin imza gerekiyordu sanıyorum senin aldığın zamanlarda. Kraliyet şövalyesi almak isteyenler telefon rehberini alıp isim isim yazarlar 2 bin kişilik imzayı komisyona yollar, şövalyelik madalyası verilir yada verilmezdi, yanılıyor muyum?
Başkan bu kadar yalan yalan diye hakaret dolu açıklaman içinde tek tutarlı bir kelime yok.. Yazık. Ama sana çok teşekkür ederim, her şey demişsin de FETÖ’cü dememişsin… Diyemezsin çünkü daha birkaç yıl önce başkan yardımcın bu konuda neden ayrılıp ayrı bir dernek kurduğunu günlerce yazdı çizdi, neden ayrıldığını kimin kime hizmet ettiğini falan…
Ya kardeş hakkımda bu kadar şeyi biliyordunda ben seni davet ettiğimde hangi samimiyetimize güvenerek espri yaptın… Teşekkür eder, gelemeyeceğim diyebilirdin…
Ya Kardeş, sen bu yazıyı yazarken kime danıştın bilmiyorum da resmen tehdit ederek bitirmişsin yazını.. Evet 4 yıldır DENK Partisini eleştiriyorum, peki şimdi mi DENK partisini savunmak aklına geldi yiğidim aslanım…
Wilders’ı hiç eleştirdin mi diyorsun ya, onun esrar tekkelerinde çekilmiş fotoğraflarını yayınlayan kimdi, Sefil Wilders diye yazan kimdi… Sanal alemde özel işlerinin yoğunluğundan vakit bulamadığın için gözünden kaçmış olacak herhalde, zaman bulursan LİFE 24 TV’de ki yayınların arşivinden bile bulabilirsin…
Hollandaca bilip bilmeme konusu: Başkanım yiğidom, Hollanda Türkiye, 400. Yılı ilişkilerinde, 99 Depremi ve sorası, şu Yunus adlı çocuğumuzun eş cinsel aileye evlatlık verilmesinde, Cumhurbaşkanımız Ahmet Nejdet Sezer’in Hollanda ziyaretinde, sözlerimiz 8 sütuna manşet olurken, Enkaz altında şiirimiz Hollanda Gazetelerinde tam sayfa Hollandaca yayınlanırken nerelerdeydiniz.
Tekerlekli sandalye ve yardım konusu, Evet kimlere kaç kuruş yardım ettin, diyorsun.Bir Anadolu irfanıdır, “alan el veren eli bilmez” desem, hadi len diyeceksiniz. Çünkü göstere göstere yapılmayan iyilik iyilikten sayılmadığı günümüzde, yardım etiklerimiz, tükürseler, tusinami olur yiğidom.. Şöyle bir hesap yapsam, çoğunun Türkiye’de aldığı kat-yat, burada bindiği arabayı birkaç kez satın alır yardımlarımız…. Bu konuların konuşulması bile abesle iştigaldir. Hani derler ya, “Verdiği 10 kuruşluk fitre titre babam titre…”
Fakat, rahmetli Özal’ın dediği gibi “ Allah’ın verdiği canı Allah’tan başka alacak güç kuvvet yoktur” Lakin başıma beklenmedik bir kaza, bir ölüm gelirse, Uğur Mumcu gibi failim bulunmasa da sorumlular listesine seni de ekledim, “Başkasına benzemeyen Yiğidom…” bunu da bil istedim…
Bu arada hemen belirteyim bazı gazeteci arkadaşlara ricada bulunup facebook çukurunda yayınladığın yazıyı yayınlamalarını istiyormuşsun. Ne gereği vardı ben kopyeleyip yayınlıyorum, Okuyucu artık ne derse… Ve duyurunun son cümlesini de yazıma başlık yaptım, çok mu korkmuşum sence?
Sözün özü, ben bu zihniyete ne şu ne bu derim: Benim kırmızı çizgilerim belli. Seninki az şurdan az burdan biraz öteden beriden derken ortaya çıkan Madımakçı Zihniyet böyle bir şey olmalı!
Güncelleme: Son Soru: 11,5 yıl meclis üyeliğiniz 2016’dan önce mi, sonra mı? Hang tercihli oylarla? “Şecaat arz ederken merd-i kıbtî sirkatin söyler” küfür değil hakaret değil, internette özel işlerinden vakit bulursan biraz da bu işlere kafa yorasın diye yazdım google amcana sor ne demek?
Yavuz Nufel-Nhaber.nl
Yazma Konu olan yazı:
Kamuoyuna Duyuru
