Bundan sonra hafta sonları ağır, eleştirel, ciddi, slyasi konular yazmayacağım. Okuyanın aklında kalacak, belki kulağına küpe olacak, sözler, anılar, anekdotlar yazacağım…
Çünkü lafın zlrvesi küfür, sözün zirvesi kelamdır… Buyurın söz zlrvelerinde kısa kısa yolculuk yapalım…
Eşref Rüya dizisi hakkında
Her şey çok güzel de, her bölümde atılan mermi İstiklal Savaşı’mızda elimizde olsaydı, Yunan’ı denize dökmekle kalmaz, en az Viyana’ya kadar gelirdik…
Uyuşturucu operasyonları hakkında:
Kullandıkları iddiası ile tutuklanmayan gözaltına alınmayan sanatçı, sporcu, sunucu ünlü kalmayacak gibi… Yoksa Hasan Sabbah hortladı da bunlar da onun askerleri mi?
Köpeklik hakkında
Nef’i’lik bir durum
Köpek gibi karşılanmak ne güzel. Biri benim için “Yavuz köpek gibi karşılandı”, dese mutlu olurum. İnsan köpeği karşılamaz ama köpek insanı karşılar, çok gördüm… Hatta oğlumun ölen köpeği ne zaman gitsem beni kapıda karşılardı. Yine bir galat-ı meşhur söz konusu…
Tevriye ile kapak örneği…
17 yüzyılda Nef’i, Tahir’e öyle blr kapak yapmış ki mahkemede bile berat etmiş
Tahir efendi bana kelp demiş
iltifatı bu sözde zahirdir,
Maliki mezhebim benim zira,
İtikadımca kelp Tahirdir.
Bugünün Türkçesi ile:
Tahir Efendi bana köpek demiş,
Belli ki bana iltifat ediyor
Çünkü benim mezhebim Maliki
Bence köpek Tahirdir…
Oysa Nef’i “kelp tahirdir” derken, hem “köpek temizdir” diyor, hem de “köpek Tahir Efendi’dir” demiş oluyor…
Küçümseme hakkında
20 yıl kadar önce yalnızım, bakımsızım, uykusuzum, yorgunum… Yine de davete icabet ettim, ayak üstü uğrayayım dedim…
Davet sahibi bu ne hal ya sokak serserisine dönmüşsün, dedi; sözde espri yaparak alaycı bi tavırla… Ulan biz söz ustalarının mirası ile yaşayan neslin son örneğiyiz… Hemen aklıma Necip Fazıl üstadın cevabı geldi. Şimdi de dünürüne döndüm, dedim..
Hakim saçı sakalı uzamış Necip Fazıl’a alaycı bir tavırla “Maymuna dönmüşsün Necip” deyince , üstad yüzünü duvara çevirip: “şimdi de duvara döndüm” demiş…
Mütevazı olmamak lazım
Arkadaşı Necip Fazıl’ın da katıldığı şiir yarışmasının sonuçlarını öğrenlr öğrenmez haber vermek içln gelir ve: “Üstad yarışmanın sonuçları belli oldu” der. Necip Fazıl: ” İkinci kim oldu?” diye sorar, birincinin kendisi olduğundan emin…
Avrupa’da gazeteci, şair yazar var mı dediklerinde ikinciden başlıyorum saymaya ama kimse de birinci kim dlye sormuyor…
Demek ki soranlar üstadın arkadaşı kadar zeki ve bilgili ki birincinin kim olduğunu tahmin ediyorlardır…
Uzatmaya gerek yok
Rahmetli Defne Joy Foster ne güzel kısaltıp FETÖ kelimesini dilimize yerleştirmişti. Şimdi biz de her gün haberlerde yüzlerce kez söylenen, söylerken yorulduğumuz Fuhuş, Uyuşturucu, Bahis ve Kumar kelimelerini kısaltsak olmaz mı?
Mesela: FUBAK nasıl olur?
İyilik, şifa, şans dilenir de buna ne denir?
Poposuna dolgu yaptırmış birine sen olsan ne dersin diye sorulur mu bana, ama sordular işte! Güle güle kullan, Hayırlı olsun, geçmiş olsun, çok yakışmış, bol şans diyecek olsalar bana sormazlardı.
Kapak yapma, laf sokma, iyi niyet kötü niyet, espri hepsini içinde barındıran bir dilek olmalı… O halde olsa “iyi elletmeler” demek doğrusu bence…
Bol gülücük, bol muhabbet, sıfır dedikodu, zero yalan, maksimum sağlık, hayırlı ve hatırlı hafta sonlarınız olsun…
Yavuz Nufel- NHaber.nl

