Ünlü sanatçı Selda gençlik yıllarında elinde gitarı ile Adaletin bu mu dünya, şarkısını ne güzel söylerdi…
Adalet, egemen güçlerin, paranın ve demokrasilerde sandıkların eline geçince artık dünyayı sorgulamak şarkılarda kaldı, nostalji oldu…
Neden Adletin bu mu sandık, dedim?
Çünkü sandıkların adaletine artık bende tercihli olarak inanacağım da o yüzden
Bu yaşımda gördüm ki; dünyanın en ileri demokrasilerinin bile seçim sistemleri arızalıymış…
Tercihli oy ne demek?
Oyunu kullanan seçmenin oy verdiği partiden çok aday önemli olduğu için tercihli oy diye bir seçenek var…
Seçim öncesi listeler yapılır adaylar tesbih tanesi gibi sıralanır. Bazı partilerde bu bir seçici heyet yapar ama bazılarında partinin genel şeyi ne derse o olur.
İşte arızada burada başlar.
Şimdi size bunu bir örnekle anlatmaya çalışayım, . Her hangi bir parti adı vermeyceğim için hayali bir parti düşünelim adı: TUNK-DONK Partisi olsun.
Bu parti günler öncesinden seçim listesini yaptı, adayları sıraladı.
Seçimler bitti bu TUNK-DONK Partisi 4 milletvekili çıkardı. Listeye ve sisteme göre ilk dört aday seçilir…
Buraya kadar her şey tamam mı, tamam…
Fakat, Lakin, Ama…
Listede konu mankeni gibi adı arzı endam eden 11. Sıradaki yada 25. sıradaki aday lisebaşı, başaltı, ( Baş- Baş Altı, Kırpınar güreşlerinde katagori tabirleridir ) adaylarından fazla tercihli oy aldı… Ne olacak, oldu , oluyor.
Sandıkların adaletsizliği burada başlıyor. Sistem o adaya diyor ki, sen kime oy verirsen ver, önce ilk dört meclise girer…
Peki bu durumda tercihki oy veren ve o TUNK-DONK Partisinden 25. Sıradaki adayı mecliste görmek isteyen seçmene ne deniyor: Senin adayın değil bizim adayımız girer gardaş sen hele kenarda dur..
Eğer durum böyle ise ki böyle, kardeşim tercihli oya ne gerek var değil mi?
Bir yanda aldıkları tercihli oyların toplamı 25. sıradaki adayın oyu kadar etmeyen 4 vekil sen gir, öte yanda onbinlerce oy almış bir aday sen kenarda dur çekil, Bir şartla çekil misafir yaka kartı ile maclise girebilirsin ancak o da senin oylarına girenler lutfederse…
Sesim güzel olsa Selda’dan izin alıp sözlerini “ Adaletin bu mu sandık” diye uyarlayıp şarkı bile yapmak geliyor içimden..
Sen gece gündüz, koştur, çalış çabala, insanları kendine oy vermeye ikna et,hem de herkesten fazla tercihli oy al ama kenarda dur…
29 Ekim Hollanda seçimlerinin ardından adını yazmayı kendime yasakladığım bir Partide böyle bir durum söz konusuymuş, gördüğüm bazı vatandaşlar, abi bunu yazmasan olmaz dediler. Haklılar, derimiz yüzecek halleri yok ya. Zaten atı alan Üsküdar’ı pardon Lahey’i geçti.
Dert bir değil ki…
Yazımı topladım, tamam dedim bu Pazar rahat rahat dinlenirim. Bip- Bip bir watsap mesajı… Hollanda Diyanet Vakfı’ndan şikayetçi bir vatandaş..
Bir de görsel ekleyip yazmış. HDV Şube Yöneticileri Çalıştayı Alanya 2025..
Ve özel not yazmış: Bu konuyu bir araştırmak lazım, bu işi senden daha iyi yapacak bir basın yok Hollanda da… ( Eyvallah, vites atarken ara gazı veren kapasitesinden 3 kat fazla yolcu almış Kartal-Pendik minübüs şoförlerini kıskandıracak türden bir ara gazı. Bilen bilmeyene anlatsın?
Ulan yiğit derler candan, cömert derler maldan ederler, diyen babamın nasihatını dinliyorum dinlemesin de “Bu konuyu araştırmak” cümlesi yok mu işte orda kafam TUNK-DONK etti, araştırdım…
Önce bir ara bilgi:
Ve bir mesaj daha Küresel Gazteciler Konseyi Alanya buluşması. Bu yıl 5. düzenleniyor. Bende 4 kez katıldım. 41 Ülkeden 310 gazeteci…
Bunun HDV ile ne bağlantısı var diyeceksiniz, çok var hem de. Bu 41 Ülkeden gelen 310 gazeteci meslektaşlarım yol masraflarını kendi karşılıyor, otel konaklamaya sponsor oluyor…
Bu gerçeği bile bile HDV camilerde topladığı parlarla Alanya’da Çalıştay yapıyor diye yargısız infaz yapmak, gazetecilik ahlakına yakışır mı?
Bu vatandaşımız benim iyi takip eden ve okuyan biri olarak, bence sosyal medyadaki paylaşımlara fazla itibar etmese iyi olur. Kul hakkı diye bir şey var, valla gerçek inanalar için öbür dünyada Allah bile Kulun kulda hakkı olmasına, “Ben karışmam aranızda halledin helalleşin” diyecekmiş…
Satılık Cennetlik Sevap olur mu?.
Kıl hakkı dedim de o kadar çok alacağım var ki, valla eğer mümkün olursa, yanıma en az 5-6 kişiyi Cennete götürecek kadar fazla. Çünkü atılan iftiralar, yalanların, çürük arabayı satıp kandıranların, neler neler, kaşılığını öbür dünya da ne ile ödeyecekler sevapları ile tabiki. O dğnyada araba var mı, para geçerli mi, alış-veriler sevapla olacak elbette…
Sevaplarını alıp sevap şflasına uğrattıklarım yoksa benim yerime yanarken acaba ben Cennetin hangi köşesinde serinlerim acaba diye düşünmğyor değilim.
İbadetleri kabul olsun diye dua ediyorum
Mesela Hayali TUNK- DONK partisinden kurulduğu günden beri 1 cent reklam vs parası almadığım halde daha dün hem de yüzüme diyorlar ki, Bu zamana kadar verilen reklam paralarına saysaydın”. Bunlar üstelik vakit namazını kaçırmamak için otoyol kenarına arbasını çekip farz kılan insanlar… Yukarıda vatandaş araştır dedi ben araştırdım, peki sen araştırdın mı? O kıldığınız namazların, tuttuğunuz oruöların ve bilumum sevap getirecek yaptığınız yardımların kabul olması için inanın sizden daha çok dua ediyorum.Benim öbür ünyayay yatırımım da bçyle napim ben de böyle biriyim.
Bakın İlham perileri aklıma ne getirdi: Hani Cennetten arsa, yanmayan kefen falan filan öbür dünya için satılan çok seyi duyuyor görüyoruz…
Kaç sevaba Cennete girilir, kaç sevap kaç günahı siler bilmiyorum ama o kadar sevap alacağım var ki, yukarı da dedğim gibi yanımda 5-6 kişiyi götürecek kadar olması lazım.
SATILIK: İhtiyaç fazlası sahibinden satılık sevap…
Yavuz Nufel- NHaber.nl

