Bu özel günde önce “Devlet Baba“mızın babalar gününü kutluyorum.
Malum her yıl Haziran aynın 3. Pazar günü babalar günüdür. Biyolojik ve manevi evlatlarım başta olmak üzere sosyal medya hesapları üzerinden 581 kutlama mesajı aldım.
Çok, çok mutlu oldum, hepsine tek tek teşekkür ederim. Gerçi dünya görüşü olarak böyle günlere karşı olmama rağmen hediyeyi geçtik, unuttuğum insanlardan bile mesaj gelmesi acayip gururumu okşadı.
İnsanlar arası ilişkilerde, aile içi ilişkilerde, iş siyaset dünyasında güven en büyük sermayedir.
Çoğumuz Bosch deyince aklımıza evlerimizde kullandığımız dünyaca ünlü beyaz eşya markası gelir. Fakat benim aklıma Firmanın kurucusunun reklamlarında kullanda söz gelir. Robert Bosch derki; “ İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim.”
Dünyda biz Türklerden başka devletine “Baba” diyen başkabir millet, ulus, topluluk yoktur, varsa da ben duymadım. Rahmetli babam, “Devlet babamız varsa biz varız “ derdi. O yüzden babamın nezdinde ben de başta Devlet babamızın babalar gününü kutluyor, insanlık var oldukça yaşasın devlet babamız diyorum.
Devlete güven babaya güvenden önce gelir.
Bizim insanlarımızın ( vatan hainleri hariç ) devlete karşı boynu kıldan incedir. Haksızlığıa uğrasa bile “ Devletimizim vardırbir bildiği” der, susar.
Ve bizim insanımız için Devlet ile hükümet çoğu zaman aynı yapı demektir ama değil, onu da başka zaman yazarın nasip olursa.
Fakat günlük hayattta, Cumhurbaşkanı, Bakan, Başbabakan, Vali, Kaymakam, Polis, Jandarma, Büyükelçi, Başkonsolos, hepsi birer devlettir. Zaman zaman o makamlarda oturanlara karşı önyargılı olsalar da, küsselerde bu durum makama / devlete değil o makamı işgal eden şahıslara yöneliktir. Kalıcı değil geçici bir durumdur,
Yardım kampanyaları ve Valilik Onayı
Yaşadığım Hollanda’da mesleğim gereği olsa gerek, her ay hemen hemen 3-5 yardım talebi, yardım kampanyaları gelir. Eğer bu istek, bu talep Türkiye çıkışlı ise ilk aradığım şart Valilik Onaylı bir kampanya olup olmadığıdır.
Eğer Avrupa’dan vakıf, dernek, şahıs ise ince eler sık dokurum… Çünkü bırakın başka çocucuklara yardım etmeyi, kendi çocuğu için toplanan tedavi parasını alıp, sazda- barda yiyen, eşini boşayan babalar da gördük, siz de haberlerde görmüşsünüzdür.
DMD hastası Toprak
Geçtiğimiz günlerde bir kapmanyayı da başarı ilebitirdik şükür. Haberlerini yaptık, ben de kampanyayı destekledim; gerek haber olarak gerekse video çekerek duyurmaya çalıştım.
9 yaşındaki Karamanlı Toprak için kampanyayı HOKAF (Hollanda Karamanlılar Federsyonu ) başlattı. Yine HOKAF’ın 30. Kuruluş yıldönümü etkinliğine Karaman Valisi, Karmanlı iş insanları geldi. Bu Kampanya hem Valilik Onaylı idi hem de DMD hastası Toprak için ailesi tedavi parasının yüzde 63’ünü toplamıştı.
Sağolsun HOKAF Başkanı, Hollanda’da başta Karamanlılar olmak üzere Hollanda’da yaşayan hayırseverleri hareket geçirmişti. Yaptıkları ilk etkinklik kahvaltı programına ve son etkinlik Scheidam’daki konsere katıldım.
HOKAF Başkanı Zekeriya Arslan son etkinliğe katılanlara hitaben yaptığı konuşmada, “Kampanyaya başlarken 100 bin Euro hedef koymuştuk. Çok şükür hedefimize ulaştık. Hatta kampanya sonrasında da vatandaşlarımız bağış yapmaya devam ediyor. Bu da hedefimizin üzerine çıkacağımızı gösteriyor. İnsanlarımız Toprak’ı kendi evlatları gibi gördü. Etkinliklerimize katılan, katılamasa da destek veren tüm vatandaşlarımıza, iş insanlarımıza, sanatçılarımıza ve gönüllülerimize yürekten teşekkür ediyorum” dedi. ( Bkz: Manşet Gazetesi, NHaber )
Her ihtimale karşı telefon açıp sordum, Başkan yukarıdaki sözlerin aynısını telefonda da teyit etti. Yapcak başka bir şey var mı diye sorduğum HOKAF yönetim kurulu üyesi Rıza Görer ise başkanın sözlerine benzer sözlerle, tüm hayırseverlere teşekkür etti.
Böyle bir babalar gününde şu duygulu halimle kendi çocuğundan başka çocuklar için de çırpınan, kampanyalar düzenleyen, okuması için çocuklara burs veren, hayırsever, işinsanı vakıf, dernek başkanı, Vali, Kaymakam, kısaca vatandaşlarımızın devlet, devlet adamı diye bildiği kim varsa ve az çok demeden yardım eden herkese “En Baba”duygularımla teşekkür ediyorum.”
Hep olumsuz iğneleyen, eleştiren yazı yazacak değilimya, arada bir böyle hayırlı, hayır işlerini de “ Yazmasam olmaz “ ama değil mi?
Ayrıca Toprak için çekip yayınladığım videoyu izleyenler “ Abi Toprak’ın durumu ne oldu, gerekli para topandı mı” diye soran, gerekirse yine verelim bütçemize göre diyen dostlara da net kesin bilgi vermek boynumuzun borcudur.
Şimdi dualarımızı eksik etmeden Toprağımızdan “tedavisine başlandı, iyi oldu, sağlığına kavuştu” gibi haberleri bekleyelim…
Özel Not: Daha önce bazı kampanylarda aksayan, en ufak bir şüphe gördüğümde neler yaptığımı bilenler, okuyanlar bilmeyenlere anlatsın. Toprak için yapılan kampanyada zerre kadar bir şüphem yoktur, olmadı da. Eğer şühpesi olan olan varsa bilgi belge ile gelsin ben buradayım!
Yavuz Nufel- NNaber.nl

Yardımlaşmak yardımlara aracı olmak mutluluk verir yanlız ince eliyip sık dokuma diye bir tabir var geçmişte olanlarıda unutmamak lazım, sonra unutulup gidiyor, derneklerin bilhassa ve yardım severlerin kişiliğinde ortaya çıkıyor sonra eyvah diyoruz geçmişten ders almıyoruz, devlete güvenmek lazım tabiki, gölcük depremini iyi hatırlarsınız, kısa bir hatırlatma, ? Hollanda hükümetinin yapdığını, zamandan camide salonda aklıma geldi, vereceği , bağışı devlete güvensizlik dendi, Gölcük’te kocaeli’nde harcamaları kendi ellerimizle yapacağız dendi, 😡, bazı şahıslarda topladığı iş adamlarından yardımı, kendi adlarına kullandı, bazı kişilerde yemekli müzikli çekiliş eylence davetiye çekiliş paraları, çekilişe konan hediyeler bedava verilmesine rağmen? Sonunda, gecenin masrafını zor karşılandı, elde var sıfır, en iyisini sonra düşündük Hollanda hükümeti yapdı dedik, ,?bu yüzden, sütten ağzı yananlar yoğru üfleyerek yiyor, bende kimseye helede, vakıf dahi derneklere, güvenim, çok şüpheli, görüdüğüme inanan kişiyim, 😡saygılar yavuz kardeş sende bilirsin anlamışsındır ne demek istediğimi, 🇹🇷🌹👏